confinement on bread and water ne demek?

  1. Katıksız hapis

katıksız

  1. Katığı olmayan, yavan.
  2. Yabancı bir şeyle karışmamış.
  3. Belli bir yerden, belli bir soydan gelen
  4. Niteliği başka hiçbir etkiyle bozulmamış olan, tam
  5. (en)Unadulterated.
  6. (en)Pure.

confinement

  1. Sınırlama, hapis
  2. Kapatılma
  3. Kapanış, hapsedilme
  4. Hasta olup evde kalma
  5. Lohusalık

confinement in a fortress

  1. Kalebentlik

on

  1. Dokuzdan sonra gelen sayının adı.
  2. Bu sayıyı gösteren 10, X rakamlarının adı.
  3. Dokuzdan bir artık.
  4. Ketonları gösteren son ek, propanon (dimetil keton): 2-bütanon (etil metil keton) gibi.
  5. (en)-one.
  6. (en)Deca-.
  7. (en)In progress; proceeding; as, a game is on.
  8. (en)In operation or operational; 'left the oven on'; 'the switch is in the on position' planned or scheduled; 'the picnic is on, rain or shine'; 'we have nothing on for Friday night' indicates continuity or persistence or concentration; 'his spirit lives on'; 'shall I read on?' in a state required for something to function or be effective; 'turn the lights on'; 'get a load on'.
  9. (en)With a forward motion; 'we drove along admiring the view'; 'the horse trotted along at a steady pace'; 'the circus traveled on to the next city'; 'move along'; 'march on'.
  10. (en)Indicates continuity or persistence or concentration; 'his spirit lives on'; 'shall I read on?'.

bread

  1. Yiyecek
  2. Ekmek
  3. Maişet, geçim
  4. (argo) para
  5. (breadbasket) ekmek sepeti

Türetilmiş Kelimeler (bis)

confinementconfinement in a fortressconfinement timeconfinement to the bedconfineconfine in a cageconfine oneself toconfine toconfinedonon a charge of murderon a daily basison a full stomachon a givenon a given dayon a knife edgeon a large scaleon a lineon a major scaleoo henryo ağır yaralıo anda söylemeko anda uydurmak
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın