Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > cıva buharlı lamba nedir, cıva buharlı lamba ne demek, cıva buharlı lambaın anlamı, ingilizcesi (cıva buharlı lamba nnd)

cıva buharlı lamba nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






cıva buharlı lamba

  1. Işığının büyük bölümü, cıva buharının ışımasıyle elde edilen boşalmalı lamba.İng.: mercury (vapour) lamp Fr.: lampe à (vapeur de) mercure
  2. (en) [cıva buharlı lâmba] n. mercury-vapor lamp
  3. (en) Mercury-Vapor lamp
  4. (en) Mercury (vapour) lamp
  5. (al) Quecksilberdampflampe
  6. (fr) Lampe à (vapeur de) mercure

cıva (nedir ne demek)

  1. Atom numarası 80, atom ağırlığı 200,5, yoğunluğu 13,59 olan, donma noktası -38,8 °C olduğundan, normal sıcaklıkta sıvı olarak bulunan, gümüş renginde bir element (simgesi Hg).
  2. (en) mercury.
  3. (en) Mercury. quicksilver.
  4. (en) Mercury. quicksilver. mercurial. mercuric. mercurous.

buharlı (nedir ne demek)

  1. Buharı olan.
  2. Buhar gücü ile çalışan.
  3. (en) steamy.
  4. (en) Steamy. vaporous.
  5. (en) Steamy. vaporous. vapo u rous.

lamba (nedir ne demek)

  1. Petrol gibi yanıcı bir madde yakarak veya elektrik akımıyla içindeki teller akkor durumuna geçerek ışık veren alet
    Örnek: Bir gaz lambasının ışığında önüme serdiğim haritayı tetkik ediyordum. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Radyo ve televizyonlarda kullanılan, havası boşaltılmış veya içine düşük basınçlı bir gaz doldurulmuş cam, seramik veya çelikten ampul.
  3. Kapı, pencere kenarlarına açılan, genellikle dik açılı girinti.
  4. Bk. boru
  5. Bk. ışıtaç
  6. Işık üretmek için yapılmış yapay kaynak.
  7. Kapı, pencere ya da kapak kenarlarına açılan, genellikle dikaçılı girinti.
  8. Bk. lamba
  9. (en) Lamp. bulb. light. illuminant. glim.
  10. (en) Lamp. fixture. head lamp.
  11. (en) lamp
  12. (al) Lampe
  13. (al) Falz
  14. (fr) Lampe
  15. (fr) jointure

boru (nedir ne demek)

  1. Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir
    Örnek: Soba borusu kazanın içinden geçerdi. N. Cumalı
  2. Borazan
  3. Kullanım yerine göre çapı değişebilen genellikle camdan yapılmış içinde üşekler bulunan, havası alınmış ya da amaca uygun uçunlarla doldurulmuş yuvak biçimli kapalı gereç. Temel parçacıkları algılayan Geigerborulanndan televizyon görüntüborusuna ve eksicikborularına değin değişik kullanım yerleri vardır.
  4. (en) Pipe. tube. trumpet. horn. clarion. conduit. drain. duct. trump.
  5. (en) Bore. clarion. duct. flue. horn. pipe. trumpet. tube. tubing. bugle.
  6. (en) Conduit. horn. pipe. trumpet. tube. bugle. cane. spout. orifice. flue. duct. beak. cornet. nose. nozzle. penstock. blare. funnel. trump.
  7. (en) tube
  8. (al) Röhre
  9. (fr) Tube, lampe

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. YetiÅŸkin, belli bir yaÅŸa gelmiÅŸ
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

bölüm (nedir ne demek)

  1. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım
    Örnek: Asıl yalıya bitişik bir binada, belki de eski selamlık bölümünde idiler. R. H. Karay
  2. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
  3. Çağ, devir
    Örnek: O gün edebiyat tarihinde hecenin beş şairi diye bir bölüm açanların üçü orada tanıştılar. Y. Z. Ortaç
  4. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik.
  5. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman.
  6. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
  7. Bir kamu kurumunun tüm görevlerini parça parça yapan iş yerlerinin ayrı ayrı her birinin adı.
  8. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük.
  9. Bk. ayrım
  10. Filumların bir araya gelmesiyle teşekkül eden, canlıların sınıflandırılmasında kullanılan bir terim. Divizyo.
  11. Yazmaların kendi içinde bölünebildiği büyük ayırımlardan her biri.
  12. (en) part
  13. (en) Section. chapter. part. category. division. class. department. instalment. installment. cantle. compartment. desk. episode. fraction. fragment. portion. segment. septum. sequence. side. squad.
  14. (en) Bay. branch. breakup. contingent. department. fraction. instalment. leg. movement. part. passage. portion. proportion. quotient. section. segment. segmentation. side. division. chapter.
  15. (en) Chapter. division. quotient. section. part. division. portion. bay. block. book. branch. catch. category. department. episode. instal l ment. office. paying department. piece. repartition. rubric. segment.
  16. (en) division
  17. (en) office
  18. (al) TV
  19. (fr) Partie, épisode
  20. (fr) division
  21. (fr) Local, bureau d'une administration
  22. (la) Dividere: bölmek

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük