|
bulgan
-
Olgun, bilgili, görgülü, hoşgörülü kimse.
-
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
Örnek:
Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar. R. H. Karay
-
Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı (kimse), kâmil
Örnek:
Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti. Y. K. Karaosmanoğlu
-
Büyüme ve gelişmesini tamamlayarak ergin evreye ulaşmış. Matür.
-
Soydan gelen kimse.
-
Mature. ripe. grown. mellow. seasoned.
-
Fruity. mature. mellow. ripe. experienced.
-
Mature. ripe. mature. mellow.
-
Mature, ripe
-
Mûr
-
Maturus:olgun
-
Bilgi sahibi olan, malumatlı, haberli
Örnek:
Ama, iyiler, bilgililer, yetenekliler nerede idi? T. Buğra
-
Bilerek
Örnek:
Her konuda rahat, bilgili konuşurdu kalemi. Y. Z. Ortaç
-
Knowing. learned. wise. sophisticated. scholarly. deeply read. knowledgeable. well informed. erudite. informed. read. thoroughbred. versed.
-
Erudite. hot. informed. knowledgeable. learned. literate. profound. well-informed.
-
Learned. to be informed. well-informed. brainy. hep. in the known. intellectual. in the know. profound. red hot. versed.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|