Nedir ne demek sorularına kısa cevaplar

Ana Sayfa > buhar kurutucusu nedir ne demek, buhar kurutucusunun anlamı

buhar kurutucusu nedir

nedir  -  ingilizce  -  fotoğraf  -  web araması  -  bulmaca  -  bis  -  matematik  -  sembol

buhar kurutucusu

  1. Buhar içerisindeki su damlacıklarını ayıran ve kuru buhar elde edilmesini sağlayan araç.
  2. Buhar içerisindeki su damlacıklarını ayıran ve kuru buhar elde edilmesini sağlıyan aygıt.

buhar (nedir)

  1. Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu
    Örnek: Bu bombardımanda ne yeni silahların çelik sesini işittik ne de buharı andıran dumanla karışık şimşeği gözlerimizi kamaştırdı. R. H. Karay
  2. Bk. uçuk
  3. Suyun, ısı etkisiyle gaz halini almış biçimi.
  4. Bk. buğu
  5. Bk. buhar
  6. buhar ne demek (en) Steam. vapor. vapour. exhalation. aura. (sadece ingilizce sonuçlar)
  7. buhar ne demek (en) Fume. steam. vapour.
  8. buhar ne demek (en) Steam. vapour. fume. port.
  9. buhar ne demek (en) Steam

uçuk (nedir)

  1. Uçmuş, soluk
    Örnek: Parasızın yürüyüşü sürtük, gözleri süzük, rengi uçuk, sesi bozuktur. R. H. Karay
  2. Açık (renk)
    Örnek: Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık... P. Safa
  3. Hafif, belirsiz
    Örnek: Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız. A. İlhan
  4. Deli dolu.
  5. Ateşli hastalıklar, ruhsal bunalımlar veya korku sonucu genellikle dudakta beliren kabarcık.
  6. Sıcaklığını değiştirmeksizin, yalnızca basıncını artırarak sıvılaştırabilen bir uçunun durumu.uçuk, dönüşül sıcaklık altında bulunan bir tür uçundur.
  7. Sıcaklığını değiştirmeksizin, yalnızca basıncını artırarak sıvılaştırabilen bir uçunun durumu.uçuk, dönüşül sıcaklık altında bulunan bir tür uçundur.
  8. Bir sıtma belirtisi olarak da ortaya çıkabilen, sulu, küçük deri kabarcığı.
  9. 1. Uçmuş, soluk renk. 2. Çökmüş yer, toprak. 3. İyi. 4. Sivri dağ tepesi.
  10. uçuk ne demek (en) Herpes. (sadece ingilizce sonuçlar)
  11. uçuk ne demek (en) Crackpot. ethereal. blain. vesicle. herpes. cold sore. faded. pale.
  12. uçuk ne demek (en) Pallid.
  13. uçuk ne demek (en) Vapor
  14. uçuk ne demek (en) Fever blister
  15. uçuk ne demek (al) Dampf
  16. uçuk ne demek (al) Hitzblaschen
  17. uçuk ne demek (fr) Vapeur
  18. uçuk ne demek (fr) Herpès
  19. uçuk ne demek (la) Herpes

kurutucu (nedir)

  1. Nemi, ısı veya hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan maddeleri kurutan alet.
  2. Boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan madde.
  3. Kurutma işini yöneten kimse.
  4. 1- Nemi, ısı ya da hava akımıyla uzaklaştırıp içine konulan özdekleri kurutan aygıt. 2- Boya ve parlatıcıların çabuk kurumalarını sağlamak amacıyla içlerine katılan yükseltgen özdek.İng.: drier, dryer Fr.: séchoir Alm.: Trockner
  5. kurutucu ne demek (en) Drier, film drying machine operator (sadece ingilizce sonuçlar)
  6. kurutucu ne demek (en) Clothes dryer.
  7. kurutucu ne demek (en) Dryer. drying. drier.
  8. kurutucu ne demek (en) Drying agent. siccative. clothes drier. dehumidifier. drier dryer.
  9. kurutucu ne demek (al) Trockenapparatoperateur
  10. kurutucu ne demek (fr) Sécheur(-euse)

ayıran (nedir)

