Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > canlı yayın nedir, canlı yayın ne demek, canlı yayının anlamı, ingilizcesi (canlı yayın nnd)

canlı yayın nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






canlı yayın

  1. Daha önceden herhangi bir gereç üzerine kaydedilmemiş olay, gösteri, toplantı ve etkinlikleri gerçekleştiği anda alıcı aracılığıyla radyo ve televizyondan aktarma.
  2. Daha önceden herhangi bir gereç üzerine saptanmamış, işlikte ya da işlik dışında gerçekleştirildiği, alıcıyla saptandığı anda yayına verilen izlenceler için kullanılan terim. Dolaylı yayının karşıtı.
  3. (en) Live relay (broadcast, programme, presentation, production, transmission, television), telecast
  4. (en) Live broadcast. live coverage. live program.
  5. (al) Liveprogramm, Liveübertragung, Livesendung, Direktübertragung, Direktsendung, Originalübertragung
  6. (fr) Émission en direct, programme en direct

canlı (nedir ne demek)

  1. Canı olan, diri, yaşayan
    Örnek: Bütün canlıların kendilerini yarı baygın, uykulu, hareketsiz bir tembelliğe bıraktıkları saatler başlamıştı. N. Cumalı
  2. Güçlü, etkili, hareketli, hayat dolu
    Örnek: Recep çok canlı bir adamdı. S. F. Abasıyanık
  3. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan.
  4. yayın.
  5. Canlı yayın.
  6. (en) Alive. live. living. animate. active. lively. fresh. full of life. snappy. glowing. breezy. spirited. vivacious. humming. in the flesh. animated. beany. bright. brisk. bustling. colorful. colourful. corky. crisp. crispy. dashing. dewy. driving. exhil.
  7. (en) Active. alive. animate. bouncy. breezy. bright. brisk. colourful. dashing. frisky. gay. jaunty. keen. live. lively. living. lusty. picturesque. prismatic. racy. rich. skittish. snappy. spirited. sporty. sprightly. spry. swinging. thing. vibrant. vital. vivacious. vivid. walking.
  8. (en) Live. alive. animated. brisk. fresh. lively. living. animate. living creature. active. vigorous. strong. moving. quick. dynamic. mobile. kinetic. alert. breezy. chippy. coloured. colourful. dapper. dashing. dramatic. eager. frisky. graphic. in high spirit.
  9. (en) Rich, saturated

yayın (nedir ne demek)

  1. Basılıp satışa çıkarılan kitap, gazete gibi okunan veya radyo, televizyon aracılığıyla halka sunulan, duyurulan, iletilen şey, neşriyat.
  2. Radyoyla yapılan sesyayını; radyoyayını
  3. Bir televizyonyayınında, izlenceyle ilgili sesinyayını; sesyayını
  4. Elektromıknatıs dalgaların özelliklerinden yararlanılarak ses ve resim imlerinin gönderilmesi; ses ve resimyayını
  5. Bir televizyon vericisinin, görüntü ve ses imlerini almaçlarda izlenmek üzere göndermesi
  6. Bu görüntü ve ses imlerinin tümü; izlence; televizyonyayını.
  7. Kemikli balıklar (Teleostei) takımının,Yayın balığıgiller (Siluridae) familyasından, 3 m kadar uzunlukta, vücudu uzun ve çıplak, Avrupa ve Anadolu'da yaşayan kemikli balıkların en büyüğü olan bir tür.
  8. Şerit arakonakçılarından, başı büyük, ağzı geniş, derisi pulsuz, eti yenir bir balık türü.
  9. (en) Radiobroadcasting (transmission, relay),
  10. (en) Sound broadcasting (transmission), sound and vision transmission, 4-
  11. (en) Publishing. air. edition. publication.
  12. (en) Broadcasting. edition. publication.
  13. (en) İssue. publication. broadcast.
  14. (en) sheatfish
  15. (en) catfish
  16. (en) Transmission, television transmission (broadcast, broadcasting), broadcast(-ing),
  17. (al) Hörfunk, Hörrundfunk, Tonrundfunk, Klangübertragußg,
  18. (al) Ton- und Bildübertragung, 4-
  19. (al) Sendung, Fernsehsendung, Übertragung, Fernsehübertragung, Ausstrahlung, Fernsehausstrahlung, Bildsendung, Bild
  20. (al) Wels
  21. (fr) Radiodiffusion (sonore),
  22. (fr) Radiodiffusion, transmission du son,
  23. (fr) glane
  24. (fr) Silure d'Europe
  25. (fr) Radiodiffusion sonore et visuelle, radio-télévision, 4-
  26. (fr) Transmission (télévisuelle), télétransmission, télé-émission, diffusion
  27. (la) Silurus glanis

yay   US UK (nedir ne demek)

  1. Ok atmaya yarayan, iki ucu arasına kiriş gerilmiş, eğri ağaç veya metal çubuk.
  2. Farklı amaçlarla çeşitli biçimlerde yapılan esnek parça.
  3. Zemberek.
  4. Hallacın pamuk veya yünü atmak için tokmak yardımıyla kullandığı araç
    Örnek: Karınları hallaç yayından kopup fırlamış gibi beyaz. R. H. Karay
  5. Bir çember üzerindeki iki nokta ile bu nokta arasındaki çember parçası.
  6. Bir eğriden alınan parça.
  7. Keman, viyolonsel vb. çalgılarda sürterek titreşim yoluyla ses çıkarmaya yarayan parça.
  8. Zodyak üzerinde Akrep ile Oğlak arasında bulunan burcun adı.
  9. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  10. Çember, elips, parabol gibi ağrilerin bir parçası.
  11. Esnek metal parça.
  12. Ok atmaya yarayan, iki ucunun arasına kiriş gerilmiş eğri ağaç ya da metal çubuk.
  13. Yaz, sıcak mevsim.
  14. (en) Arc. arch. bow. coil. coil spring. release. spring.
  15. (en) Arc. arch. bow. release. spring.
  16. (en) Arc. bow for shooting an arrow. bow with which a stringed instrument is played. bedspring. watchspring. arch. curve. bow.
  17. (en) arc
  18. (en) spring
  19. (al) Feder
  20. (al) Bogen
  21. (fr) arc
  22. (fr) ressort
  23. Bu kadar.

daha (nedir ne demek)

  1. Şimdiye kadar, henüz.
  2. Var olana, elde bulunana ek olarak, olana katarak
    Örnek: Bir kızım daha olsaydı, adını Meliha koyardım. P. Safa
  3. Kendisinden sonra üçüncü kişi iyelik eki alan bir sıfatla birlikte sözü edilen konuda en önemli durumu belirtmek için kullanılan bir söz.
  4. Bundan başka, bunun dışında
    Örnek: Daha çiçekleri de sulayacağım. H. Taner
  5. (en) Any. more. over. yet. still. any. only. plus.
  6. (en) Any. more. over. yet. still. only. plus. else. further.
  7. (en) Yet. so far. until now. still. only. more. in addition. else.

önceden (nedir ne demek)

  1. Başlarken, başlangıçta, daha önce, evvelce.
  2. ibtidâen.
  3. (en) Beforehand. before now. previously. aforetime. beforetime. ahead. in advance. already. afore. in anticipation. ere now. erstwhile. formerly. heretofore. onetime. pre-.
  4. (en) Before. beforehand. formerly. initially. previously.
  5. (en) İn advance. beforehand. at first. in the beginning.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük