Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > can yoldaşı nedir, can yoldaşı ne demek (can yoldaşı nnd)

can yoldaşı nedir, can yoldaşı ne demek?

can yoldaşı

  1. Yalnızlıktan kurtulmak için birlikte yaşanılan kimse vb
    Örnek: Bizim kadın kimsesizdir, bir can yoldaşı yok. M. Ş. Esendal
  2. (en) Life companion.
  3. (en) Soul mate.

can   US UK (nedir ne demek)

  1. İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
    Örnek: Can çıkmayınca huy çıkmaz. Atasözü
  2. Yaşama, hayat
    Örnek: Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. R. N. Güntekin
  3. Güç, dirilik
    Örnek: Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. M. Ş. Esendal
  4. Kişi, birey
    Örnek: Benimle beraber dört canız . F. R. Atay
  5. İnsanın kendi varlığı, özü
    Örnek: Ne denir, canımız ne mertebe insan olsa mayamız, maddemiz hayvan... R. N. Güntekin
  6. Gönül
    Örnek: Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade. Karacaoğlan
  7. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi.
  8. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin
    Örnek: Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. T. Buğra
  9. Ruh.
  10. Güç, dirilik.
  11. İnsanın kendi varlığı, özü.
  12. Gönü
  13. Çok içten, sevimli, şirin kimse.
  14. (en) Tin, aluminum container; (Slang) jail, prison; (Slang used in Canada and the USA) toilet, bathroom; dismissal, firing from a position (or job, etc.).
  15. Yapmak imkânı (nda) olmak: Can you do thiswork ? Bu işi yapabilir misin? I couldn't find my tie
  16. Canada, Canadian.
  17. (ed,-ning) konserve kutusu, teneke kutu
  18. Çöp tenekesi
  19. Abd, argo hapishane
  20. Argo yüznümara
  21. Argo kaba et
  22. Konserve yapmak
  23. Kutulara doldurmak
  24. Abd, argo kovmak, işine son vermek, slang sepetlemek
  25. Argo filime veya teybe almak
  26. Ebilmek, yapabilmek, edebilmek, olabilmek; konservesini yapmak, konservelemek; kasede kaydetmek, kayıt yapmak (ses ya da görüntü), uzaklaştırmak (okul), kovmak

yoldaş (nedir ne demek)

  1. Yol arkadaşı.
  2. Arkadaş, dost
    Örnek: Bizim kadın kimsesizdir, bir can yoldaşı yok. M. Ş. Esendal
  3. Ortak bir görüşü benimseyenlerden her biri.
  4. Bir çiftyıldızın kütle bakımından küçük olan bileşeni.
  5. Arkadaş, dost; yol arkadaşı.
  6. (en) Companion.
  7. (en) Comrade.
  8. (en) Consort.
  9. (en) Fellow.
  10. (en) Fellow traveller.
  11. (fr) Compagnon

kurtulmak (nedir ne demek)

  1. Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
    Örnek: Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler. A. Gündüz
  2. İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
  3. Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak
  4. Bağını koparıp kaçmak.
  5. Doğurmak.
  6. (en) Make a bonfire of.
  7. (en) Avoid.
  8. (en) Cheat.
  9. (en) Liquidate.
  10. (en) To be rescued.
  11. (en) To be saved.
  12. (en) To escape.
  13. (en) To give birth.
  14. (en) To slip out of.
  15. (en) To fall out of.
  16. (en) To get loose.
  17. (en) Get clear of.
  18. (en) Break oneself of a habit.
  19. (en) Be saved.
  20. (en) Be freed.
  21. (en) Get out of.
  22. (en) Get away.
  23. (en) Smooth away.
  24. (en) Shake off.
  25. (en) Break away.
  26. (en) Break loose.
  27. (en) Defecate.
  28. (en) Discard.
  29. (en) Disengage.
  30. (en) Dispose of.
  31. (en) Ditch.
  32. (en) Elude.
  33. (en) Evade.
  34. (en) Extricate oneself.
  35. (en) Escape.
  36. (en) Free onese.
  37. (en) To get rid of sb/sth.
  38. (en) To dispose of sb/sth.
  39. (en) To elude.
  40. (en) To dodge.
  41. (en) To get off.
  42. (en) To recover.
  43. (en) To be finished.
  44. (en) To break loose from a restraining rope.
  45. (en) To be rid of.
  46. (en) To break free from.
  47. (en) Burst.
  48. (en) Get out.
  49. (en) Set aside.
  50. (en) Survive.
  51. (en) Win loose.

birlikte (nedir ne demek)

  1. Bir arada, beraberce, hep beraber
    Örnek: Doğrandı mübarek vatanın bağrı sebepsiz / Birlikte bugün bulmalıyız derdine çare. T. Fikret
  2. Yanında, beraberinde.
  3. (en) Joint.
  4. (en) İn collaboration with.
  5. (en) İn concur with.
  6. (en) Unisonous.
  7. (en) Along.
  8. (en) İn company.
  9. (en) İn unison.
  10. (en) All in one.
  11. (en) Together.
  12. (en) As one man.
  13. (en) Jointly.
  14. (en) İn common.
  15. (en) As well as.
  16. (en) With.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.013