Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > burada 1 gün kalacağım. nedir, burada 1 gün kalacağım. ne demek, burada 1 gün kalacağım.ın anlamı (burada 1 gün kalacağım. nnd)

burada 1 gün kalacağım. nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

burada

  1. Bu yerde
    Örnek: Bu biraz kalın ve çekici sesi ilk defa yine burada duymuştu. H. E. Adıvar
  2. (en) Here. in this place. in this quarter.
  3. (en) here.
  4. (en) adsum

bura (nedir ne demek)

  1. Bu yer
    Örnek: Eskiden buranın, şişman bir valisi vardı. M. Ş. Esendal
  2. (en) This place. this spot.
  3. (en) A Chadic language spoken south of Lake Chad.
  4. (en) British Urban Regeneration Association. vi : to ask. a Chadic language spoken south of Lake Chad.

gün (nedir ne demek)

  1. Yer yuvarlağının kendi ekseni etrafında bir kez dönmesiyle geçen 24 saatlik süre
  2. İçinde bulunulan zaman
    Örnek: Aylıkları, günün ihtiyaçları karşısında devede kulak gibi kalıyordu. R. N. Güntekin
  3. Zaman, sıra
    Örnek: Biz bu ihtiyara son günlerinde hiç aklından geçirmediği bir saadet sağladık. H. Taner
  4. Çağ, devir.
  5. İyi yaşanmış zaman.
  6. Güneş
  7. Güneş ışığı.
  8. Gündüz
  9. 1 - güneş'in öğleden art arda iki geçişi arasındaki zaman süresi. 2 - Ortalığın aydınlık olduğu zaman aralığı.
  10. Güneş.
  11. Gündüz.
  12. (en) Day. bee.
  13. (en) Day. sun. sunlight. sunshine. daytime. today. present. time. age. period. good times. date. at-home day. a lady's at-home day.
  14. (en) day.
  15. (en) day
  16. (fr) jour

yerde (nedir ne demek)

  1. (en) [yer] n. earth, premises, footing, whereabouts, glebe, ground, locale, locality, location, locus, mother earth, place, position, post, quarter, room, seat, site, situation, situs, slot, space, spot, stand, standing, station, stead, terrain, ubiety; pew

yer  US UK (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân
    Örnek: İzinsiz bir yere gitmek ne haddime? M. Ş. Esendal
  2. Gezinilen, ayakla basılan taban
    Örnek: Ayıp bir şey gördü mü kulaklarına kadar kızarıyor, gözünü yerde bir noktaya dikip öylece kalakalıyordu. H. Taner
  3. Bulunulan, yaşanılan, oturulan şehir, kasaba, mahalle
  4. Durum, konum, vaziyet.
  5. Ülke, bölge.
  6. Görev, makam
    Örnek: Askerden gelirse bakalım bir yere yerleştirebilecek miyiz? M. Ş. Esendal
  7. Önem.
  8. Yerküre.
  9. Dışarıdaki çevirimlerin gerçekleştirildiği uzay.
  10. (en) location
  11. (en) Terraneous. earth. premises. footing. whereabouts. glebe. ground. locale. locality. location. locus. mother earth. place. position. post. quarter. room. seat. site. situation. situs. slot. space. spot. stand. standing. station. stead. terrain. ubiety.
  12. (en) Ground. earth. landmark. locality. location. place. point. position. room. seat. site. situation. space. spot. stand. station. stead.
  13. (en) Location. floor space. ground. land. lieu. locale. locality. locus. place. room. seat. slot. spot. spot of land. station. stead. terrain. way. world.
  14. (al) Aufnahmegelande, Aufnahmeort, Drehort, Schauplatz, Standort, Motiv, Originalmotiv
  15. (fr) Heu
  16. Önce, evvel (Eski Kullanım)

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük