Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > cümle nedir, cümle ne demek (cümle nnd)

cümle nedir, cümle ne demek?

cümle

  1. Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce
    Örnek: Ben bu cümleyi üç defa okudum, hiçbir şey anlayamadım. B. R. Eyuboğlu
  2. Dizge, sistem.
  3. Bütün, hep.
  4. Herkes
    Örnek: Cümleye uzun ömürler dilerim. B. Felek
  5. Bk. küme
  6. (en) Sentence.
  7. (en) Clause.
  8. (en) Proposition.
  9. (en) System.
  10. (en) Group.
  11. (en) Phrase.

küme (nedir ne demek)

  1. Tümsek biçimindeki yığın.
  2. Birbirine benzer veya aynı cinsten olan şeylerin oluşturduğu bütün, takım, öbek, grup
    Örnek: Tarla kuşları Mustafa'nın sabanı altından yeni kurtulmuş olan kaba çığır üzerine kümeyle konarak buldukları tohumlara gaga çalmakta idiler. N. Nâzım
  3. Tomar.
  4. Bir sınıfta öğrencilerin, belli bir eğitim ve öğretim amacıyla bir süre için oluşturdukları takım veya öbek.
  5. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk, lig.
  6. Koşularda, kendiliğinden oluşan yarışçı gruplarının her biri.
  7. Aynı yapıdaki öğelerden oluşan topluluk.
  8. Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak Ayaktopu Birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
  9. (en) Heap.
  10. (en) Pile.
  11. (en) Batch.
  12. (en) Crop.
  13. (en) Lump.
  14. (en) Troop.
  15. (en) Set.
  16. (en) Cluster.
  17. (en) Mass.
  18. (en) Group.
  19. (en) Tuft.
  20. (en) Conglomerate.
  21. (en) League.
  22. (en) Aggregate.
  23. (en) Aggregation.
  24. (en) Bank.
  25. (en) Clamp.
  26. (en) Cloud.
  27. (en) Clump.
  28. (en) Conglomeration.
  29. (en) Family.
  30. (en) Stack.
  31. (en) Congeries.
  32. (en) Flock.
  33. (al) Menge, Satz
  34. (fr) Ensemble

yargı (nedir ne demek)

  1. Kavrama, karşılaştırma, değerlendirme vb. yollara başvurularak kişi, durum veya nesnelerin eleştirici bir biçimde değerlendirilmesi, hüküm.
    Örnek: Hocamız rahmetli Muhsin Bey, bunu sınıfta okurken gözleri yaşarırdı. H. Taner
  2. Yasalara göre mahkemece bir olay veya olgunun doğuşuna etken olan sebeplerin de göz önünde bulundurularak değerlendirilmesi sonucu verilen karar, kaza
    Örnek: Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. Anayasa
  3. Mahkeme.
  4. Yüklemle bildirilen karar veya düşünce: Geleceksin, gideceğiz, yapsın vb.
  5. Devletin türe düzenini korumaya ilişkin bağımsız bir yargıç kuruluşunca yaptığı görev ile türe uyuşmazlıklarının yargılıklarda çözümlenmesi eylemi.
  6. Yargıcın gördüğü bütün davaları, olaya ilişkin yasalara göre çözümlemek için söylediği en son söz.
  7. Hüküm, muhakeme.
  8. Adalet.
  9. (en) Assess.
  10. (en) Attitude.
  11. (en) Conclusion.
  12. (en) İdea.
  13. (en) Court decision.
  14. (en) Verdict of jury.
  15. (en) Adjudication.
  16. (en) Juridical.
  17. (en) Administration of justice, jurisdiction.
  18. (en) Judgement, decision, order, rule, decree, advice "Judicial Committee of the Privy Council", Speech "House of Lords", Sentence "Criminal Courts".
  19. (en) Deliverance.
  20. (en) Judgement.
  21. (en) Jurisdiction.
  22. (en) Justice.
  23. (en) Provision.
  24. (en) Ruling.
  25. (en) Sentence.
  26. (en) Verdict.
  27. (en) Estimation.
  28. (en) Judgment.
  29. (en) Opinion.
  30. (en) Judgment hüküm.
  31. (en) Decision.
  32. (en) Verdict kaza.
  33. (en) Lawsuit.
  34. (en) Decision in a court of law.
  35. (en) Award.
  36. (en) Decree.
  37. (en) Discernment.
  38. (en) Discretion.
  39. (en) Discrimination.
  40. (en) Estimate.
  41. (en) Evaluation.
  42. (fr) Fonctionnement de la justice, juridiction
  43. (fr) Sentence, jugement, arrêt
  44. (fr) Jugement

bildirmek (nedir ne demek)

  1. Herhangi bir şeyi haber vermek
    Örnek: Anası böyle söyledi, gene de gidip kocasına bildirdi. M. Ş. Esendal
  2. Herhangi bir konuda bilgi vermek
    Örnek: Gönderdiğim mektubun bir ehemmiyeti yoktur, diye bildir, dedi. F. R. Atay
  3. Anlatmak, ifade etmek
    Örnek: Sadi hem acele acele konuşarak fikirlerini bildiriyor hem de gözlerini ileriye uçan bisikletlerden hiç alamıyordu. H. Taner
  4. İhbâr etmek, teblîğ etmek.
  5. (en) Notify.
  6. (en) Advertise.
  7. (en) Apprise.
  8. (en) Assert.
  9. (en) Attest.
  10. (en) Broadcast.
  11. (en) Certify.
  12. (en) To be announced.
  13. (en) To be notified.
  14. (en) To be told.
  15. (en) To communicate.
  16. (en) To give notice of.
  17. (en) Enounce.
  18. (en) To let know.
  19. (en) Note.
  20. (en) Declare.
  21. (en) Let smb.
  22. (en) Know.
  23. (en) İnform.
  24. (en) Let know.
  25. (en) Tell.
  26. (en) Serve notice.
  27. (en) Proclaim.
  28. (en) Report.
  29. (en) State.
  30. (en) Acquaint.
  31. (en) Advise.
  32. (en) Affirm.
  33. (en) Announce.
  34. (en) Annunciate.
  35. (en) Communicate.
  36. (en) Enunciate.
  37. (en) Give forth.
  38. (en) Give out.
  39. (en) Herald.
  40. (en) İmpart.
  41. (en) İndicate.
  42. (en) İntimate.
  43. (en) İssue.
  44. (en) Lodge.
  45. (en) Notice.
  46. (en) Couch.
  47. (en) Disclose.
  48. (en) Pronounce.
  49. (en) Protest.
  50. (en) Release.
  51. (en) Signify.
  52. (en) Vote.
  53. (en) Weave.
  54. (en) To tell.
  55. (en) To inform.
  56. (en) To announce.
  57. (en) To notify.
  58. (en) To state.
  59. (en) To declare.
  60. (en) To proclaim.
  61. (en) To pronounce.
  62. (en) To advertise.
  63. (en) To apprise.
  64. (en) To signify.
  65. (en) Post.
  66. (en) Promulgate.
  67. (en) Purport.
  68. (en) Shoot a line.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009