Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > buhar kazanı nedir, buhar kazanı ne demek, buhar kazanıın anlamı, ingilizcesi (buhar kazanı nnd)

buhar kazanı nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






buhar kazanı

  1. Buhar elde etmekte kullanılan kazan.
  2. Buhar elde etmekte kullanılan kazan.
  3. Bk. buhar kazanı
  4. (en) Steam boiler.
  5. (en) Steam boiler

buhar (nedir ne demek)

  1. Isı etkisiyle sıvıların ve bazı katıların dönüştükleri gaz durumu
    Örnek: Bu bombardımanda ne yeni silahların çelik sesini işittik ne de buharı andıran dumanla karışık şimşeği gözlerimizi kamaştırdı. R. H. Karay
  2. Bk. uçuk
  3. Suyun, ısı etkisiyle gaz halini almış biçimi.
  4. Bk. buğu
  5. Bk. buhar
  6. (en) Steam. vapor. vapour. exhalation. aura.
  7. (en) Fume. steam. vapour.
  8. (en) Steam. vapour. fume. port.
  9. (en) steam

kazanı (nedir ne demek)

  1. Bir olayın gerçekleşme olasılığının çok sayıda bağımsız etkenin zamandaş işleyişi sonucu olduğu ya da salt rastlantıya bağlı kaldığı durum.
  2. (en) chance

kaza (nedir ne demek)

  1. Can veya mal kaybına, zararına sebep olan kötü olay.
  2. İlçe, kaymakamlık
    Örnek: Kazada mektepli dişçi olmadığı için onu vilayete götürdüm. R. N. Güntekin
  3. Vaktinde kılınmayan namazı veya tutulmayan orucu sonradan dinî kurallara uygun olarak yerine getirme.
  4. Yargı.
  5. Kadılık görevi.
  6. Bk. ilçe
  7. Bk. yargı (1)
  8. (en) Crack-Up. accident. mishap. misfortune. misadventure. borough. casualty. crash. district. fatality. incident. smash. smash-up. township. wreck.
  9. (en) Accident. evil. misadventure. misfortune. mishap. smash. smazh. smazsh-up. crash.
  10. (en) County. accident. subdivision of a province. administration of justice. adjudication. body of a county. borough. casualty. casus. community. crash. district. misadventure. mischance. misfortune. mishap.

elde (nedir ne demek)

  1. Çarpma ve toplama işlemlerinde bir sonraki sıranın rakamlarına katılacak olan sayı.
  2. (en) On hand. at hand.
  3. (en) Available. in hand.
  4. (en) Carry. to be in hand.

el   US UK (nedir ne demek)

  1. Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümüne verilen ad.
    Örnek: El var, titrer durur, el var yumuk yumuk / El var pençe olmuş, el var yumruk. Z. O. Saba
  2. Sahiplik, mülkiyet.
  3. Kez, defa.
  4. İskambil oyunlarında kâğıt atma sırası.
  5. Yönetim, baskı, etki.
  6. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
  7. Aracı, vasıta.
  8. Yabancı, yakınların dışında kalan kimse
    Örnek: Kâtip benim ben kâtibin el ne karışır! Halk türküsü
  9. Ülke, yurt, il
    Örnek: Çöller, Yemen ellerinden betermiş. A. Gündüz
  10. Halk, ahali.
  11. Oba, aşiret
    Örnek: Kalktı göç eyledi Afşar elleri / Ağır ağır giden eller bizimdir. Dadaloğlu
  12. İnsan ya da maymunlarda tutma organı olarak gelişmiş, avuç içi ve parmaklardan oluşan kolun uç bölgesi.
  13. Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.
  14. (en) Hand. hand-operated. hand-held. hand. fist. flapper. one shot. other person. fin.
  15. (en) Hand. hands. manual. mitt. paw. range. round. stranger. people. country.
  16. (en) Hand. power. control. assistance. deal. possession. ownership. one shot. alien. grip. move. paw. stock.
  17. (en) Angular distance above the horizon. an electric elevated railway. elevation.
  18. (en) Energy Limiting; Cooper Power Systems' distribution class, direct-connected arrester for crossarm or polemounting applications. elevated railroad NE - born with the name of WO - woe.
  19. (en) The Semitic word for God, found alone or compounded with other terms as names of God ; often found as the theophoric element in personal and place names.
  20. (en) The European basic multiplex rate that carries 30 voice channels in a 256-bit frame transmitted at 2 048 Mbps.
  21. (en) Energy Limiting; arrester for crossarm or polemounting applications.
  22. (en) Electrical System Inoperable.
  23. (en) Executive Level. Short for El Producto cigars 'I contact eleven El's and macs in heaven' -- Nas.
  24. (en) East Indian. The, a definite article, in Spanish. equivalent lot.
  25. (en) Elisp source code file.
  26. (en) G-D, god.
  27. (en) Powerful Unfolding Spirit expands herself from each point in each moment, like a field of flowers on a summer morning She comes from the inside of each Monad out to its peremeter, through the individual. a, one, some, any. the chief god of the Canaanite pantheon; variously known as the father of Baal. Short for El Producto cigars 'I contact eleven El's and macs in heaven' -- Nas.
  28. (en) hand
  29. (en) pud
  30. (en) ELISA
  31. (fr) main
  32. Elevated railway
  33. [el (elevated railroad) ] yol üzerindeki köprüden geçen demiryolu

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük