|
buhar makinesi
-
Buhar basıncıyla işleyen makine.
-
Bk. uçuk işlergesi
-
Steam engine. vapour engine.
-
Yüksek basınçlı kızgın uçuğun genleşerek iş görme özelliğine dayanan ısıl işlerge.
-
Yüksek basınçlı kızgın uçuğun genleşerek iş görme özelliğine dayanan ısıl işlerge.
-
Steam engine
-
Dampfmaschine
-
Machine à vapeur
-
Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu
Örnek:
Bu bombardımanda ne yeni silahların çelik sesini işittik ne de buharı andıran dumanla karışık şimşeği gözlerimizi kamaştırdı. R. H. Karay
-
Bk. uçuk
-
Suyun, ısı etkisiyle gaz halini almış biçimi.
-
Bk. buğu
-
Bk. buhar
-
Steam. vapor. vapour. exhalation. aura.
-
Fume. steam. vapour.
-
Steam. vapour. fume. port.
-
steam
-
Herhangi bir enerji türünü başka bir enerjiye dönüştürmek, belli bir güçten yararlanarak bir işi yapmak veya etki oluşturmak için çarklar, dişliler ve çeşitli parçalardan oluşan düzenekler bütünü
Örnek:
Tıraş makineleri ile usturalar çekmecelerde dururdu. N. Cumalı
-
Bir alet veya taşıtın hareket etmesini sağlayan mekanizması.
-
Araba, otomobil.
-
Bk. işlerge
-
Bk. işleteç
-
Machine. engine. device.
-
Engine. machine. press. device. contraption. machinery. car.
-
Machine. engine. mechanism. workings. motor. machinery. device. mechanical. workhorse.
-
Uçmuş, soluk
Örnek:
Parasızın yürüyüşü sürtük, gözleri süzük, rengi uçuk, sesi bozuktur. R. H. Karay
-
Açık (renk)
Örnek:
Uçuk siyah renkli çarşaf pelerinin önü açık... P. Safa
-
Hafif, belirsiz
Örnek:
Ruhsar Hanım uçuk bir gülümsemeyle kapıya süzüldü gitti, birkaç saat içinde birkaç yıl daha yaşlanıvermiş kadıncağız. A. İlhan
-
Deli dolu.
-
Ateşli hastalıklar, ruhsal bunalımlar veya korku sonucu genellikle dudakta beliren kabarcık.
-
Sıcaklığını değiştirmeksizin, yalnızca basıncını artırarak sıvılaştırabilen bir uçunun durumu.uçuk, dönüşül sıcaklık altında bulunan bir tür uçundur.
-
Sıcaklığını değiştirmeksizin, yalnızca basıncını artırarak sıvılaştırabilen bir uçunun durumu.uçuk, dönüşül sıcaklık altında bulunan bir tür uçundur.
-
Bir sıtma belirtisi olarak da ortaya çıkabilen, sulu, küçük deri kabarcığı.
-
Uçmuş, soluk renk.
-
Çökmüş yer, toprak.
-
İyi.
-
Sivri dağ tepesi.
-
herpes.
-
Crackpot. ethereal. blain. vesicle. herpes. cold sore. faded. pale.
-
pallid.
-
vapor
-
Fever blister
-
Dampf
-
Hitzblaschen
-
vapeur
-
herpès
-
herpes
-
1- Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-Erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.
-
1- Kuvveti ya da devinimi bir noktadan ötekine aktaran ya da birinden ötekine dönüştüren her türlü aygıt. 2-Erkeyi bir halden başka hale dönüştürerek yararlı biçimde kullanılmasını sağlayan aygıt.
-
machine
-
Maschine
-
machine
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|