Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > canlandırmak nedir, canlandırmak ne demek, canlandırmakın anlamı, ingilizcesi (canlandırmak nnd)

canlandırmak nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






canlandırmak

  1. Canlanmasını sağlamak, canlanmasına yol açmak.
  2. Yaşatmak, birinin kılığına girmek.
  3. Canlılık, tazelik, dirilik getirmek
    Örnek: Güller tazelikleri, renkleri, biçimleriyle salonu canlandırmışlardı birden. C. Uçuk
  4. Yoğunluk, etkinlik kazandırmak
    Örnek: Şu ocağı canlandır, sonra yanıma gel. R. H. Karay
  5. Bir karakteri oynamak, ona kişilik vermek.
  6. (en) Bring to life. characterize. animate. play the role of. perform. personate. personalize. personify. refresh. uplift. enliven. brace. exhilarate. inspire. liven up. spirit up. spirit. quicken. accelerate. arouse. brisk. brisk up. drum up. enact. forti.
  7. (en) Animate. arouse. boost. brighten. enliven. exhilarate. fire. foster. galvanize. impersonate. invigorate. liven. portray. refresh. relieve. renew. resuscitate. revitalize. revive. rouse. spirit. stimulate. stir. stoke. wake.
  8. (en) Animate. to animate. to enliven. to resuscitate. to personify. to bring to life. arouse. bestir. brighten. brisk. crank up. exhilarate. fire. freshen. galvanize. galvanize into life. ginger. hearten. inform. jazz up. leaven. light. play. quicken. raise.
  9. (en) portray

sağlamak (nedir ne demek)

  1. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek
    Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
  2. Elde etmek, sahip olmak
    Örnek: ... o sevimli yavru hâliyle sağladığı sempatinin büyük bir kısmını yitirmişti. Y. N. Nayır
  3. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak.
  4. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.
  5. Tekeffül etmek.
  6. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w.
  7. (en) Provide. ensure. supply. find. accommodate. accommodate smb. with. maintain. make. arm. assure. carry. cater. cater for. come in. derive. extract. fend for. fix. fix up. furnish. get out of. implement. keep. lay in. lay on. obtain. procure. provide w. administer. allow. enlist. extend. gain. reap. return. secure.
  8. (en) To provide. to procure. to secure to get. to find. to gain. to obtain. to achieve. to win. to bring sth about. to ensure. to guarantee. buy. elicit. furnish. to procure labour. make. make for. purvey. rustle up. satisfy. secure. send. supply. tell. warran.
  9. (en) enlist

yol(nedir ne demek)

  1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
  2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
    Örnek: Bahçeleri bahçelere toprak yollar bağlardı. Ç. Altan
  3. Genellikle yerleşim alanlarını bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi
    Örnek: Yolda oynayan çocuklara ne olduğunu sordu. Ö. Seyfettin
  4. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer.
  5. Gidiş çabukluğu, hız.
  6. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi
  7. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik.
  8. Yolculuk.
  9. İnsanların, bir yerden başka bir yere gitmek üzere üzerinden ya da içinden geçtikleri, yerleşim yerlerinin gelişme doğrultusunu yakından etkileyen ve düzentasarlarda önemli bir öge oluşturan yerler.
  10. (en) İtinerary. road. angle. approach. avenue. channel. cutting. expedient. gateway. handle. itinerary. journey. meatus. outlet. path. road. route. tack. thoroughfare. trail. via. walk. way. weigh. wise.
  11. (en) Access. artery. course. dodge. expedient. lane. line. manner. means. method. mode. order. path. process. recipe. road. route. rule. streak. tack. way. ways. street. stripe. passage. system.
  12. (en) Bus. path. way. access. alley. course. form. frontager. line. means. measure. method. order. outlet. process. proprieties. road. rule. sort. streak. street. stripe. system. tack. thoroughfare. tracing. track. walk.
  13. (en) Way, road
  14. (fr) Chemin, voie

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük