Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > burun aynası nedir, burun aynası ne demek, burun aynasıın anlamı (burun aynası nnd)

burun aynası nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






burun aynası

  1. Sığırda üst dudağın ortasıyla burun delikleri arasında bulunan ve yalnızca kıl olarak pili tactiles'i içeren bölge, planum nazolabiale.
  2. Sığırda üst dudağın ortasıyla burun delikleri arasında bulunan ve yalnızca kıl olarak pili tactiles'i içeren bölge, merme, planum nazolabiale.Dgr.: anat. planum nasolabiale
  3. (la) Planum nasolabiale

burun (nedir ne demek)

  1. Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı.
  2. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü.
  3. Kibir, büyüklenme.
  4. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü
    Örnek: Kadıköy vapurunun güvertesinde, paltoma bürünmüş, gidip ta burna oturmuştum. H. Taner
  5. Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çiftburun boşluğunu içine alan koku alma organı.
  6. Koku almaya yarayan, kıkırdak ve kemikten yapılmış organ, nazus.
  7. (en) Nasal. rhinal. nose. smeller. beak. bill. tip. cape. headland. promontory. foreland. conk. hooter. ness. nozzle. prominence. snoot. rhino-.
  8. (en) Bill. cape. conk. headland. nose. promontory. spout. hooter. beak. pride. arrogance. arrogancecape.
  9. (en) Head. headland. mull. nose. point. tip. cap. snout. peg. beak. hook. promontory. neck. spit. cam. nozzle. foreland. head land. point of land. prominence. snitch.
  10. (en) nose
  11. (en) nasus
  12. (fr) nez

ayna (nedir ne demek)

  1. Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat
    Örnek: Ben onun aynada saçlarına değil, bana baktığını gene aynadan görüyordum. T. Buğra
  2. Karagöz oyununda perde.
  3. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha.
  4. Atların diz kapağı.
  5. İyi bir durumda, yolunda.
  6. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey
    Örnek: Bir ülkenin sanat ve kültür hayatı bir bakıma o ülkenin uygarlık aynasıdır. H. Taner
  7. Küreğin yassı uç bölümü.
  8. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün.
  9. Bk. yansıtaç I
  10. Çeşitli sinema ve televizyon aygıtlarında ve ışık kaynaklarında, üzerine düşen ışığı düzenli biçimde yansıtan yüzey.
  11. Bk. fide baygınlığı.
  12. Büyükbaş hayvanların but kısmının iç yüzünde, üstte çanak kemiğinden, altta diz eklemine kadar uzanan, 3-4 kg ağırlığındaki kemiksiz et parçası, tranç.
  13. (en) mirror
  14. (en) Mirror. glass. looking glass. looking-glass. reflector.
  15. (en) Looking glass. disc. disk. facing. mirror. reflector. panel. blade. chuck. headstock. head. pane. plate. frontpiece. dial. table. apron. face. headboard. foil. riser. head board.
  16. (en) Top round
  17. (al) Spiegel
  18. (fr) miroir

sığır (nedir ne demek)

  1. Geviş getirenlerden, boynuzlu büyükbaş evcil hayvanların genel adı.
  2. Anlayışsız, kaba saba kimse.
  3. Bk. evcilsığır
  4. (en) neat.
  5. (en) Cattle. ox. bull. cow. buffalo.
  6. (en) Cattle including cows. bulls (oxen and buffaloes. beef. cattle. neat cattle.

delik(nedir ne demek)

  1. Dar, küçük açıklık.
  2. Dar, küçük çukur
    Örnek: Küçük çocuk, kulübenin kenarına yığılmış taşlardan yukarıda bir deliğe sıkışmıştı. S. F. Abasıyanık
  3. Küçük hayvan yuvası.
  4. Delinmiş olan
    Örnek: Hangi evden istedilerse gittim, dama çıktım, akan delik kiremidi buldum, yerine sağlam kiremit koydum. H. S. Tanrıöver
  5. Cezaevi.
  6. Filmin ya da mıknatıslı kuşağın çeşitli sinema araçlarında düzenli yürümesini sağlamak amacıyla, bu araçlardaki dişlere uygun biçimde tek ya da iki yanında, düzenli aralıklarla uzunlamasına sıralanan belirli boy ve biçimdeki boşluklar.
  7. (en) Perforation hole, perforation, sprocket hole
  8. (en) Hollow. hole. opening. aperture. bore. den. prison. cavity. mortice. mortise. perforation. port. slot. stir. vent. ventage. venthole.
  9. (en) Hollow. hole. opening. aperture. bore. den. prison. cavity. mortice. mortise. perforation. port. slot. stir. vent. ventage. venthole. blowout. eye. leaky. nutcase. orifice. outlet. prick. rent.
  10. (en) Hole. bore. orifice. perforation. opening. prison. jail. jug. socket. gap. mesh. eye. leak. tunnel. aperture. pore. puncture.
  11. (en) prick
  12. (al) Perforation, Perforationsloch
  13. (fr) perforation

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük