|
clothe
-
Giydirmek, giysi sağlamak, sarmak, örtmek, kaplamak; bürümek, güzel bir dille anlatmak; zenginleştirmek, renklendirmek
-
(clothed veya clad) giydirmek
-
Üstünü örtmek, kaplamak.
-
Giyme işini yaptırmak
Örnek:
Derhâl hamama soktu, sırtına temiz bir elbise giydirip huzura çıkardı. H. Taner
-
Ağır sözler söylemek, hakaret etmek.
-
Attire. clothe. dress.
-
To dress to clothe sb. to abuse. to reproach. clothe. dress. gear. rig. rig out.
giysi(nedir ne demek)
-
Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, libas, urba
Örnek:
Hanımlar, tatil köylerinde son moda giysiler giyiyorlar. Ç. Altan
-
Oyuncuların rol gereği giydiklerigiysi.
-
Bir filmde, izlencede kullanılan giyeceklerin tümü.
-
Costumes, gowns
-
Clothes. clothing. dress. costume. apparel. attire. caparison. garment. guise. raiment. robe. tire. tog. toggery. vesture. wear.
-
Attire. clothes. costume. dress. garment. getup. raiment. togs. garments. gear. tags. frock. clothing.
-
Clothes. garment. garments. apparel. clothing. costume. domino. dress. habit. number. raiment. dress suit. vesture. wear. wrap.
-
Theatrical costume
-
Kostüm
-
costumes
-
Costume de théâtre
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|