|
buru
-
Sancı, buruntu.
-
1- Teğetsel bir kuvvetin, bir nesneyi bir nokta çevresinde dönmeye zorlayan etkisi. 2- Kuvvet öle etkidiği kuvvet kolunun çarpımı.
-
1- Teğetsel bir kuvvetin, bir nesneyi bir nokta çevresinde dönmeye zorlayan etkisi. 2- Kuvvet öle etkidiği kuvvet kolunun çarpımı.
-
torque
-
Drehkraft
-
Couple de torsion
-
İç organlarda batar veya saplanır gibi duyulan, nöbetlerle azalıp çoğalan ağrı
Örnek:
Ani bir diş ağrısı gibi, manevi bir sancı ruhumu burmaya başladı. H. C. Yalçın
-
Sıkıntı.
-
Karın organlarının düz kaslarının spazmı sonu ortaya çıkan şiddetli ağrı nöbetleriyle belirgin klinik belirti, kolik. Genellikle sindirim kanalı organlarından, kimi olgularda da idrar kanalı enfeksiyonlarından veya idrar yolları taşlarından köken alır.
-
Pain. colic. gripes. stitch. ache. pang. throe. travail. twinge.
-
Agony. colic. pang. torment. twinge. stomach ache. labor pain. stitch. stomachache.
-
Pain. ache. twinge.
-
colic
-
Buru, sancı, bağırsak bozukluğu
Örnek:
Sus! Buruntu geçiriyorum, azıcık kıpırdansam falya. H. R. Gürpınar
-
Ağrılı ıkınma.
-
Spasm of the colon
-
tenesmus
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|