|
burn down
-
Tamamen yanmak, yanıp kül olmak
-
F. yanmak, yanıyor gibi olmak, alev alev olmak; ışık saçmak; parıldamak; tutuşmak; yakmak, tutuşturmak; kavurmak; pişirmek : A.B.D., (argo) aldatmak; A.B.D., (argo) elektrikle idam etmek. burn the candle at both ends kuvvetini fazla israf etmek. burn the midnight oil geceyi gündüze katmak, geç vakte kadar çalışmak. burn one's bridges behind oneself geri dönmemek üzere bir işe atılmak burn one's fingers (bir şeyden) ağzı yanmak. burn up yakıp bitirmek; yanıp bitmek. His ears are burning Kendisi yokken methediliyor.
-
I. yanık, yanık yeri; pişirme (tuğla veye kiremit); iskoç çay, ırmak, dere.
-
F. yanmak, tutuşmak, alev almak, yanıp tutuşmak, fazla pişerek yanmak, ışık saçmak, başını yakmak, yakmak, kiremitte pişirmek, öfkelendirmek, kızdırmak, yanıp kül olmak, süratle gitmek
-
(i). ince kuş tüyü, yonda; ince tüy, ayva tüyü, hav.
-
(f). aşağı indirmek, alaşağı etmek, yere yıkmak, devirmek, düşürmek; (k.dili). yenmek (sporda); bir yudumda içmek, slang mideye indirmek.
-
(z). aşağı, aşağıya; güneye doğru; tiyatro sahneye doğru, ileride. down and out hayatta yenilgiye uğramış, bezgin, bitkin. down at the heels perişan bir halde. down at the mouth, down in the dumps üzüntülü, hayal kırıklığına uğramış, meyus, cesareti kırılmış. down on his luck talihsiz; hayal kırıklığına uğramış, ümitsiz. Down with I Kahrolsun. I The house burned down Ev yanıp yerle bir oldu. The pressure is down Basınç azaldı. The wind is down Rüzgâr hafifledi. fall down düşmek. get down to work ciddi olarak işe başlamak. He is down with fever Ateşten yatağa düşmüş. knock down vurup devirmek, yere yıkmak; tenzilâtlı fiyatla satış yapmak, ucuza vermek. track down araştırıp bulmak. shout down bağırarak susturmak. shut down kapatmak (fabrika, iş yeri). wster down hafifletmek, su katmak. turn down reddetmek; (radyoyu) kısmak. shoot down ateş açıp düşürmek. get down to cases sadede gelmek. pay down peşin vermek. put the helm down gemiyi rüzgâr yönüne çevirmek. The sun is going down Güneş batıyor. write down yazmak, kâğıda dökmek.
-
(s). aşağıya yönelen; (k.dili). üzgün, argın. be down on kızgın olmak, karşı olmak, garez bağlamak.
-
(i). iniş; talihin ters dönmesi. ups and downs hayattaki iniş çıkışlar, iyi ve kötü günler.
-
F. devirmek, yere sermek; yenmek; indirmek (uçak); mideye indirmek
tamamen yanmak (nedir)
-
Burn to a cinder
-
Bütün olarak, büsbütün
Örnek:
Hanımlar tamamen çıktıktan sonra, beylere de numaraları dağıtılacaktır. S. F. Abasıyanık
-
Completely. entirely. fully. exactly. properly. thoroughly. wholly. perfectly. precious. absolutely. all. altogether. bang. bang-on. chock. clean. clear. dead. definitely. in the highest degree. downright. fair. heart and soul. up to the hilt. hollow.
-
Absolutely. all. altogether. completely. dead. diametrically. downright. exactly. finally. flatly. fully. off. outright. perfectly. purely. quite. roundly. totally. truly. wholly. wide. entirely. clean. clear. in full. to the core. bang.
-
Altogether. completely. entirely. wholly. all over. to a crumb. diametrically. down to the ground. exactly. faithfully. in toto. off. out. outright. perfectly. purely. quite. roundly. up. well. for all the world.
-
Birleşiminde karbon bulunan maddeler, ısı ve ışık yayarak kül durumuna geçip yok olmak
Örnek:
Yanan ormanların yerine yeni orman yetiştirilir... Anayasa
-
Ateş durumuna geçmek, tutuşmak.
-
Isı, ışık veren bir konuma geçmek
Örnek:
Gece oldu ışıklar yandı, yatsı vakti geldi. M. Ş. Esendal
-
Bütünü veya bir bölümü ateş veya sıcaklığın etkisi ile bozulmak, kömür durumuna geçmek.
-
Isı etkisiyle vücudun bir yanı yara olmak, kızarmak veya rengi koyulaşmak.
-
Vücut veya nesnelerin ısısı artmak
Örnek:
Ateşler içinde, günlerce titreyerek yanar. Y. Z. Ortaç
-
Parlamak, parıldamak
Örnek:
Birkaç batarya top, kızgın güneş altında pırıl pırıl yanıyor. F. R. Atay
-
Birtakım etmenlerin etkisiyle işe yaramaz duruma gelmek.
-
Tan
-
Broil. burn. burn out. fire. fuse. fuze. glow. go on. be hot. inflame. kindle. light. light up. scorch. smart. sting. swelter. take. toast.
-
Blow. broil. burn. kindle. smart. sting. strike. to burn. be consumed by fire. catch fire. to be burned out. to be scorched. to be blighted. to be painful. hurt. to be very thirsty. to be ruined. become invalid. to be forfeited. to be on fire. to be alight. to kindle. to blaze. to be on. to blow. to burn out. to bake. to get sunburnt/suntanned. to have high temperature/fever. to be done for. to hurt. to sting. to sm.
-
To be on fire. to burn. to burn up. to burn down. to burn out. to be burned / scorched / singed. to get a burn or scald. to get sunburned. to get tanned by the sun. to be on. to have a burning sen.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|