Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > cebir kullanmak nedir, cebir kullanmak ne demek (cebir kullanmak nnd)

cebir kullanmak nedir, cebir kullanmak ne demek?

cebir kullanmak

  1. Bir işi yaptırmak için zora başvurmak.

cebir (nedir ne demek)

  1. Zor, zorlayış.
  2. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.
  3. 1 - Sayılar yerine imler konularak sayısal işlemlerin genelleştirilmesi. 2 - Sayıbilgisinin soyutlanması. 3 - Her x, y, z öğesi ve a sayısı için, üzerinde x (y+z) = xy + xz, (x+y) z = xz + yz, a(xy) = (ax) y = x (ay) eşitliklerini sağlayan bir çarpma işlemiyle donatılmış doğrusal uzay. Anlamdaş. doğrusal birleşmelicebir. 4 - bk. kümelercebiri.(…)
  4. Bk. zorlama
  5. (en) Algebra.
  6. (en) Algebraic.
  7. (en) Algebraical.
  8. (en) Compulsion.
  9. (en) Force.
  10. (en) Constraint.
  11. (en) Coercion.
  12. (en) Physical violence.
  13. (al) Algebra
  14. (fr) Algèbre

zorlama (nedir ne demek)

  1. Özellikle oynaklarda ara keseciklerinin fıtığı olarak beliren, bir organın zorlanmış olmasıyla ortaya çıkan aksaklık veya bozukluk.
  2. Zorlanarak sağlanan, cebrî
    Örnek: Melodram ile vodvilin temelde eş yapıda, zorlama türler olduğunu yazar durmadan. N. Cumalı
  3. Zorlamak işi, zecir
  4. Bir nesneye etkiyen yamrultucu kuvvet.
  5. Tanıklık yapmak, andiçmek ve bunlar gibi yargılıkça bir kimseye verilen ve o kişi tarafından yapmaktan kaçınılan ve yargılama ile ilgili olan görevlerin, yasada yazılı yöntemlerle zorla yaptırılması.
  6. (en) Coercion.
  7. (en) Arm-Twisting.
  8. (en) Coaction.
  9. (en) İnfliction.
  10. (en) Restraint.
  11. (en) Rupture.
  12. (en) Forced.
  13. (en) Coerce.
  14. (en) Forcing.
  15. (en) Compelling.
  16. (en) Compulsion, constraint.
  17. (en) Stress.
  18. (en) Compulsion.
  19. (en) Constraint.
  20. (en) Duress.
  21. (en) Enforcement.
  22. (en) Force.
  23. (en) İmpellent.
  24. (en) Pressure.
  25. (en) Push.
  26. (en) Screw.
  27. (en) Strain.
  28. (en) Urge.
  29. (en) Violence.
  30. (en) Compulsory.
  31. (al) Beanspruchung
  32. (fr) Violence, contrainte
  33. (fr) Effort, tension

kullanmak (nedir ne demek)

  1. Bir şeyden belli bir amaçla yararlanmak
    Örnek: Parmaklarının arasındaki mendili eskiyinceye kadar kullandığın hiç oldu mu? H. C. Yalçın
  2. Bir kimseyi bir hizmette bulundurmak, çalıştırmak
  3. İşletmek, değerlendirmek.
  4. Giymek, takmak.
  5. Sigara, içki vb. şeylere alışmış olmak, içmek.
  6. Kelimeyi yazmak, söylemek
  7. Harcamak, sarf etmek
  8. Amacına ulaşmak için birinden veya bir şeyden yararlanmak, onu amacına alet etmek, sömürmek., istismar etmek
  9. (en) Lay on.
  10. (en) Make use of.
  11. (en) Employ.
  12. (en) Handle.
  13. (en) Apply.
  14. (en) Drive.
  15. (en) Put account.
  16. (en) Turn to account.
  17. (en) Take advantage of.
  18. (en) Call forth.
  19. (en) Dispose.
  20. (en) Dispose of.
  21. (en) Draw on.
  22. (en) Engage.
  23. (en) Exert.
  24. (en) Exploit.
  25. (en) Harness.
  26. (en) Head.
  27. (en) Operate.
  28. (en) Pilot.
  29. (en) Ride.
  30. (en) Roll.
  31. (en) Utilize.
  32. (en) Wield.
  33. (en) Economize.
  34. (en) Enjoy.
  35. (en) Exercise.
  36. (en) Touch.
  37. (en) To use.
  38. (en) To drow on/upon sth.
  39. (en) To employ.
  40. (en) To utilize.
  41. (en) To drive.
  42. (en) To wear.
  43. (en) To take.
  44. (en) To smoke.
  45. (en) To make use of sth.
  46. (en) To take or consume regularly.
  47. (en) Draw upon.
  48. (en) Govern.
  49. (en) Make use.
  50. (en) Make with.
  51. (en) Manage.
  52. (en) Wear.
  53. (en) Work.

