Nedir Ne Demek Sözlük
Ana Sayfa > bulgusal varsayım nedir, bulgusal varsayım ne demek, bulgusal varsayımın anlamı (bulgusal varsayım nnd)

bulgusal varsayım nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.








bulgusal varsayım

  1. Olayların ve bilgilerin bulunmasına götüren, olayların ve yeni bilgilerin elde edilmesini olanaklı kılan varsayım. // Burada önemli olan nesnel doğruluk değil, verimliliktir. Varsayımın doğruluğu yanlışlığı araştırılmaz.bulgusal varsayım, olayların araştırılmasında yönetici düşünce olarak yalnızca geçici biçimde konmuş bir varsayımdır.

bulgusal (nedir)

  1. Bulguyla ilgili, bulguya ait.
  2. (Yun. heuriskein = bulmak) : Araştırmaya, araştırma yapmaya ilişkin.
  3. (en) Heuristic
  4. (fr) Heuristique

varsayım (nedir)

  1. Deneylerle henüz yeter derecede doğrulanmamış, ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez.
  2. (Lat. Suppositio ile eşanlamlı)(Yun. hypothesis=alta konan, temel, ilke, öndayanak, koşul,varsayım < hypo = alt, altta; thesis = koyum) : 1- (Matematikte ve mantıksal çıkarımlarda) Mantıksal sonuçlar çıkarmak üzere öndayanak olarak öne sürülen önerme ya da önermeler birliği. 2- (Deneysel bilimlerde) Belli bilgilere olanak sağlamak, bağlantıları anlaşılır kılmak, olayları açıklamak üzere geçici olarak konmuş bilimsel öneri; olayları geçici bir açıklama biçimi; ama ancak deneyle yöntemli bir biçimde denetlendikten sonra geçerliliği kabul edilebilir. 3- Düşünmenin temellendirilmesi olarakvarsayım: düşünmenin, herhangi bir konuda ileri sürdüğü bir savı tanıtlamak üzere koyduğu öndayanak. (Bu anlamda Yeni Kantçılardan Cohen ve Natorp'ta düşünmenin temel ilkesi, temel yöntemidir.)
  3. (en) Conjecture. guess. guesswork. hypothesis. supposition.
  4. (en) Conjecture. hypothesis. presumption. supposition. hypothesis hipotez. faraziye. assumption.
  5. (en) Assumption. hypothesis. supposition. conjecture. postulate.
  6. (en) Hypothesis
  7. (fr) Hypothèse
  8. (la) Supposi-tio

götüren (nedir)

  1. (en) Bearer

yeni (nedir)

  1. Kullanılmamış olan, eski karşıtı.
  2. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.
  3. En son edinilen.
  4. İşe henüz başlamış.
  5. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan.
  6. Tanınmayan, bilinmeyen.
  7. Daha öncekilerden farklı olan.
  8. Biraz önce, çok zaman geçmeden
    Örnek: Yeni tanıştığım orman uzmanları çok nazik ve kibar insanlardı. Ç. Altan
  9. (en) Fresh. green. hot. incoming. ingoing. maiden. neoteric. new. newly. novel. recent. renewed. smart. young. freshly. only just. recently. novice. kaino-. neo-.
  10. (en) Clean. crisp. fresh. further. incoming. late. new. newfangled. newly. novel. recent. young. latest. recently. just. raw. inexperienced.
  11. (en) New. fresh. latter day. modern. modernistic. neoteric. neotric. newly. novel. novitious. original. raw. recent. warm. young.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  İletişim

© NND Sözlük (Nedir Ne Demek Sözlük)