Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > crescent and star nedir, crescent and star ne demek (crescent and star nnd)

crescent and star nedir, crescent and star ne demek?

crescent and star

  1. Ay yıldız

crescent   US UK (nedir ne demek)

  1. Ayça, yeni ay, hilal; ay çöreği; türk gücü; İslam alemi
  2. Hilâl, yarımay
  3. Hilâl şeklinde alâmet veya şey
  4. İslâm âlemi
  5. Hilâl şeklinde
  6. Büyümekte olan, gelişen

and   US UK (nedir ne demek)

  1. Yemîn. ~ içmek: yemîn etmek.
  2. Bağlaç ve, de, ile And howl dili
  3. Ve, ile, de

star   US UK (nedir ne demek)

  1. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçısı, yıldız.
  2. Bk. yıldız
  3. (en) Star.
  4. (en) The polestar; the north star.
  5. (en) Planet supposed to influence one's destiny; a configuration of the planets, supposed to influence fortune.
  6. (en) That which resembles the figure of a star, as an ornament worn on the breast to indicate rank or honor.
  7. (en) Person of brilliant and attractive qualities, especially on public occasions, as a distinguished orator, a leading theatrical performer, etc.
  8. (en) To set or adorn with stars, or bright, radiating bodies; to bespangle; as, a robe starred with gems.
  9. (en) Classification of network technology defined by a network which consists of a central element attached to its client computers via wires leading out from the central element A LAN that consists of a number of computers each directly attached to an ATM switch is a good example of a star-topology LAN.
  10. (en) Self-Luminous gaseous body that typically generates energy by nuclear reactions in its interior Note that white dwarfs and neutron stars that no longer possess nuclear reactions, but shine by radiating stored-up heat that originally was derived from nuclear reactions, are also referred to as stars.
  11. (en) Cosmic structure that generates energy by means of nuclear fusion at its core.
  12. (en) Giant ball of hot gas that creates and emits its own radiation through nuclear fusion.
  13. (en) Most of the objects you see in the night sky are stars, and they come in many different varieties Stars usually emit light , but this is not true for all stars Some are as small as the Earth and others are bigger than the Earth's orbit around the Sun Even though you cannot see the stars during the daytime, they are still present The intense light coming from the Sun simply overwhelms the dim light coming from the star.
  14. (en) Large hot ball of gas which generates energy in its core by nuclear reactions.
  15. (en) Network topology where each node is connected to a central hub.
  16. (en) Large ball of gas which releases energy produced by nuclear reactions in its core.
  17. (en) Network topology in which nodes are connected to a central hub.
  18. (en) Large and very massive, self-luminous celestial body of gas that illuminates via the radiation derived from its internal source of energy.
  19. (en) Star is the acronym for Self-Defining Text Archive and Retrieval The syntax used by CIF and mmCIF is derived from the STAR grammar.
  20. (en) Student Technology Assistance Resource Program Basically the STAR Program is an interest free loan through the university to help undergraduate students purchase the computer they need for their academic career at CWRU.
  21. (en) Coil connection scheme for 3 phase alternators and generators in which all 3 coil phases are connected in parallel--they all share a common connection.
  22. (en) Glowing ball of hot gases; a naturally luminous body visible in the sky.
  23. (en) The name of the Dallas Public Library automated system Includes the online catalog , patron, circulation, serials, acquisitions, and other modules, and all databases offered.
  24. (en) Two couples, four ladies or four gents take R or L hands in the centre and dance around the set in 8 bars, or around in 4 bars and back in 4 bars.
  25. (en) Standard Terminal Arrival Route.
  26. (en) Common starling , star , celebrity.
  27. (en) To be bright, or attract attention, as a star; to shine like a star; to be brilliant or prominent; to play a part as a theatrical star.
  28. (en) Celestial body of hot gases that radiates energy derived from thermonuclear reactions in the interior any celestial body visible from the Earth at night an actor who plays a principal role a plane figure with 5 or more points; often used as an emblem mark with an asterisk; 'Linguists star unacceptable sentences' be the star in a performance feature as the star; 'The movie stars Dustin Hoffman as an autistic man'.
  29. (en) Ball of mostly hydrogen and helium gas that shines extremely brightly Our Sun is a star A star is so massive that its core is extremely dense and hot At the high stellar core temperatures, atoms move so fast that they sometimes stick to other atoms when they collide with them, forming more massive atoms and releasing a great amount of energy This process is known as nuclear fusion Scientists have not yet been able to use nuclear fusion as a power source here on earth, but they are trying!.
  30. (en) Large ball of gas held together by gravity that creates and emits its own radiation from a nuclear fusion process.
  31. (en) Self-Luminous object that shines through the release of energy produced by nuclear reactions at its core.
  32. (en) Large celestial body, composed of highly condensed, hot gases Energy in stars is produced by nuclear fusion it the stars core and is released in the form of electromagnetic radiation.
  33. (en) Celestial body appearing as luminous point in the night sky 2 An object with enough individual mass to naturally sustain the nuclear reaction from hydrogen to helium See also: constellation, planet, spectroscopy.
  34. (en) Network configuration in which all computers and devices are connected by direct cables to a central hub.
  35. (en) Ball of gas which radiates energy.
  36. Yıldızlamak, yıldızlarla süslemek, yıldız yapmak, başrolde oynatmak, yıldız olmak, başrolde oynamak
  37. Yıldız
  38. Yıldız şekli
  39. Yıldız işareti
  40. Tiyatro, sin
  41. (-red, -ring) yıldızlarla süslemek
  42. Yıldız koyarak işaret etmek
  43. Yıldız yapmak
  44. Başrolde oynamak
  45. Başrolde göstermek.
  46. Ünlü, meşhur, en iyi olan
  47. Yıldıza ait
  48. Yıldızla işaretli.

