|
cicili bicili
-
Göze çarpan süslerle bezenmiş, süslü.
-
Fussy. gaudy. meretricious.
-
Sevimli, cana yakın, hoş, güzel, hoşa giden
Örnek:
Ümit! Ah benim cici kardeşim. A. İlhan
-
Cute. pretty. sweet. dinky. popsy. popsy-wopsy.
-
Darling. nice. pretty. sweet. good.
-
Nice. pretty. sweet. pretty thing. toy. plaything. little.
-
İçine kıyılmış bağ yaprağı atılan bulgur yemeği. (Akviran *Çumra -Konya)
-
Flamboyant. conspicuous. in evidence. marked. noteworthy. observable. outstanding. prominent. salient. striking.
-
Hücre.
-
Su kaynağı.
-
Bkz. kaynak.
-
Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı.
-
Cell. cell hücre. spring. source.
-
Cell. beautiful.
-
cell
-
Zelle, Element
-
Pile, cellule
-
Başarma işi.
-
Bir işte elde edilen yararlı sonuç, muvaffakiyet
Örnek:
Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı. H. E. Adıvar
-
Bir çarpma işleminde çarpılan sayının kaç kez tekrarlanacağını gösteren sayı, çoğaltan.
-
Bk. çoğaltan
-
Striking. heady. multiplier. factor.
-
Factor. multiplier.
-
Multiplier. factor.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|