|
bunun burası
-
. dikkati çekmek için "burası" anlamında kullanılır.
-
"bu" adılının tamlayan durumu.
-
Bu yer, bura
-
This place. here.
-
Bu yer
Örnek:
Eskiden buranın, şişman bir valisi vardı. M. Ş. Esendal
-
This place. this spot.
-
A Chadic language spoken south of Lake Chad.
-
British Urban Regeneration Association. vi : to ask. a Chadic language spoken south of Lake Chad.
-
Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık
Örnek:
Dikkatle bakınca güvertedeki insanların gidip gelişini kolaylıkla seçebiliyor. Y. K. Karaosmanoğlu
-
"Dikkat ediniz!" anlamında bir uyarı sözü.
-
İlgi, özen.
-
Bk. yoğulum
-
Duygu ve düşüncenin bir konu ya da sorun üzerinde toplanması, zihnin uyanık bulunması durumu.
-
Attention. attentiveness. carefulness. care. cautiousness. watchfulness. application. caution. note. notice. regard. remark.
-
Attention. care. caution. consideration. count. diligence. fetish. heed. mind. notice. regard. solicitude. carefulness. assiduity. look out!. watch out!. be careful!. attention!.
-
Attention. accuracy. aida. application. care. take care!. ear. fidelity. heed. note. notice. precision. rigour. vigilance.
-
Attention
-
İçine almak, emmek.
-
Germek.
-
Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
-
Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
Örnek:
Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. R. N. Güntekin
-
Bir yerden başka bir yere taşımak.
-
Bir amaçla ortadan kaldırmak.
-
Solukla içine almak
Örnek:
Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı. B. R. Eyuboğlu
-
Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
Örnek:
Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. T. Buğra
-
Bk. çevirmek
-
Claw
-
Be cursed with smth. take one's medicine. stand the racket. pull. draw. magnetize. attract. suffer. go through. bear. shrink. pull over. pull away. tow. tow away. take after. undergo. carry. engross. hold. inhale. sip. abide. absorb. bear with. broo.
-
Abide. abstract. appeal. attract. bear. beguile. brook. captivate. drag. draw. endure. enthrall. experience. extract. haul. inflect. know. lure. magnetize. pull. shrink. undergo. unfurl. weigh. withdraw. to pull. to draw. to drag. to haul. to tug. to lug. to tow. to withdraw. to hoist. to extract. to carry. to support. to draw. to pull out. to suffer. to undergo. to bear. to endure. to abide. to put up with. to absorb. to inhale. to shrink. to içmek. to take. to grind öğütmek. to shoot. to run up. to catch. to conjugate. to decline. to weigh. to attract. to magnetize. to charm. to captivate. to appeal. to beguile. to distil. to lay döşemek. to give. to give a meaning. to interpret. to last. to take. to drive. to put on. to wear. to pull on. to draw on giymek. to apply.
-
To draw. to pull out. to extract. to attract. to please. to draw. to absorb. to suck in. to breath in. to sniff. to bear. to pay. to suffer. to endear. to go through. to undergo. to withdraw. to cal.
-
Turn the scale at, scale in, go to scale at, scale out
-
Pull up
-
Hoist, run up
-
Whisk
-
Stretch
-
Arrest
-
Conjugate
-
Toss
-
Up with
-
Receive
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|