yıldız (nedir ne demek)

  1. Güneş ve ay dışında gökyüzünde görülen ışıklı gök cisimlerinden her biri
    Örnek: Baktık geceden fecre kadar ellerde / Yıldızlara yükselen kadehler gördük. Y. K. Beyatlı
  2. Meşhur sinema ve müzikhol sanatçısı, star
    Örnek: Bir keresinde de bir yerli opera yıldızımız gelmişti. H. Taner
  3. Bir noktadan çevreye beş veya daha fazla çıkıntısı olan çok köşeli şekil.
  4. Bu biçimde olan.
  5. Biçiminde olan.
  6. Bir toplulukta, bir meslekte, üstün başarı gösteren kimse
    Örnek: Cebirde, geometride, fizikte sınıfımızın yıldızı idim. Y. Z. Ortaç
  7. Baht, şans, talih.
  8. Kuzey yönü.
  9. Yıldız biçiminde olan.
  10. Geceleri gökte, kimileri parlakça, kimileri de donuk bir ışık noktası gibi görünen cisimlere verilen ad.
  11. Büyük bir sanat yeteneği göstermeyen, fakat bir filmde oynayışı bu filmin gelirini artırabilen gözde oyuncu.
  12. Gökyüzündeki ışıklı gök cisimlerinin her biri.
  13. Baht, talih, yazı.
  14. (en) Star, film star, screen star, movie star.
  15. (en) Astral.
  16. (en) Planetary.
  17. (en) Top liner.
  18. (en) Sidereal.
  19. (en) Star.
  20. (en) Asterisk.
  21. (al) Stern, Star, Filmstar, Diva, Filmdiva
  22. (fr) Vedette, étoile, "star", "diva", "divo"
  23. (fr) Étoile

ay yıldız (nedir ne demek)

  1. Türk bayrağındaki ayça ve beş ışınlı yıldızdan oluşmuş simge.
  2. (en) Crescent and star.

ayça (nedir ne demek)

  1. Hilal.
  2. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
  3. Ay'ın yarım daireden daha küçük görünüşü.
  4. Bir ince boru içindeki sıvı yüzeyinin kılcallık etkisi yüzünden çukurlaşması ya da tümsekleşmesi.
  5. (en) Crescent.
  6. (en) New moon.
  7. (en) Meniscus.
  8. (al) Meniskus, Flüssigkeitskuppe
  9. (fr) Croissant
  10. (fr) Ménisque

yeni (nedir ne demek)

  1. Kullanılmamış olan, eski karşıtı.
  2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
  3. En son edinilen.
  4. İşe henüz başlamış.
  5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan.
  6. Tanınmayan, bilinmeyen.
  7. Daha öncekilerden farklı olan.
  8. Biraz önce, çok zaman geçmeden
    Örnek: Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı. Ç. Altan
  9. (en) Fresh.
  10. (en) Green.
  11. (en) İncoming.
  12. (en) Clean.
  13. (en) Crisp.
  14. (en) Further.
  15. (en) Late.
  16. (en) Latter day.
  17. (en) Modern.
  18. (en) Modernistic.
  19. (en) İngoing.
  20. (en) Maiden.
  21. (en) Neoteric.
  22. (en) Newly.
  23. (en) Novel.
  24. (en) Recent.
  25. (en) Renewed.
  26. (en) Smart.
  27. (en) Young.
  28. (en) Freshly.
  29. (en) Only just.
  30. (en) Recently.
  31. (en) Novice.
  32. (en) Kaino-.
  33. (en) Neo-.
  34. (en) Newfangled.
  35. (en) Latest.
  36. (en) Just.
  37. (en) İnexperienced.
  38. (en) Neotric.
  39. (en) Novitious.
  40. (en) Original.
  41. (en) Warm.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011