  1. Işığı yalın ögelerine ayırma özelliği olan.
  2. ayıran ne demek (en) Diacritic. (sadece ingilizce sonuçlar)
  3. ayıran ne demek (en) Distinctive. selective. dispersive.
  4. ayıran ne demek (en) Diacritical. distinctive. selective.

kuru (nedir)

  1. Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
    Örnek: Yanakları kuruydu, fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı. H. E. Adıvar
  2. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan.
  3. Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı
  4. Canlılığını yitirmiş (bitki)
  5. Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem
  6. Salgısı olmayan.
  7. Döşenmemiş, çıplak.
  8. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek).
  9. kuru ne demek (en) Dry. drying. dried. arid. sapless. scarious.
  10. kuru ne demek (en) Arid. dry. dusty. dried. dead. withered. skinny. thin. bare. unfurnished. empty. vain. dry. dried. arid. skinny.
  11. kuru ne demek (en) 100 kurus equal 1 lira a progressive disease of the central nervous system marked by increasing lack of coordination and advancing to paralysis and death within a year of the appearance of symptoms; thought to have been transmitted by cannibalistic consumption of diseased brain tissue since the disease virtually disappeared when cannibalism was abandoned.
  12. kuru ne demek (en) Dry. dead. emaciated. bare. empty. vain. arid. gaunt. hungry. jejune. scholastic. unwatered. weedy.
  13. kuru ne demek (en) A disease found in the Fore tribe in New Guinea, and due to the eating of human infected tissue by members of a tribe In general the women ate brain tissue rather than the men and so it was the women and children that died relatively rapidly of the disease.
  14. kuru ne demek (en) A TSE found only in the Fore tribe in New Guinea most likely related to ritualistic cannabalism carried out amoung members of the tribe Transmissibility of the disease has been established through the work of Gadjusek.
  15. kuru ne demek (en) A human transmissible spongiform encephalopathy, found in the Fore people in New Guinea New cases are now extremely rare, after being at a high frequency just a few decades ago.
  16. kuru ne demek (en) A human TSE once found in New Guinea, transmitted when people handled and ate the brains of dead relatives. is a prion disease that is virtually extinct It was originally described in members of a tribe of the New Guinea known to practice endocannibalism The epidemics probably originated from the consumption of contaminated meat from a member of the tribe affected by sporadic CJD Clinical and pathologically, Kuru is fairly different from nvCJD , Churchill Livingstone, Edinburgh, 1998, Vol 4, pp 39-77.
  17. kuru ne demek (en) A noted legendary hero of India, the contests of whose descendants form the subject of two Indian epics.
  18. kuru ne demek (en) Spongiform encephalopathy found in the Fore people of Papua New Guinea and linked to ritualistic cannibalism prior to the 1950's.
  19. kuru ne demek (en) Kurukuru A straight type of greenstone pendant - - See 'F' in Figure 62, in the page under the heading Types - click on Types in the top panel. a progressive, fatal brain disease, spread by cannibalism, confined to the Papua New Guinea Eastern Highlands and there almost exclusively to the Fore people The word means 'trembling' and 'fear' in Fore. a progressive disease of the central nervous system marked by increasing lack of coordination and advancing to paralysis and death within a year of the appearance of symptoms; thought to have been transmitted by cannibalistic consumption of diseased brain tissue since the disease virtually disappeared when cannibalism was abandoned. 100 kurus equal 1 lira.


BİS
Başında, içinde, sonunda "buhar kurutucusu" geçen kayıtlar (hepsine bakın)




Hakkında  -  İletişim  -  Yasal Konular  -  Son Eklenenler  -  Araçlar

© Nedir Ne Demek, 33.0.725
Bunları kaçırmayın!