Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > burnu büyüklük nedir, burnu büyüklük ne demek, burnu büyüklükun anlamı (burnu büyüklük nnd)

burnu büyüklük nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






burnu büyüklük

  1. Burnu büyük olma durumu.

burn  US UK (nedir ne demek)

  1. Yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak
  2. Işık saçmak
  3. parıldamak
  4. tutuşmak
  5. Yakmak, tutuşturmak
  6. kavurmak
  7. Pişirmek :B.D., (argo) aldatmak
  8. B.D., (argo) elektrikle idam etmek
  9. Yanık, yanık yeri
  10. Pişirme (tuğla veye kiremit)
  11. İskoç çay, ırmak, dere.
  12. Yanmak, tutuşmak, alev almak, yanıp tutuşmak, fazla pişerek yanmak, ışık saçmak, başını yakmak, yakmak, kiremitte pişirmek, öfkelendirmek, kızdırmak, yanıp kül olmak, süratle gitmek

büyüklük (nedir ne demek)

  1. Büyük olma durumu, ululuk
    Örnek: Bu büyüklük değil, ancak mertçe bir davranıştır. N. Araz
  2. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.
  3. Doğabilimsel bir niceliğin sayısal ölçüsü.
  4. Doğabilimsel bir niceliğin sayısal ölçüsü.
  5. Bk. boy
  6. (en) Size. greatness. bigness. largeness. generosity. superiority. magnitude. ampleness. enormity. enormousness. grandeur. grandness. hugeness. sovereignty. substantiality. supremacy. vastness.
  7. (en) Enormity. extent. grandeur. magnitude. size. greatness. importance. gravity. seniority.
  8. (en) Size. greatness. importance. seniority. enormity. extent. grandeur. magnitude. supremacy. vastness.
  9. (en) magnitude
  10. (al) Grösse
  11. (fr) magnitude

boy  US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tabanı ile en yüksek noktası arasındaki uzaklık
    Örnek: Boyu uzundu, yalnız biraz fazla semizdi. Ö. Seyfettin
  2. Bir yüzeyde, en sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, en, genişlik karşıtı.
  3. Uzunluk.
  4. Yol, ırmak, deniz kıyısı
    Örnek: Sınır boylarındaki şeyhlerin göğsünde İngiliz ve Alman nişanları yan yana idi. F. R. Atay
  5. Kumaş için ölçü.
  6. Uzaklık
    Örnek: Günde üç boy şehrin öbür ucuna gider, gelir. H. Taner
  7. Destan
    Örnek: Boy boyladı, soy soyladı. Dede Korkut
  8. Ortak bir atadan türediklerine inanılan toplumsal ve ekonomik ilişkilerinde anaerkil, ataerkil anlayışı uygulayan geleneksel topluluk, kabile, klan
    Örnek: Türk boyları birbirlerini kardeş tanıyorlar. O. S. Orhon
  9. Herhangi bir filmin, iki kenarı arasında kalan uzunlukla yani eniyle belirtilen büyüklüğü. (Belli başlı filmboyları şunlardır: 8 mm, büyük 8, 9,5 mm, 16 mm, 35 mm, 70 mm. Film alıcı ve göstericileri de buboylara göre belirlenir). TV
  10. Bir televizyon almacının, görüntülüğünün köşegen uzunluğuyla belirtilen büyüklüğü. (Bugüne değin ölçün bir televizyonboyu belirlenmemiştir. Çeşitli ülkelerde, genellikle en küçükten en büyüğe doğru sıralanan başlıcaboylar (köşegen uzunlukları) şöyledir: 7,5 cm, 13 cm, 28 cm, 32 cm, 36 cm, 41 cm, 43 cm, 44 cm, 48 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm, 63 cm, 65 cm. Buboylar, genellikle, cep televizyonu, el televizyonu, taşınabilir televizyon, salon televizyonu olarak kümelendirilir. En çok kullanılanboylar 44 cm, 51 cm, 59 cm, 61 cm'dir).
  11. Bir aşiretin kollarından her biri.
  12. (en) Size, gauge, width, film size (gauge, format, dimension), raw stock dimension, format,
  13. (en) Screen size, size of the picture screen
  14. (en) stature.
  15. (en) Clan. extent. figure. length. size. stature. tribe.
  16. (en) A male child, from birth to the age of puberty; a lad; hence, a son.
  17. (en) To act as a boy; in allusion to the former practice of boys acting women's parts on the stage.
  18. (en) In various countries, a male servant, laborer, or slave of a native or inferior race; also, any man of such a race. offensive term for Black man; 'get out of my way, boy' a friendly informal reference to a grown man; 'he likes to play golf with the boys'.
  19. (en) Length. height. stature. size. edge. bank. extent. magnitude.
  20. <(al) Format, Filmformat, Kinoformat,
  21. <(al) Bildschirmformat, Schirmbreite, Schirmgrösse
  22. Erkek çocuk, oğlan
  23. delikanlı
  24. aşağ
  25. Oğlan, erkek (genç), delikanlı, erkek çocuk, oğul, erkek hizmetli

burnu büyük (nedir ne demek)

  1. Kibirli (kimse)
    Örnek: Burnu büyüklerden demokrasiye ancak zarar gelir. H. Taner
  2. (en) Conceited. supercilious.
  3. (en) Jack- in-office. jumped up. snooky. puffed up with wind.

büyük (nedir ne demek)

  1. Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
    Örnek: Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
  2. Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
    Örnek: Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
  3. Niceliği çok olan
    Örnek: Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
  4. Üstün niteliği olan
    Örnek: Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
  5. Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
    Örnek: Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
  6. Önemli
    Örnek: Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
  7. Alman mastı.
  8. (en) Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
  9. (en) Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
  10. (en) Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.

olma(nedir ne demek)

  1. Olmak işi veya durumu.
  2. (en) Being. happening. existing. existence. occurrence. maturation.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük