|
bu sana ders olsun
-
Let this be a lesson to you
-
Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
-
En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
-
Bk. bromourasil
-
Present. this. quod.
-
Such. this.
-
This. that alters matters.
-
Abbreviation for bushels. abbreviation for Brilliant Uncirculated.
-
Bulgaria.
-
Short for Brilliant Uncirculated. 'Military' or 'warrior ' A concept denoting the entire military dimension of feudal Japan. 'Military' or 'warrior ' A concept denoting the entire military dimension of feudal Japan.
-
In Aikido, Bu signifies valor and indomitable spirit, not contention and strife Aikido is the ultimate expression of Bu, which originally meant to keep two weapons from coming together.
-
Martial. buried. footwork/stances. martial arts. bushel. ilding Amenities: Each building has something to offer its owners or tenants These are called amenities Amenities can be basic such as a doorman or as unique as high speed Internet access Other common amenities include garages, valet services, health clubs, pools, recreational rooms, laundry facilities, etc. 'Martial' See Budo.
-
Business Unit.
-
Bushel. the grade of a coin without any signs of wear that has never been in circulation. Martial.
-
Butadiene-binder.
-
Footwork/Stances. martial art.
-
bushel.
-
L.Bor. 2.5-Bromoüridin.
-
Regresyon kat sayısı.
-
Si notası, iyi (not)
-
Si [müz.], iyi
-
Sen zamirinin yönelme durumu.
-
To you. you. to thee. thee.
-
you.
-
The capital and largest city of Yemen; on the central plateau.
-
To you. from you. thee.
-
Öğretmenin öğrenciye belirli bir sürede verdiği bilgi
Örnek:
Mektepten kaçmıyor, bazı derslerden zevk alıp saatlerce çalıştığım oluyordu. S. F. Abasıyanık
-
Bu bilgi aktarımı için ayrılan süre.
-
Öğrencinin öğrenmek zorunda olduğu bilgi
Örnek:
Bir yakınlık kurmak için derslerini soracak oluyordu. N. Cumalı
-
Bir olayın bellekte bıraktığı öğretici iz, öğüt, ibret
Örnek:
En iyisi, kıyının verdiği şu ekoloji dersini uygulamak mı dersiniz? H. Taner
-
1- Öğrencilere bir konuyu anlatmak, bir sorunu açıklamak ya da birtakım becerileri kazandırmak için yapılan kısa süreli öğretim. 2- Öğretim süresince ve kimi durumlarda öğretmenin yaptığı açıklamalar, küme tartışmaları ve alıştırmalar yoluyle öğrenilen şey. 3- Belirli bir süre üzerinde çalışılan konu. 4- Öğrencilerin, öğrenmek durumunda bulundukları bilgi, beceri ve anlayışlar.
-
Lesson. lecture. class. morals. subject. object lesson. example. teaching. training.
-
Lesson. lecture. class. morals. subject. object lesson. example. teaching. training. period.
-
Class. course. lesson. warning. example. subject.
-
Lesson, subject
-
One in the eye
-
Bk. granülsüz endoplâzmik retikulum
-
Bk. lineer enerji transferi
-
Rented room or apartment (British); obstacle, hindrance; play which is invalid and must be repeated (in tennis and other net games)
-
Sonek -cik, küçültme ifade eder: kinglet kralcık.
-
(let, letting) izin vermek, müsaade etmek
-
By, through, in ile geçmesine, gitmesine veya gelmesine müsaade etmek
-
Kontrata bağlamak
-
Yardımcı fiil olarak --eyim, -elim, -sin, -sinler (birinci veya üçüncü şahıs emir kipi)
-
Kiraya vermek
-
Eski mania, engel
-
Tenis oyuna başlarken topun hafifçe ağa dokunarak geçmesi, let
-
Bırak olsun!, bırak yapsın!
-
Bırakmak, izin vermek, meydan vermek, ses çıkarmamak, kiraya vermek, vermek, ihale etmek, kiraya verilmek, dirmek, dürmek
this
(nedir ne demek)
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|