Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olması nedir, bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olması ne demek, bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olmasıın anlamı (bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olması nnd)

bulgu belgelerinin kendiliğinden kamu malı olması nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

bulgu

  1. Var olduğu hâlde bilinmeyeni bulup ortaya çıkarma işi ve bu işin sonunda elde edilen şey.
  2. Araştırma verilerinin çözümlenmesinden çıkarılan bilimsel sonuç, netice.
  3. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun, hastalığın belirlenmesine yarayan olgu veya olay, belirgi, araz, semptom.
  4. Aristoteles'In Poetika'sında bir kişinin başkasını çeşitli izlerden, eşyalardan ve yaptığı hareketlerden, dolayı tanıması. Bilgisizlikten bilgiye geçiş.Dgr.: Yun. Anagnorisis
  5. Belirti.
  6. Bulunan şey, keşif.
  7. Anlayış.
  8. İlham.
  9. (en) Symptom. evidence. finding. discovery. find. indication.
  10. (en) Find. finding. symptom. discovery.
  11. (en) Discovery. invention. diagnosis. find.
  12. (en) sign

kamu (nedir ne demek)

  1. Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
  2. Bir ülkedeki halkın bütünü, halk, amme
    Örnek: Çevre koruması sorunları İsveç kamusunun bilincine ve hatta bilinçaltına sinmiş. H. Taner
  3. Hep, bütün
  4. Bk.Kamu kesimi
  5. Âmme. ~ düzeni: âmme intizâmı. ~ töresi: âmme hukuku. ~ tüzel kişiliği: âmme hükmî şahsiyyeti. ~ yararı: âmme menfaati, maslahat.
  6. Bütün, hep.
  7. Halk.
  8. (en) Public. public.
  9. (en) Public. the public. the people. civil.
  10. (en) Public. the public. the community.

kamu kesimi (nedir ne demek)

  1. Devlet eliyle yürütülen ekonomik işlerin bütünü, kamu sektörü.
  2. Genel devlet ve kamu iktisadi teşebbüslerinden oluşan kesim.
  3. (en) Public sector.
  4. (en) Public sector

kam (nedir ne demek)

  1. dilek.
  2. Şaman.
  3. Dilek.
  4. Zevk, mutluluk, tat.
  5. Bk. aşık
  6. Bk. buruncuk
  7. Türk budunlarınca samanlara verilen âd. a. bk. şamancılık.
  8. Hekim. 2. Düşünür. 3. Büyücü, sihirbaz.
  9. (en) cam.
  10. (en) Crooked; awry.
  11. (en) Cam. shaman.
  12. (en) Lust, one of the weaknesses. crooked.
  13. (en) Lust, one of the five weaknesses. to love, to be in love with, to wish.
  14. (en) Kam.
  15. (en) [Kam] v. come, arrive; result from -; reach orgasm

mal (nedir ne demek)

  1. Bir kimsenin, bir tüzel kişinin mülkiyeti altında bulunan, taşınır veya taşınmaz varlıkların bütünü
    Örnek: Mal vardı, mülk vardı. At vardı, araba vardı. Ö. Seyfettin
  2. Büyükbaş hayvan
    Örnek: Boz atlar yağız değildi, artık; mallar erimiş, zayıflamıştı. N. Araz
  3. Alınıp satılabilen her türlü ticaret eşyası, tüccar malı, emtia.
  4. Bayağı, aşağılık, kötü kimse
    Örnek: İyi bir mal olsa buraya gönderirler miydi? R. H. Karay
  5. Esrar.
  6. Orospu.
  7. İnsan gereksinimlerini doğrudan veya dolaylı olarak karşılama özelliğine sahip her türlü nesne.
  8. (en) Goods. merchandise. property. possessions. holding. asset. chose. commodity. hereditament. ware.
  9. (en) Asset. commodity. effects. goods. holding. livestock. merchandise. property. wares.
  10. (en) A prefix in composition denoting ill, or evil, F. male, adv., fr. malus, bad, ill.
  11. (en) In some words it has the form male-, as in malediction, malevolent.
  12. (en) See Malice.
  13. (en) Chattel. commodity. goods. livestock. merchandise. riches. wealth. property. possession. estate assets. scoundrel. bastard. piece article. manufactures. ware. supplies. consignment. produce. farm stock. asset. capital. goods and chatt.
  14. (en) Malfunction.
  15. (en) Skydiver talk for Malfunction. prefix, bad, abnormal.
  16. (en) William W Malandra, Introduction to Ancient Iranian Religion. nIII: duty, obligation; obliged.
  17. (en) Minimum Analytical Limit.
  18. (en) goods

olma (nedir ne demek)

  1. Olmak işi veya durumu.
  2. (en) Being. happening. existing. existence. occurrence. maturation.

var  US UK (nedir ne demek)

  1. Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı.
  2. Sahiplik bildiren olumlu isim cümleleri kuran bir söz
    Örnek: Rahatsız etmek istemem hem de işim var. H. E. Adıvar
  3. Elde bulunan her şey
    Örnek: Elimizden alınan şeyler bütün varımız ve bütün varlığımızdır. R. E. Ünaydın
  4. (en) To. existent. present. available. there is. there are. to have. belongings. possessions. wealth.
  5. (en) Existing. in existence. present. in attendance. at hand. available. going spare.
  6. (en) variant.
  7. (en) Acronym for Value Added Reseller A VAR is a business that adds its own 'value,' or application, to an existing product, and resells the resulting enhanced product as a package.
  8. (en) See: Value-at-risk model.
  9. (en) Value-Added Reseller A business that repackages and improves hardware manufactured by an original equipment manufacturer.
  10. (en) Variable This Virtual character formatting element indicates text that represents a variable name.
  11. (en) Value Added Reseller. value-added reseller; a business that repackages and improves hardware manufactured by an original equipment manufacturer. an abbreviation for variety It applies to a variation of the species.
  12. (en) Company that writes application software that is packaged and sold with underlying systems software and hardware.
  13. (en) A business that repackages and improves hardware manufactured by an Original Equipment Manufacturer A VAR typically improves the original equipment by adding superior documentation, packaging, system integration, and exterior finish. abbreviation for volt ampere reactive Unit of ac reactive power.
  14. (en) Variable.
  15. (en) Volt Amps Reactive.
  16. (en) The SI unit of reactive power The reactive power at the port of entry of a single-phase two-wire circuit when the product of the rms value in amperes of the sinusoidal current, the rms value in volts of the voltage, and the sine of the angular phase difference by which the voltage leads the current is equal to 1.
  17. (en) Va regulation. [in] Contains the name of the item in the collection. nIII: courage; brave, courageous. a unit of electrical power in an AC circuit equal to the power dissipated when 1 volt produces a current of 1 ampere.
  18. (en) There are
  19. (en) There is
  20. Variant variation, variety.

hal(nedir ne demek)

  1. Çözme, çözülme.
  2. Eritme.
  3. Karışık bir sorunun içinden çıkma, sonuca varma.
  4. Sebze, meyve, bakliyat vb.nin satıldığı yer.
  5. Tahttan indirme.
  6. Bir şeyin içinde bulunduğu şartları veya taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vaziyet
    Örnek: Herkes hâline göre bir hediye verdi. H. R. Gürpınar
  7. Davranış, tutum, tavır
  8. Şimdiki zaman, içinde yaşanılan zaman
  9. Güç, kuvvet, takat.
  10. Kötü durum, sıkıntı, dert.
  11. Durum.
  12. Bk. şimdiki zaman kipi
  13. Bk. şimdiki zaman
  14. Sebze, meyve, bakliyat vb. nin satıldığı pazar yeri.
  15. Nesnelerin kesin olarak tanımlanmış koşullardaki ortak niteliklerinin tümüne verilen ad. anlamdaş durum.
  16. Bk. duru
  17. (en) Circs. state. condition. situation. status. aspect. demeanor. demeanour. estate. event. face. fettle. lay. plight. posture. repair. set. sight. stand.
  18. (en) Case. condition. footing. occasion. order. position. situation. state. status. temper. markethouse.
  19. (en) State. condition. state of affairs. circumstances. attitude. the present time. strength. energy. case. covered wholesale food market. affair. aspect. bearing. circumstance. demeanour. fettle. frame. juncture. market hall. covered market. mode. occa.
  20. (en) An acronym for hardware abstraction layer, a Windows NT DLL that links specific computer hardware implementations with the Windows NT kernel Windows NT 4 0 includes HALs for 80x86, Alpha, MIPS, and PowerPC hardware platforms.
  21. (en) Hardware Abstraction Layer. - firmware which provides a semi-or fully standardized interface between an SOC and code designed to exercise the SOC This code forms a layer between the hardware and software, allowing any software which uses a HAL to be more easily ported to operate with a different SOC This may or may not include boot code.
  22. (en) Hardware Abstraction Layer Used to provide a generic interface to the hardware and 'hide' hardware-specific functions.
  23. (en) Hardware Abstraction Layer An executive component in Windows NT and later operating systems that provides support that is specific to a particular hardware platform HAL provides support for the Kernel, I/O Manager, kernel-mode debuggers, and device drivers that are the lowest level The HAL exports routines that extract hardware details that are platform-specific about caches, I/O buses, and interrupts HAL provides an interface between the hardware of the platform and the operating system software.
  24. (en) Hardware Adaptation Layer.
  25. (en) Holland America Line.
  26. (en) Hardware Abstraction Layer Windows NT Software layer linking hardware to the Windows NT kernel. nIII: voice; tune. enables Windows NT to work with different types of hardware.
  27. (en) Food market
  28. (en) state
  29. (al) Zustand
  30. (fr) état

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük