Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > cıvık madde nedir, cıvık madde ne demek, cıvık maddein anlamı, ingilizcesi (cıvık madde nnd)

cıvık madde nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






cıvık madde

  1. (en) squelch

cıvık (nedir ne demek)

  1. Fazla suyla karıştığı için biçimini koruyamayacak kadar sulanmış.
  2. Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan (kimse).
  3. (en) Maudlin. pert. runny. thin. watery. soft. impertinent. saucy.
  4. (en) Soft. runny. impertinent. impudently familiar.

madde (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, özdek
    Örnek: Bütün uyuşturucu maddeler gibi, vazgeçemeyeceği kadar bağlanarak yalana alışır. N. Cumalı
  2. Bir şeyi oluşturan öge.
  3. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm
    Örnek: Kanun tatbikatında merhamet bilmez. Suçları maddeleriyle ölçer. Hükmünü verir, çarpar. H. R. Gürpınar
  4. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri
    Örnek: Bir uzmanla buluşacağı zaman ansiklopediyi açar, o konuyla ilgili maddeyi okur. S. Birsel
  5. İleri sürülen sorun.
  6. Para, mal vb. ile ilgili şey.
  7. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.
  8. Bk. özdek
  9. Bk. sınar
  10. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad.
  11. (en) Material. matter. stuff. item. substance. article. clause. entry.
  12. (en) Article. body. clause. lubricant. material. matter. object. provision. stuff. substance. entry. paragraph. subject.
  13. (en) Article. clause. item. matter. question. substance. theme. material. component. ingredient. entry. section. topic. provision. stipulation. commodities. element. head. stuff. thing. timber.
  14. (en) item
  15. (en) proviso

özdek (nedir ne demek)

  1. Duyularla algılanabilen, bölünebilen, ağırlığı olan nesne, madde.
  2. Kullanılmaya, harcamaya uygun, taşınması kolay eşya, ayniyat.
  3. İş yerlerinde eşya ve malzeme işleriyle ilgilenen bölüm, ayniyat.
  4. İnsanın çalışmasıyla bir amaç uğruna biçim verdiği veya yararlandığı doğal cisimler, nesneler.
  5. Uzayda yer tutan, bir kütlesi olan her tür varlık.
  6. (Yalın anlamiyle) İnsanın çalışmasıyle bir erek uğruna biçim verdiği ya da yararlandığı doğal cisimler, nesneler. (Felsefede) 1- Temel özelliği yer kaplama olan varlık (Descartes). 2-(Tin, ruh ve düşünün karşıtı olarak) Duyularla algılanan cisimleri kuran töz; cisimsel olanın parçalanmaz bozulmaz tözü. 3- (Aristoteles felsefesinin özel kavramı olarak) Ancak bilim yoluyle gerçeklik kazanacak olan, henüz belirsiz olanak durumundaki şey: a. İlközdek (hyle proteprima materia) saltözdek, bütün şeylerin temelde bulunanı (hypokeimenon-substratum), kendiliğinden var olmayan, ancak biçimle etkinleşen gerçeklik, b. Sonözdek (hyle eskhate) ya da ikinciözdek (materia secunda): Biçim almışözdek.
  7. (en) matter
  8. <(al) Staff
  9. (fr) matière
  10. (la) Materia, materies

mad  US UK (nedir ne demek)

  1. (der, dest) deli, divane
  2. Çılgın, çıldırmış
  3. B.D.,K.Dili çok kızmış, kudurmuş
  4. kuduz
  5. delice
  6. Dengesini kaybetmiş, kendinden geçmiş
  7. Azgın, deli, çılgın, kudurmuş, kızgın, sinirli, kuduz

squelch  US UK (nedir ne demek)

  1. Susturmak, bastırmak, tesirsiz hale getirmek
  2. dili
  3. Çiğnemek, ezmek, bastırmak, pestilini çıkarmak, susturmak, suda yürümek, çamurda yürümek
  4. Şap!, vıck!

fazla(nedir ne demek)

  1. Gereğinden, alışılmıştan çok, aşırı olan, ziyade
    Örnek: Yaşamak için çok zorluk çekiyordu. Fazla olarak hastaydı. R. N. Güntekin
  2. Daha çok, aşkın
    Örnek: Biz ancak Cumhuriyet devrinde elli yıldan fazla bir barış devri geçirmişiz. B. Felek
  3. Artmış olan.
  4. Gereksiz, yersiz bir biçimde.
  5. Gereğinden, alışılmıştan çok olarak.
  6. (en) Excessive. superfluous. spare. plus. much. extra. unneedful. de trop. supernumerary. surplus. thick. too. over. big. in excess of. excess. surplus. super-. over. out. rising of.
  7. (en) Above. excess. extra. heartily. much. redundant. spare. superfluous. surplus. too. excessive. more. too much. too many. excessive. superfluous.
  8. (en) Too. too much. too many. more (than. acute. devilish. in excess. great. heavy. residual. residuary. spare. steep. superlative. supernumerary.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük