Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > ciğer yarası nedir, ciğer yarası ne demek (ciğer yarası nnd)

ciğer yarası nedir, ciğer yarası ne demek?

ciğer yarası

  1. Ciğer acısı.

ciğer (nedir ne demek)

  1. Akciğerlerle karaciğerin ortak adı.
  2. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım.
  3. Yürek, iç.
  4. (en) Giblets.
  5. (en) Liver.
  6. (en) Lungs.
  7. (en) Heart.
  8. (en) Affections.

yara (nedir ne demek)

  1. Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
    Örnek: Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım. R. H. Karay
  2. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık.
  3. Dert, üzüntü, acı.
  4. Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik ya da çürük.
  5. Yumuşak dokuları oluşturan ögelerin kesici, yaralayıcı veya bunlara benzer araç veya gereçlerle birbirinden ayrılması. Ateşli silah yarası, ısırık yarası, septik ve aseptik yara gibi değişik yara tipleri vardır.
  6. (en) Scotch.
  7. (en) Bruise.
  8. (en) Canker.
  9. (en) Hurt.
  10. (en) İnjury.
  11. (en) Lesion.
  12. (en) Sore.
  13. (en) Trauma.
  14. (en) Ulcer.
  15. (en) Wound.
  16. (en) Gash.
  17. (en) Boil.
  18. (en) Pain.
  19. (en) Open sore.
  20. (en) Laceration.
  21. (en) Rent.
  22. (en) Tear.
  23. (en) İnsult.

ciğer acısı (nedir ne demek)

  1. Evlat acısı, ciğer yarası.

acı (nedir ne demek)

  1. Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı.
  2. Tadı bu nitelikte olan
    Örnek: Acı kahvesini yudumluyordu. T. Buğra
  3. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ıstırap
    Örnek: Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi. P. Safa
  4. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem
    Örnek: İnsan, ölümün acısını en çok günün iki uzak saatinde hissetmektedir. Y. Z. Ortaç
  5. Koyu (renk)
    Örnek: Sıcak iklimlerde bu mevsim, tek renktedir, sadece acı yeşildir. R. H. Karay
  6. Keskin, hoşa gitmeyen, şiddetli
    Örnek: Acı poyraz kuvvetle esiyordu. O. Kemal
  7. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, korkunç
    Örnek: Acı söz insanı dininden çıkarır. Atasözü
  8. Kinin ve diğer bazı alkoloitlerle kafein gibi değişik maddelerin, suda seyreltilmiş çözeltilerinin oluşturduğu tat veya bu tadı veren saf veya karışık maddelerin duyusal özelliği.
  9. (en) Acid.
  10. (en) Acrimonious.
  11. (en) Affliction.
  12. (en) Agitation.
  13. (en) Anguish.
  14. (en) Astringent.
  15. (en) Tribulation.
  16. (en) Hard.
  17. (en) Sour.
  18. (en) Bitter.
  19. (en) Peppery.
  20. (en) Brackish.
  21. (en) Acrid.
  22. (en) Biting.
  23. (en) Painful.
  24. (en) Sorrowful.
  25. (en) Lamentable.
  26. (en) Grievous.
  27. (en) Tragic.
  28. (en) Cutting.
  29. (en) Poignant.
  30. (en) Sardonic.
  31. (en) Scathing.
  32. (en) Shrill.
  33. (en) Splitting.
  34. (en) Harsh.
  35. (en) Severe.
  36. (en) İncisive.
  37. (en) Pungent.
  38. (en) Trenchant.
  39. (en) Vitriolic.
  40. (en) Pain.
  41. (en) Ache.
  42. (en) Hurt.
  43. (en) Sting.
  44. (en) Gnawing.
  45. (en) Distress.
  46. (en) Grief.
  47. (en) Heartache.
  48. (en) Heartbreak.
  49. (en) Pang.
  50. (en) Piercing.
  51. (en) Rank.
  52. (en) Sorrow.
  53. (en) Suffering.
  54. (en) Tart.

ortak (nedir ne demek)

  1. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar
    Örnek: Bırakın ortağıma bir telefon edeyim. H. Taner
  2. Kuma
  3. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek
    Örnek: Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür. N. Cumalı
  4. Birortaklığa katılan kişi. '
  5. Arkadaş.
  6. Kardeş.
  7. (en) Common.
  8. (en) Collective.
  9. (en) Joint.
  10. (en) Communal.
  11. (en) Concerted.
  12. (en) Corporate.
  13. (en) Unanimous.
  14. (en) Universal.
  15. (en) Hold in common.
  16. (en) Fellow wife (in a polygamous household.
  17. (en) Associated.
  18. (en) Partner, associate.
  19. (en) Agreed.
  20. (en) Conjunct.
  21. (en) Consociate.
  22. (en) Fellow.
  23. (en) İdentic.
  24. (en) Mutual.
  25. (en) Sympathetic.
  26. (en) Partner.
  27. (en) Associate.
  28. (en) Shareholder.
  29. (en) Collaborator.
  30. (en) Cooperator.
  31. (en) Copartner.
  32. (en) Dormant partner.
  33. (en) Mate.
  34. (en) Pard.
  35. (en) Party.
  36. (en) Privy.
  37. (en) Sidekick.
  38. (en) Shared.
  39. (en) Accomplice.
  40. (en) İn common.
  41. (en) Any wife in a polygamus household.
  42. (en) Companion.
  43. (en) Conjoint.
  44. (en) Fellow partner.
  45. (en) İnterested partner.
  46. (en) Joint partner.
  47. (en) Kiss- and-tell.
  48. (en) Law partner.
  49. (fr) Associé

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.010