|
bu saati tamir edebilir misiniz
-
Can you repair this clock
-
Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz.
-
En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.
-
Bk. bromourasil
-
Present. this. quod.
-
Such. this.
-
This. that alters matters.
-
Abbreviation for bushels. abbreviation for Brilliant Uncirculated.
-
Bulgaria.
-
Short for Brilliant Uncirculated. 'Military' or 'warrior ' A concept denoting the entire military dimension of feudal Japan. 'Military' or 'warrior ' A concept denoting the entire military dimension of feudal Japan.
-
In Aikido, Bu signifies valor and indomitable spirit, not contention and strife Aikido is the ultimate expression of Bu, which originally meant to keep two weapons from coming together.
-
Martial. buried. footwork/stances. martial arts. bushel. ilding Amenities: Each building has something to offer its owners or tenants These are called amenities Amenities can be basic such as a doorman or as unique as high speed Internet access Other common amenities include garages, valet services, health clubs, pools, recreational rooms, laundry facilities, etc. 'Martial' See Budo.
-
Business Unit.
-
Bushel. the grade of a coin without any signs of wear that has never been in circulation. Martial.
-
Butadiene-binder.
-
Footwork/Stances. martial art.
-
bushel.
-
L.Bor. 2.5-Bromoüridin.
-
Regresyon kat sayısı.
-
Si notası, iyi (not)
-
Si [müz.], iyi
-
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
Örnek:
Karabalçıklı çiftliği kasabadan sıkı yürüyüşlerle bir saat çeker. R. N. Güntekin
-
Vakit, zaman
Örnek:
Oyuncular meyus olmayarak gene saati geldiği vakit perdelerini açtılar. M. Ş. Esendal
-
Bir işin yapıldığı belli bir zaman.
-
Günün hangi saati olduğunu gösteren alet
Örnek:
Kolundaki krom saate göz attı. R. H. Karay
-
Sayaç.
-
O'Clock. hour. watch. clock. timer. ticker. meter. horologe.
-
Hour. meter. register. ticker. time. watch. clock. meter.
-
Time. clock. hour. timepiece. watch. time of day. meter. taximeter. speedometer. başına by the hour. the enemy. fob. o'clock. ticker. tide.
-
Seed , sowing.
-
Onarma, onarım.
-
Yapılan bir yanlışı, kusuru düzeltmeye çalışma
Örnek:
Mademki bir münasebetsizlik etmişsin, bunu tamire imkân yok muydu? R. N. Güntekin
-
Onarım. ~ etmek: onarmak.
-
Bk. onarım
-
Wrecking. repair. overhaul. mending. fixing. mend. refit. refitment. reparation.
-
Repair onarım. overhaul. maintenance. restoration. repair.
-
Repair. repairing. fixing. mending. to make amends for. refection. refit. renewal.
-
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık
Örnek:
Can çıkmayınca huy çıkmaz. Atasözü
-
Yaşama, hayat
Örnek:
Bir kedi yavrusunu kurtarmak için ipe sarılıp kuyuya iner, canımı tehlikeye koyardım. R. N. Güntekin
-
Güç, dirilik
Örnek:
Her şeyde bu mevsime mahsus bir can, bir dirilik kendini gösteriyordu. M. Ş. Esendal
-
Kişi, birey
Örnek:
Benimle beraber dört canız . F. R. Atay
-
İnsanın kendi varlığı, özü
Örnek:
Ne denir, canımız ne mertebe insan olsa mayamız, maddemiz hayvan... R. N. Güntekin
-
Gönül
Örnek:
Çirkin bana kurban, ben de güzele / Can sever güzeli, maldan ziyade. Karacaoğlan
-
Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi.
-
Çok içten, sevimli, sevilen, şirin
Örnek:
Alphonse Daudet ilk gençliğimin can yazarlarından biri idi. T. Buğra
-
Ruh.
-
Güç, dirilik.
-
İnsanın kendi varlığı, özü.
-
Gönü
-
Çok içten, sevimli, şirin kimse.
-
Tin, aluminum container; (Slang) jail, prison; (Slang used in Canada and the USA) toilet, bathroom; dismissal, firing from a position (or job, etc.)
-
Yapmak imkânı (nda) olmak: Can you do thiswork ? Bu işi yapabilir misin? I couldn't find my tie
-
Canada, Canadian.
-
(ed,-ning) konserve kutusu, teneke kutu
-
Çöp tenekesi
-
Abd, argo hapishane
-
Argo yüznümara
-
Argo kaba et
-
Konserve yapmak
-
Kutulara doldurmak
-
Abd, argo kovmak, işine son vermek, slang sepetlemek
-
Argo filime veya teybe almak
-
Ebilmek, yapabilmek, edebilmek, olabilmek; konservesini yapmak, konservelemek; kasede kaydetmek, kayıt yapmak (ses ya da görüntü), uzaklaştırmak (okul), kovmak
you
(nedir ne demek)
-
Sen, siz, sana, size, seni, sizi
-
Siz, sizler, sen
-
Seni, size
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|