Yazar Ol - Yazar GiriÅŸi
NND Sözlük
Ana Sayfa > braid nedir, braid ne demek, braid türkçesi, türkçe anlamı (braid nnd)

braid nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






braid   US UK

  1. Örmek, örgü şeklinde dokumak
  2. Kurdele veya bant ile tutturmak, bağlamak (saç)
  3. Şerit veya sutaşı ile süslemek
  4. Örgü, saç örgüsü
  5. Şerit, sutaşı
  6. Kurdele, bant, şerit (saç için)
  7. Örmek (saç), bağlamak, tutturmak; şeritle süslemek

örmek (nedir ne demek)

  1. İplik, yün, tel, saz vb.ni birbirine dolayarak işlemek veya tezgâhta dokumak
    Örnek: Balık ağı örerken, ağları tamir ederken okur o! S. F. Abasıyanık
  2. KumaÅŸlardaki delikleri elde iplikle besleyerek kapatmak
    Örnek: Paltonun sırtını güve yemişti de ben örmüştüm. B. Felek
  3. Saç, yele vb. şeylerin tellerini birkaç bölüme ayırıp birbirine geçirmek yolu ile dağınıklıktan kurtarmak.
  4. Duvar yapmak veya onarmak.
  5. Estetik kaygıyla, duygulu biçimde bir güzelliği ortaya koymak
    Örnek: Bu yeni zevke göre, şiir ve nesir örenler yok. Y. K. Beyatlı
  6. Müzik, edebiyat vb.nde bir özelliği oluşturmak, ortaya koymak
    Örnek: Yaşadıkça kendi kabuğunu yetiştiren sümüklü böcek gibi talihimizi biz kendimiz öreriz. A. Ş. Hisar
  7. (en) Knit. plait. weave. hand-knit. twine. entwist. build.
  8. (en) Braid. darn. interweave. knit. weave.
  9. (en) To knit. to darn. to braid. to plait. to weave. to build. to bond. to splice. to lay. to interweave. to twine. to wreathe. entwine.
  10. (en) twine
  11. (en) bond
  12. (en) braid

örgü (nedir ne demek)

  1. Örme işi veya biçimi.
  2. Tığ, şiş veya özel makineyle ilmiklerin yan yana getirilmesiyle örülerek yapılmış şey
    Örnek: İstediğiniz kadar tel örgü engelleri koyunuz. F. R. Atay
  3. Örülmüş saç bölüğü, belik
    Örnek: Başı yemenili, saçları iki örgü, ayağı takunyalı sarışın bir köylü kızı bana sordu. R. H. Karay
  4. Dokumacılıkta atkı ve çözgü ipliklerinin, dokumayı oluşturacak biçimde belli bir desene göre kesişmesi.
  5. İletişim, ulaşım vb.nin ülke yüzeyinde yayılmış biçimi, ağ.
  6. Yapı
    Örnek: Batı Avrupa medeniyeti bütün dış ve iç örgüleriyle bana ilk defa orada ayan olmuştu. Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Örülerek yapılmış olan, örme.
  8. Bazı sinir veya damarların birbirine geçip dolaşmasından ortaya çıkan oluşum.
  9. 1- Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. 2- Çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe.
  10. 1- Bir buzsul içinde özdeciklerin, öğeciklerin, üşerlerin titreşime başladıkları ortalama yerlemlerinin oluşturduğu düzenli ağ. 2- Çoktürel tepkileşmlikte bölünebilir ve bölünemez özdeklerin düzenli dizilmesiyle oluşan örnekçe.
  11. (en) Knitted. hand-knit. hand-knitted. knitting. knit. plait. braiding. braid. plat.
  12. (en) Knitting. plait. knit. braid. plexus. bond.
  13. (en) Knitting. plait. knit. darning. braiding. weave. knitted article. braid. fabric. texture. tissue. network. net. woof. web. splice. lace. meshed. pleat. queue. path. knitted. meshes.
  14. (en) lattice
  15. (al) Kristallnetz
  16. (fr) réseau

reklamlar



Bunları Kaçırmayın



Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletiÅŸim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük