NND Sözlük

Ana Sayfa > canlı resim nedir, canlı resim ne demek (canlı resim nnd)

canlı resim nedir, canlı resim ne demek?

canlı resim

  1. Bir hareketi parçalarına ayırıp bunların elle yapılan resimlerinin alıcıyla tek tek çevrilmesine dayanan ve gösterimde sürekli bir hareketi ortaya koyan film tekniği.

canlı (nedir ne demek)

  1. Canı olan, diri, yaşayan
    Örnek: Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
  2. Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
    Örnek: Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
  3. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
  4. Yayın.
  5. Canlı yayın.
  6. (en) Rich, saturated.
  7. (en) Live.
  8. (en) Alive.
  9. (en) Living.
  10. (en) Animate.
  11. (en) Active.
  12. (en) Lively.
  13. (en) Fresh.
  14. (en) Full of life.
  15. (en) Snappy.
  16. (en) Glowing.
  17. (en) Breezy.
  18. (en) Spirited.
  19. (en) Vivacious.
  20. (en) Humming.
  21. (en) İn the flesh.
  22. (en) Animated.
  23. (en) Beany.
  24. (en) Bright.
  25. (en) Brisk.
  26. (en) Bustling.
  27. (en) Colorful.
  28. (en) Colourful.
  29. (en) Corky.
  30. (en) Crisp.
  31. (en) Crispy.
  32. (en) Dashing.
  33. (en) Dewy.
  34. (en) Driving.
  35. (en) Exhil.
  36. (en) Bouncy.
  37. (en) Frisky.
  38. (en) Jaunty.
  39. (en) Keen.
  40. (en) Lusty.
  41. (en) Picturesque.
  42. (en) Prismatic.
  43. (en) Racy.
  44. (en) Rich.
  45. (en) Skittish.
  46. (en) Sporty.
  47. (en) Sprightly.
  48. (en) Spry.
  49. (en) Swinging.
  50. (en) Thing.
  51. (en) Vibrant.
  52. (en) Vital.
  53. (en) Vivid.
  54. (en) Walking.
  55. (en) Living creature.
  56. (en) Vigorous.
  57. (en) Strong.
  58. (en) Moving.
  59. (en) Quick.
  60. (en) Dynamic.
  61. (en) Mobile.
  62. (en) Kinetic.
  63. (en) Alert.
  64. (en) Chippy.
  65. (en) Coloured.
  66. (en) Dapper.
  67. (en) Dramatic.
  68. (en) Eager.
  69. (en) Graphic.
  70. (en) İn high spirit.

resim (nedir ne demek)

  1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
    Örnek: Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. T. Buğra
  2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
  3. Fotoğraf
  4. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
  5. Tören.
  6. Bir canlıresim için çizilenresimlerin her biri. TV
  7. Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü
  8. İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.
  9. Bk. görüntü
  10. Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri
  11. Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarınıresimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
  12. (en) Picture, frame, image, photographie image, film image, single frame,.
  13. (en) Cartoon, drawing, 3-.
  14. (en) Television picture (image).
  15. (en) Picture.
  16. (en) Pictorial.
  17. (en) Figure.
  18. (en) Drawing.
  19. (en) Painting.
  20. (en) Photo.
  21. (en) İmage.
  22. (en) İllustration.
  23. (en) Tableau.
  24. (en) Tablature.
  25. (en) Dues.
  26. (en) Effigy.
  27. (en) Likeness.
  28. (en) Pattern.
  29. (en) Valentine.
  30. (en) Photograph.
  31. (en) Design.
  32. (en) Photo fotoğraf.
  33. (en) Toll.
  34. (en) Duty.
  35. (en) Fresco.
  36. (en) Mosaic.
  37. (en) Print.
  38. (en) Art of drawing or painting pictures.
  39. (en) İmpost.
  40. (en) Ceremony.
  41. (en) Plan.
  42. (en) Chart.
  43. (en) Drafting.
  44. (en) Plotting.
  45. (en) Draught.
  46. (en) Graphic.
  47. (en) Plate.
  48. (en) Aspect.
  49. (en) Device.
  50. (en) Levy.
  51. (en) Rate.
  52. (en) Charge.
  53. (en) Excise.
  54. (al) Bild, Filmbild, Einzelbild, Vollbild, Aufnahme,
  55. (al) Zeichnung, "Cartoon", 3-
  56. (al) Fernsehbild
  57. (fr) Photogramms, vue, cadre, image,
  58. (fr) Dessin, "cartoon",
  59. (fr) İmage de télévision

görüntü (nedir ne demek)

