|
burnu büyük
-
Kibirli (kimse)
Örnek:
Burnu büyüklerden demokrasiye ancak zarar gelir. H. Taner
-
Conceited. supercilious.
-
Jack- in-office. jumped up. snooky. puffed up with wind.
-
Yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak
-
Işık saçmak
-
parıldamak
-
tutuşmak
-
Yakmak, tutuşturmak
-
kavurmak
-
Pişirmek :B.D., (argo) aldatmak
-
B.D., (argo) elektrikle idam etmek
-
Yanık, yanık yeri
-
Pişirme (tuğla veye kiremit)
-
İskoç çay, ırmak, dere.
-
Yanmak, tutuşmak, alev almak, yanıp tutuşmak, fazla pişerek yanmak, ışık saçmak, başını yakmak, yakmak, kiremitte pişirmek, öfkelendirmek, kızdırmak, yanıp kül olmak, süratle gitmek
-
Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne), küçük karşıtı
Örnek:
Büyük ağaçların altında, gazinoya doğru gidiyoruz. Y. Z. Ortaç
-
Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram)
Örnek:
Büyük bir cevap sıkıntısı geçirdikten sonra itiraf etti. P. Safa
-
Niceliği çok olan
Örnek:
Benim büyük kalabalıklara karşı ürkekliğim vardır. R. N. Güntekin
-
Üstün niteliği olan
Örnek:
Molière büyük adammış, yeryüzüne gelmiş kişilerin en büyüklerinden biri. N. Ataç
-
Yetişkin, belli bir yaşa gelmiş
Örnek:
Büyüklerin yanında sesim çıkmazdı. S. F. Abasıyanık
-
Önemli
Örnek:
Ömrünün tek ve büyük oyunu bitmişti. T. Buğra
-
Alman mastı.
-
Big. large. wide. grand. enormous. great. almighty. long. high. major. maxi. elder. older. ample. bulky. capacious. capital. cyclopean. no end. no end of. exalted. extended. handsome. healthy. keen. large-scale. magniloquent. mighty. precious. rousin.
-
Ample. big. bulky. colossal. considerable. crying. dire. edifice. expansive. extensive. grand. great. huge. large. legend. major. massive. prize. redoubtable. stupendous. substantial. sumptuous. tremendous. untold. voluminous. walloping. widely.
-
Major. big. great. large. old. senior. grand. wide. huge. giant. full grown. capital. cyclopean. macro. mega. coarse. outsized. adult. jumbo. monumental. mammoth. large-scale. mighty. main. large-size. heavy. vast. acute. ample. blockbuster. considerable.
-
Kendini büyük gören, büyüklenen, gururlu
Örnek:
Kara, kuru, kibirli, kazık gibi bir kadın! H. E. Adıvar
-
Haughty. disdainful. arrogant. conceited. proud. assuming. bumptious. cavalier. consequential. high-flown. hoity-toity. holier-than-thou. important. lofty. lordly. overweening. pontifical. sniffy. snooty. stiff-necked. stuck-up. stuffy. supercilious.
-
Arrogant. conceited. haughty. inflated. proud. supercilious. superior. upstage. vain. stuck-up. self-important.
-
Haughty. proud. arrogant. big head. bumptious. conceited. high. high and mighty. hoity toity. important. lordly. presumptuous. sniffy. snooty. snotty. stuffy. supercilious. uppish. vain.
kibir(nedir ne demek)
-
Büyüklük, ululuk.
-
Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme
Örnek:
Kibirden vazgeçersek sevimli oluruz. C. Meriç
-
Onur, gurur
-
Bk. büyüklenme
-
Arrogance. conceit. disdain. haughtiness. pride. hauteur. hubris. importance. loftiness. snootiness. vainness. vanity.
-
Arrogance. assumption. conceit. vanity. self-importance. pride.
-
Pride. arrogance. haughtiness. conceit. hauteur. hubris. swollen head.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|