|
bunu biraz pahalı buluyorum.
-
Phr. expensive: i find it a little expensive.
-
"bu" adılının belirtme durumu.
-
This one
-
Sıkıntı
Örnek:
Soluğunu kesen acı, göğsünü sıkıştıran bun sancılarına benzemiyordu. A. İlhan
-
Distress. depression. boredom.
-
A slightly sweetened raised cake or bisquit with a glazing of sugar and milk on the top crust. small rounded bread either plain or sweet.
-
BUN stands for blood urea nitrogen, a waste product normally excreted by the kidney Your BUN value represents how well your kidneys function.
-
Blood Urea Nitrogen, a blood test that helps determine kidney function Urea is a waste product of protein breakdown in the body.
-
Blood Urea Nitrogen, a blood test that can show how well the liver and kidneys are working.
-
A segment of FPF cut off from continuously produced slabstock type of FPF.
-
A segment of foam cut off from continuously produced slab stock type of foam.
-
Abbreviation for blood urea nitrogen A test often used as a measurement of kidney function. stands for blood urea nitrogen, a waste product normally excreted by the kidney Your BUN value represents how well the kidneys function.
-
A measure of the urea level in the blood Urea is cleared by the kidney BUN is a laboratory blood test to assess how well the kidney is functioning Diseases, such as myeloma, which compromise kidney function, frequently lead to increased levels of BUN. : A blood test that measures kidney and liver function. blood urea nitrogen. small rounded bread either plain or sweet.
-
I. çörek; çörek şeklinde kıvırımış saç.
-
I. çörek; top, topuz (saç), tavşan
-
Bir parça, çok değil
-
Kısa bir süre için
Örnek:
Uzun etme iki gözüm biraz da bize uğra. O. Rifat
-
Yeterince değil, yeter ölçüde değil, az miktarda.
-
Any. some. tolerable. any. some. a bit. a little. somewhat. something of. awhile. not least. modicum. somewhat.
-
Any. some. tolerable. a bit. a little. somewhat. something of. awhile. not least. modicum. mildly. moderately. slightly.
-
Some. a little. certain. mildly. modicum. rather. slightly. somewhat.
-
Fiyatı yüksek olan, ucuz karşıtı.
-
Expensive. costly. high-priced. dear. pricy. pricey. precious. rich. sumptuous.
-
Costly. dear. exclusive. expensive. pricey. rich. sumptuous. swish.
-
Costly. dear. expensive. high priced.
-
Ters, aksi
Örnek:
Bazen - pahal gibi midemizden rahatsız olduğumuz günlerde - sık sık öğle ve akşam yemeklerine davetlisinizdir. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Ağır, hantal.
expensive (nedir)
-
(s). pahalı, masraflı.
-
S. pahalı, masraflı, pahalıya mal olan
-
(f). (i). bulmak, keşfetmek; anlamak, sezmek; tedarik etmek; arayıp bulmak; ulaşmak, erişmek; (i). buluş, bulunmuş şey, bulgu, keşif. find expression ifade edilmek; kendini göstermek. find fault (with) kusur bulmak. find for the plaintive (huk). davacı lehine karar vermek. find guilty suçlu çıkarmak, mahkum etmek. find oneself olmak; kendini bulmak, kendine gelmek. find one's feet durumu düzeltmek, kendini geçindirecek hale gelmek, istidatlarını geliştirmek. find out öğrenmek, haberdar olmak, farkına varmak, anlamak. find wanting kusurlu bulmak, eksik bulmak. finder (i). bulucu; (astr). büyük teleskopa iliştirilen ve keşif vazifesini gören ufak teleskop; (foto). vizör. finding (i). bulunmuş veya keşfedilmiş şey; bulgu; sonuç, netice, karar.
-
F. bulmak, keşfetmek, rastlamak, sağlamak, geçindirmek, bakmak, karara varmak
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|