correspondent bank ne demek?

  1. Muhabir banka

muhabir

  1. Basın ve yayın organlarına haber toplayan, bildiren veya yazan kimse
  2. Herhangi bir kuruluşun çalışmasıyla ilgili olarak merkezle başka bir ülke arasında bağlantıyı sağlayan görevli.
  3. Bk. bildirmen
  4. Haber veren, haberci.
  5. (en)Correspondent.
  6. (en)Intelligencer.
  7. (en)Reporter.
  8. (en)Legman.
  9. (en)Interviewer.
  10. (en)Item man.

correspondent

  1. Muhabir
  2. Tekabül eden şey
  3. Karşılıklı.
  4. Muhabir, yazışma yapan kimse

correspondence

  1. Bkz. korespondans
  2. Muhabirin ilettiği haber
  3. Benzeşme
  4. Birbiriyle uyuşma, birbirine uygunluk
  5. Tekabül, uygunluk
  6. Mektuplar, mektuplaşma, yazışma muhabere.
  7. Haberleşme

bank

  1. Çoğunlukla parklarda ve bahçelerde oturulacak sıra.
  2. Bk. sığdip
  3. (en)Park bench.
  4. (en)Bench; a high seat, or seat of distinction or judgment; a tribunal or court.
  5. (en)Mound, pile, or ridge of earth, raised above the surrounding level; hence, anything shaped like a mound or ridge of earth; as, a bank of clouds; a bank of snow.
  6. (en)Overfall.
  7. (en)Steep acclivity, as the slope of a hill, or the side of a ravine.
  8. (en)Financial institution that accepts deposits and channels the money into lending activities; 'he cashed a check at the bank'; 'that bank holds the mortgage on my home'.
  9. (en)The margin of a watercourse; the rising ground bordering a lake, river, or sea, or forming the edge of a cutting, or other hollow.
  10. (en)Sloping land ; 'they pulled the canoe up on the bank'; 'he sat on the bank of the river and watched the currents'.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

correspondentcorrespondencecorrespondence cardcorrespondence chesscorrespondence clerkcorrespondence coursecorrespondcorrespond tocorrespondant bankbankbank acceptancebank accountbank advancebank anglebank annuitiesbank auditorbank bilibank billbank bookbanban ağacıban otuban yağıbana
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın