Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bulge nedir, bulge ne demek, bulge türkçesi, türkçe anlamı (bulge nnd)

bulge nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






bulge  US UK

  1. Çıkıntı yapmak, şişmek, esnemek, pörtlemek
  2. Çıkıntı, şiş, tümsek
  3. B.D., (argo) üstünlük
  4. Bel vermek, esnemek
  5. Çıkıntı yapmak
  6. pırtlamak
  7. Dışarı uğratmak, pırtlatmak, çıkıntı meydana getirmek.

Türetilmiş Kelimeler (bis)

bulger, bulg., bulgan, bulgar, bulgarca, bulgari, bulger, bulgar, bulgarca, bulgari

çıkıntı yapmak (nedir ne demek)

  1. (en) Stand out, overhang, protrude, jut out, jut, stick out, run out, beetle, bulge, stick

çıkıntı (nedir ne demek)

  1. Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm
    Örnek: Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu. Y. K. Karaosmanoğlu
  2. Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma.
  3. Kambur.
  4. İki koyak arasında yer alan ince, burun biçiminde sivri bir uçla son bulan yer biçimi.
  5. (en) Projection. protrusion. outgrowth. overhang. jut. bulge. foreland. ledge. offset. process. prominence. promontory. protuberance. raise. ridge. salience. saliency. spur. style. stylus. tab.
  6. (en) Buckle. bump. flange. projection. prominence. protrusion. protuberance. marginal note çıkma.
  7. (en) Nosing. projection. protuberance. snag. promontory. salient part. marginal part. bay. ledge. notch. screening. rummage goods. rummage. cutting. refuse. waste. outcrop. waste product. dross. chip. waste material. trimming. trash. scrap. scraping. tailing.
  8. (en) spur
  9. (fr) saillant

yapmak(nedir ne demek)

  1. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek
    Örnek: Her görevi ayrım gözetmeden aynı titizlikle yapmak başarının sırrıdır. Ç. Altan
  2. Olmasına yol açmak.
  3. Onarmak, tamir etmek.
  4. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek
    Örnek: Ayrıca terbiye edeceğim, onu yaman bir polis köpeği yapacağım. R. H. Karay
  5. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek
    Örnek: Şu işi yapıver, diye yalvarmıştı da enişte engel olmuştu. S. M. Alus
  6. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek
    Örnek: Elimi ağzına götürerek sus işareti yaptım. R. H. Karay
  7. Düzenli bir duruma getirmek.
  8. Üretmek.
  9. (en) Accomplish. acquit oneself. architect. build. carve out. contrive. create. do. engineer. establish. execute. fashion. fulfil. fulfill. get. go over. go through. have. implement. land. make. perform. ply. practice. practise. produce. profess. put thro.
  10. (en) Build. commit. construct. cost. deliver. discharge. do. draw. fabricate. fill. found. fulfil. have. hold. make. manage. manufacture. perform. perpetrate. practise. produce. put. redeem. transact. to do. to make. to perform. to fulfil. to carry sth out. to mend. to repair. to fix onarmak. tamir etmek. to build. to construct. to erect. to found inşa etmek. to produce. to manufacture. to bring sth out üretmek. to cause yol açmak. to marry to evlendirmek. to cost. to do with. to have. to possess. to cook. to have. to draw. to deliver. to fix onarmak. to found inşa etmek. to bring sth out üretmek. to cause yol açmak. to marry to evlendirmek.
  11. (en) To make. to build. to construct. to fashion. to create. to manufacture. to produce. to prepare. to do. to buoy oneself with sth. to do sth as one's regular work or occupation. to carry out. to perform. to affect. to execute. to repair. to fix sth. to caus.
  12. (en) father
  13. (en) perpetrate
  14. (en) Put on

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük