Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > cıvık mantarlar nedir, cıvık mantarlar ne demek, cıvık mantarların anlamı, ingilizcesi (cıvık mantarlar nnd)

cıvık mantarlar nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






cıvık mantarlar

  1. Bakterilerle ortak yaşayan, ilkel ve hayvanımsı yapılı, peltemsi mantarlar.
  2. Genellikle bir gözeli canlıları yutarak beslenen ya da örgensel maddeler üzerinde istemli çürükçül yaşayan, protoplazmaları zarsız mantarlar topluluğu; akışkan mantarlar.
  3. (en) Slime moulds
  4. (al) Schleimpilze
  5. (fr) myxomycètes
  6. (la) Myxomycetes

cıvık (nedir ne demek)

  1. Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış.
  2. Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse).
  3. (en) Maudlin. pert. runny. thin. watery. soft. impertinent. saucy.
  4. (en) Soft. runny. impertinent. impudently familiar.

mantarlar (nedir ne demek)

  1. Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel bitkiler sınıfı.
  2. Özümleme yapma yetenekleri olmadığı için çoğu asalak ya da çürükçül yaşayan ve kırmantarlarını da içine alan ilkel bitkiler sınıfı.
  3. (en) [mantar] n. mushroom, fungus; athlete's foot, fungal infection of the foot which causes itching and skin irritation; cork (used for making stoppers for bottles, etc.)
  4. (en) funguses
  5. (al) Pilze
  6. (fr) champignons
  7. (la) Fungi

mantar (nedir ne demek)

  1. Esnek ve sudan hafif olduğundan şişe tapası, cankurtaran simidi, cankurtaran yeleği, ayakkabı tabanı ve daha birçok şeylerin yapımında kullanılan, su geçirmeyen, meşe ağacı tabakası
    Örnek: İpek çorap ve altı mantar iskarpin giymeyen kadınlar âdeta sınıf dışı ve eski biçim insanlardır. H. E. Adıvar
  2. Bu tabakadan yapılan şişe tapası.
  3. Çocukların özel tabanca ile patlattıkları barutlu madde.
  4. Balık ağlarını su yüzünde tutmaya veya olta sarmaya yarayan mantar parçası.
  5. Hayvanların burun ucu.
  6. Uydurma söz, yalan.
  7. hastalığı.
  8. Mantarlardan, içinde zehirlileri de bulunan, silindir bir gövde ve üst tarafı şapka biçiminde olan ilkel bitkilerin genel adı (Fungi).
  9. Mantar hastalığı.
  10. Bitkilerde koruyucu doku olarak görev yapan ve ana maddesi süberin olan ölü hücrelerden oluşan tabaka. Süberin.
  11. Lar topluluğuna bağlı bitkilerin genel adı.
  12. Fotosentez yapamayan, tek hücreli veya ipliksi yapılar oluşturabilen, saprofit ve bazen de patojen de olabilen ökaryotik mikroorganizmalar, fungus.
  13. (en) Cork. fungal. corky. fungoid. fungous. mushroom. cork. fungus. athlete's foot. blight. myco-.
  14. (en) Fungus. mushroom. cork. bottle cork.
  15. (en) Cork. fungus. mushroom. toadstool. bottle cork. blight.
  16. (en) Cork, suberin
  17. (en) fungus
  18. (en) fungi
  19. (al) Pilz
  20. (fr) subérine
  21. (fr) champignon
  22. (la) fungus

ortak (nedir ne demek)

  1. Birlikte iş yapan, ortaklaşa yararlarla birbirlerine bağlı kimselerden her biri, şerik, hissedar
    Örnek: Bırakın ortağıma bir telefon edeyim. H. Taner
  2. Kuma
  3. Birden çok kimse veya nesneyi ilgilendiren, onlara özgü olan, onların katılmasıyla oluşan, müşterek
    Örnek: Edebiyata şiirle başlamak, büyük küçük bütün yazarlarda görülen ortak bir yöndür. N. Cumalı
  4. Birortaklığa katılan kişi. '
  5. ArkadaÅŸ.
  6. KardeÅŸ.
  7. (en) Common. collective. joint. conjunct. consociate. fellow. identic. mutual. sympathetic. partner. associate. shareholder. collaborator. consociate. cooperator. copartner. dormant partner. mate. pard. party. privy. sidekick.
  8. (en) Collective. common. communal. concerted. corporate. joint. mutual. partner. unanimous. universal. associate. shared. accomplice. in common. any wife in a polygamus household.
  9. (en) Associate. partner. accomplice. hold in common. shared. fellow wife (in a polygamous household. associated. collective. companion. conjoint. consociate. copartner. fellow partner. interested partner. joint partner. kiss- and-tell. law partner. mutual. par.
  10. (en) Partner, associate
  11. (en) agreed
  12. (fr) associé

ilkel(nedir ne demek)

  1. İlk durumunda kalmış olan, gelişmesinin başında bulunan, iptidai, primitif
  2. Sanatta yalın bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan, primitif.
  3. Özellikle XIV-XV. yüzyıllarda İtalyan ressamlarına, Orta Çağ sonlarında Avrupa ressamlarına verilen ad.
  4. Eğitimsiz, kültürsüz, görgüsüz.
  5. Zaman bakımından en eski olan, iptidai, primitif.
  6. (Lat. primitivus < primus - ilk) : 1- Zaman bakımından en eski olan, ilk olan. 2-Gelişmesinin başında bulunan; daha gelişmemiş olan. 3- (Estetikte) Yalın, salt bir nitelik gösteren, yapmacıksız olan.
  7. (en) Primitive. primordial. crude. elementary. embryonic. primal. primeval. rude. rudimental. rudimentary. proto-.
  8. (en) Primitive. rude.
  9. (en) Primitive. primary.
  10. (en) primitive
  11. (fr) primitif
  12. (la) Primitivus, primus

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük