Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > cinsel ilişki nedir, cinsel ilişki ne demek (cinsel ilişki nnd)

cinsel ilişki nedir, cinsel ilişki ne demek?

cinsel ilişki

  1. Cins
  2. (en) Sexual act, sexual intercourse, sex, act, intimacy, commerce, fuck [sl.], screw [sl.], shot [sl.], snatch [sl.], trick [sl.], it [sl.].
  3. (en) Carnal knowledge.

cinsel (nedir ne demek)

  1. Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.
  2. Cins
  3. (en) Sexual.
  4. (en) Carnal.
  5. (en) Fleshly.

ilişki (nedir ne demek)

  1. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas
    Örnek: Arkadaşlık ve dostluk şeklinde bile bir ilişki aramadığını kesinlikle anlatacaktı. H. E. Adıvar
  2. Bağlantı, temas.
  3. Bk. birlik
  4. Değişkenler arasında aynı ya da ters yönde karşılıklı bir ilginin bulunması. Builişki, neden-sonuçilişkisi olabildiği gibi başka bir etkenin etkisi ile birlikte değişmeilişkisi de olabilir.
  5. (en) Relation.
  6. (en) Connection.
  7. (en) Connexion.
  8. (en) İnvolvement.
  9. (en) Contact.
  10. (en) Relationship.
  11. (en) İntercourse.
  12. (en) Sexual intercourse.
  13. (en) Affair.
  14. (en) Affaire.
  15. (en) Affinity.
  16. (en) Bond.
  17. (en) Commerce.
  18. (en) Copulation.
  19. (en) Corelate.
  20. (en) Correlate.
  21. (en) Correlation.
  22. (en) Daughter.
  23. (en) Dealing.
  24. (en) Dealings.
  25. (en) Gallantry.
  26. (en) İnterrelation.
  27. (en) Bearing.
  28. (en) Association.
  29. (en) Communication.
  30. (en) Comparison.
  31. (en) Hookup.
  32. (en) Liking.

birlik (nedir ne demek)

  1. Tek, bir olma durumu, vahdaniyet.
  2. Birleşmiş, bir arada olma durumu, vahdet.
  3. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet.
  4. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.
  5. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen.
  6. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk
    Örnek: Birliğine dönerken karısını kendi anasının babasının yanına bıraktı. N. Cumalı
  7. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması.
  8. Bölünmezliği içeren yalın bütün.
  9. Bir film ya da televizyon izlencesinde, anlatılmak istenenin dağınıklığa yol açılmadan, ayrıntılara boğulmadan, ölçülü biçimde, bütünlük duygusu uyandırarak gerçekleştirilmesi durumu
  10. Bir resmi oluşturan çeşitli öğeler arasında varlığını duyuran uyuşum.
  11. Türlü spor kurumlarının kendi aralarında oluşturdukları ve bağlı bulundukları topluluk.
  12. (en) Unity.
  13. (en) Union.
  14. (en) Confederation.
  15. (en) Combination.
  16. (en) Unit.
  17. (en) Corps.
  18. (en) Block.
  19. (en) College.
  20. (en) Concord.
  21. (en) Consortium.
  22. (en) Federation.
  23. (en) Assocation.
  24. (en) Oneness.
  25. (en) Accord.
  26. (en) İdentity.
  27. (en) Equity.
  28. (en) Consolidation.
  29. (en) Gemeinschaft.
  30. (en) Association.
  31. (en) Troop.
  32. (en) Alliance.
  33. (en) Body.
  34. (en) Brotherhood.
  35. (en) Coalescence.
  36. (en) Collaboration.
  37. (en) Combine.
  38. (en) Communion.
  39. (en) Company.
  40. (en) Confederacy.
  41. (en) Conference.
  42. (en) Contingent.
  43. (en) Ensemble.
  44. (en) Establishment.
  45. (en) Fellowship.
  46. (en) Force.
  47. (en) Fraternity.
  48. (en) Gild.
  49. (en) League.
  50. (en) Party.
  51. (en) Pool.
  52. (en) Solidarity.
  53. (en) Unison.
  54. (en) Sameness.
  55. (en) Equality.
  56. (en) Similarity.
  57. (en) Corporation.
  58. (en) Sodality.
  59. (en) Squad.
  60. (al) Einheit
  61. (fr) Unité

cins (nedir ne demek)

  1. Tür, çeşit.
  2. Aralarında ortak özellikler bulunan varlıklar topluluğu
    Örnek: Bizim operetlerimiz cinsinden bir sürü halk tiyatroları var. H. Taner
  3. Soy, kök, asıl
    Örnek: Ben bir Türküm, dinim, cinsim uludur. M. E. Yurdakul
  4. Garip, tuhaf.
  5. Pek çok ortak özellikleri bulunan türler topluluğu.
  6. Diğerlerine göre üstün nitelikleri olan
    Örnek: Derler ki, cins kediler bu çirkinliği gizlemek için tenha yerlerde ölmeye giderlermiş. P. Safa
  7. Eşey. Genus.
  8. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup, türleri içine alan taksonomik bir grup. Örnek: İnsan (Homo), köpek (Canis), meşe (Quercus).
  9. Bk. eşey
  10. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim olup türleri içine alan taksonomik bir grup, genus.
  11. Nevi'. Boy, soy, kavim, kabile. Aynı çeşitten olmak.
  12. Türlerin bir araya gelmesiyle oluşan taksonomik bir grup, soy, genus.
  13. (en) Purebred.
  14. (en) Pedigree.
  15. (en) Sort.
  16. (en) Stock.
  17. (en) Grade.
  18. (en) Crank.
  19. (en) Oddity.
  20. (en) Family.
  21. (en) Category.
  22. (en) Description.
  23. (en) Pedigreed.
  24. (en) Pure-Blooded.
  25. (en) Blooded.
  26. (en) Pureblooded.
  27. (en) Well-Bred.
  28. (en) Kind.
  29. (en) Type.
  30. (en) Variety.
  31. (en) Species.
  32. (en) Genus.
  33. (en) Gender.
  34. (en) Race.
  35. (en) Breed.
  36. (en) Cast.
  37. (en) Class.
  38. (en) Diversity.
  39. (en) Persuasion.
  40. (en) Quality.
  41. (en) Stripe.
  42. (en) Thoroughbred.
  43. (en) Queer.
  44. (en) Weird.
  45. (en) Screwy.
  46. (en) Order.
  47. (en) Predicament.
  48. (en) Rate.
  49. (en) Stamp.
  50. (al) Gattung, Genus
  51. (fr) Genre
  52. (la) Genus: ırk
  53. (la) Genus

cin (nedir ne demek)

  1. Masallara ve bazı inançlara göre, göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık.
  2. Akıllı, zeki, uyanık kimse.
  3. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir tür alkollü içki, ardıç rakısı.
  4. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
  5. Gölge oyunu'nda doğadışı bir figür. Ortaçağ Avrupa tiyatrosundaki Şeytan'ın özdeşi. Göğsünde, karnında, kasıklarında ve diz-kapaklarında canavar başları vardır. Göze görünmediğine ya da istediği zaman göründüğüne inanılan düşsel bir figürdür.
  6. (Bak: Cinn)
  7. (en) Genie.
  8. (en) Ghoul.
  9. (en) Spirit.
  10. (en) Convective INhibition A measure of the amount of energy needed in order to initiate convection Values of CIN typically reflect the strength of the cap They are obtained on a sounding by computing the area enclosed between the environmental temperature profile and the path of a rising air parcel, over the layer within which the latter is cooler than the former.
  11. (en) Convective INhibition A measure of the amount of energy needed in order to initiate convection Values of CIN typically reflect the strength of the cap They are obtained on a sounding by computing the area enclosed between the environmental temperature profile and the path of a rising air parcel, over the layer within which the latter is cooler than the former See CAPE.
  12. (en) Customer Information Note.
  13. (en) Function which tells the system to input data in the standard-input stream , used with the extraction operator See also: cerr, cout.
  14. (en) Demon.
  15. (en) Sprite.
  16. (en) Clever person.
  17. (en) White satin.
  18. (en) Geneva.
  19. (en) Gnome.
  20. (en) Goblin.
  21. (en) Gremlin.
  22. (en) Hobgoblin.
  23. (en) Hollands.
  24. (en) Jinnee.
  25. (en) Puck.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011