  1. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.
  2. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. ile oluşturulan biçimi, hayal.
  3. Manzara.
  4. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal.
  5. Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta.
  6. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü.
  7. Bir nesnenin çeşitli noktalarından çıkan ışık ışınlarının, bir ışıksal dizgeden geçtikten sonra oluşturdukları biçim.
  8. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş.
  9. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna gibi araçlarla oluşturulan resmi; herhangi bir nesnenin bazı ışık olayları sonucu elde edilen resmi. Sinem
  10. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıylagörüntülüğe art arda düşürülmesi sonunda devinimin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş;görüntülük üzerindeki devinimli resimler bütünü. TV
  11. Almaçgörüntülüğünde, elektron demetinin oluşturduğu devinimli resimler bütünü.
  12. Bir nesnenin sureti veya tekrar meydana gelmesi.
  13. Işınların etkisi veya mercek vasıtasıyla meydana gelen görüntü.
  14. Film ya da şerit filmde tek bir devinimi belirten resim.
  15. (en) İmage, 2-.
  16. (en) İmage.
  17. (en) Display.
  18. (en) Look.
  19. (en) Spectre.
  20. (en) Specter.
  21. (en) Blip.
  22. (en) Video.
  23. (en) Picture.
  24. (en) Sight.
  25. (en) View.
  26. (en) Outlook.
  27. (en) Semblance.
  28. (en) Spectacle.
  29. (en) Phantom.
  30. (en) Frame.
  31. (en) Vision.
  32. (en) Spector.
  33. (en) Apparition.
  34. (en) Mirror image.
  35. (en) Presence.
  36. (en) Tableau.
  37. (al) Bild
  38. (al) Bild, Schirmbild
  39. (fr) İmage

hareket (nedir ne demek)

  1. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon.
  2. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma
    Örnek: Her hareketi kamera önünde rol yapıyormuşçasına hesaplı. R. H. Karay
  3. Davranış, tutum
    Örnek: Sakin, dürüst, kıyafeti ve hareketleriyle hiçbir ayrılık göstermeyen bir adamdır. H. E. Adıvar
  4. Yola çıkma.
  5. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılan ilerlemeler, akım.
  6. Yer sarsıntısı, deprem
  7. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
  8. Devinim.
  9. Bk. devinim:
  10. Bk. devinim
  11. Devinim
  12. Bk. devim
  13. Bir organizmanın çeşitli kısımlarının birbirine göre durumunu ya da yerini değiştirmesi.
  14. Bir yerden diğer yere gitme hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü.
  15. Yangıyla ilgili olaylarda; akyuvarların uygun koşullar altında yapılarındaki miyozin ve aktin gibi kontraksiyonu sağlayan proteinleri vasıtasıyla etkin olarak damarlardan dışarı çıkma hareketi veya bu hareketi gösterebilme gücü, lokomosyon.
  16. Atın bacaklarının hareketi.
  17. (en) Motion.
  18. (en) Starting.
  19. (en) Action.
  20. (en) Move.
  21. (en) Activity.
  22. (en) Deed.
  23. (en) Departure.
  24. (en) Front.
  25. (en) Earthquake.
  26. (en) Tremor.
  27. (en) Movement.
  28. (en) Movemnt.
  29. (en) Locomotion, action.
  30. (en) Transaction.
  31. (en) Behavior.
  32. (en) Behaviour.
  33. (en) Bearing.
  34. (en) Conduct.
  35. (en) Demeanour.
  36. (en) Deportment.
  37. (en) Gesture.
  38. (en) Locomotion.
  39. (en) Play.
  40. (en) Setout.
  41. (en) Step.
  42. (en) Stroke.
  43. (en) Life.
  44. (en) Start.
  45. (en) Stir.
  46. (en) Leaving.
  47. (en) Performance.
  48. (en) Proceeding.
  49. (en) Procedure.
  50. (en) Exploit.
  51. (en) Set-Out.
  52. (en) Take-Off.
  53. (en) Running.
  54. (en) Drive.
  55. (en) Function.
  56. (en) Traffic.
  57. (en) Dispatching.
  58. (fr) Motion
  59. (fr) Mouevment

bunlar (nedir ne demek)

  1. Bu zamirinin çokluk biçimi
    Örnek: Bunlar, diyorum, bu saydığım şeyler nedir? M. Ş. Esendal
  2. (en) Early bargain.
  3. (en) These.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.016