(nedir ne demek)

  1. Bir sonuç elde etmek, herhangi bir şey ortaya koymak için güç harcayarak yapılan etkinlik, çalışma
    Örnek: İş bittikten sonra denize karşı sigara içilir. S. F. Abasıyanık
  2. Bir değer yaratan emek.
  3. Birinden istenen hizmet veya birine verilen görev
  4. Sanayi, ticaret, tarım, maliye vb. alanlara ilişkin ekonomik etkinliklerin bütünü.
  5. Kamu yararına yapılan işler.
  6. Herhangi bir yere düzen verici, günlük yaşayışı sağlayıcı her türlü çalışma.
  7. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek
  8. İş yeri
  9. Bir mal veya hizmet üretmek için harcanan emek.
  10. Tarım, sanayi ve hizmetler gibi çeşitli iktisadi alanlarda yürütülen etkinlikler.
  11. Geçim sağlamak için herhangi bir alanda yapılan çalışma, meslek.
  12. Birinden istenen hizmet veya ona verilen görev.
  13. Bir kuvvetin etki noktasını devindirmesi. İş, kuvvetin yol boyunca birleşeni ile alınan yolun çarpımına ya da 'kuvvet yönleci ile yol yönlecinin sayıl çarpımına eşittir.
  14. (en) Working.
  15. (en) Occupational.
  16. (en) Regulation.
  17. (en) Things to do.
  18. (en) Action.
  19. (en) Berth.
  20. (en) Commission.
  21. (en) Deal.
  22. (en) Dealing.
  23. (en) Dealings.
  24. (en) Mission.
  25. (en) The chief problem.
  26. (en) Something worth doing.
  27. (en) Agency.
  28. (en) Term.
  29. (en) Avocation.
  30. (en) Boom.
  31. (en) Breeze.
  32. (en) Profession.
  33. (en) Job.
  34. (en) Business, activity.
  35. (en) Work.
  36. (en) Occupation.
  37. (en) Business.
  38. (en) Trade.
  39. (en) Concern.
  40. (en) Affair.
  41. (en) Function.
  42. (en) Piece of work.
  43. (en) Works.
  44. (en) Activity.
  45. (en) Appointment.
  46. (en) Assignment.
  47. (en) Ball game.
  48. (en) Billet.
  49. (en) Calling.
  50. (en) Cause.
  51. (en) Commerce.
  52. (en) Deed.
  53. (en) Duty.
  54. (en) Employment.
  55. (en) Field.
  56. (en) Handiwork.
  57. (en) Labour.
  58. (en) Matter.
  59. (en) Office.
  60. (en) Operation.
  61. (en) Position.
  62. (en) Post.
  63. (en) Pursuit.
  64. (en) Service.
  65. (en) Show.
  66. (en) Situation.
  67. (en) Task.
  68. (en) Transaction.
  69. (en) Undertaking.
  70. (en) Workpiece.
  71. (en) Commercial operation.
  72. (en) Commis.
  73. (al) Arbeit
  74. (fr) Travail

yaptırmak (nedir ne demek)

  1. Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek
    Örnek: Uzatmayalım, yeni yaptırdığım smokini giydim. B. Felek
  2. (en) Found.
  3. (en) To have sb make sth.
  4. (en) Get smth.
  5. (en) Done.
  6. (en) Have it made.
  7. (en) Make.
  8. (en) To have sb do sth.
  9. (en) Bring round to pass.
  10. (en) Exercise.
  11. (en) Motivate.
  12. (en) To bring to pass.
  13. (en) Procure.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.011