Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bozguna uğramak nedir, bozguna uğramak ne demek (bozguna uğramak nnd)

bozguna uğramak nedir, bozguna uğramak ne demek?

bozguna uğramak

  1. Yenilip perişan olmak, dağılmak, hezimete uğramak: “Durdu ve bir anda bütün mukavemeti bozguna uğradı.” -P. Safa.
  2. (en) Be routed, come a cropper, go smash, smash up, smash.

uğramak (nedir ne demek)

  1. Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
    Örnek: Üç günde yalnız üç vapur iskeleye uğradı. S. F. Abasıyanık
  2. Bir yerin yanından, yakınından, içinden geçmek
    Örnek: Ona kapıdan şöyle bir uğramak isterdim. H. Taner
  3. Fırlayarak çıkmak, dışarı çıkmak
    Örnek: Zelzele çığlığıyla beraber hepsi evden dışarı uğradılar. M. Ş. Esendal
  4. Kötü duruma konu olmak
    Örnek: Öldüreceğiz diyenlere karşı, ölmeyeceğiz diye harbe girebiliriz. Lakin, millet hayatı tehlikeye uğramadıkça harp bir cinayettir. Atatürk
  5. Yaklaşmak
  6. Karşılaşmak, maruz kalmak
  7. Cin, peri çarpmak.
  8. (en) Stop by.
  9. (en) Visit.
  10. (en) Call on.
  11. (en) Call upon.
  12. (en) Come by.
  13. (en) Drop in.
  14. (en) Drop in on.
  15. (en) Put in an appearance.
  16. (en) Experience.
  17. (en) Fall into.
  18. (en) Meet.
  19. (en) Receive.
  20. (en) Undergo.
  21. (en) Call at.
  22. (en) Come over.
  23. (en) Come round.
  24. (en) Drop around.
  25. (en) İncur.
  26. (en) Look up.
  27. (en) Run against.
  28. (en) Run in.
  29. (en) Stop in.
  30. (en) Sustain.
  31. (en) Call.
  32. (en) To stop by in passing.
  33. (en) To meet with.
  34. (en) Sufer.
  35. (en) To call by/on.
  36. (en) To drop in on.
  37. (en) To drop by.
  38. (en) To stop by.
  39. (en) To stop round.
  40. (en) To call.
  41. (en) To pop in.
  42. (en) To come over.
  43. (en) To come round.
  44. (en) To stop off.
  45. (en) To experience.
  46. (en) To suffer.
  47. (en) To undergo.
  48. (en) Call in.
  49. (en) Encounter.
  50. (en) To pay a flying visit.
  51. (en) Pop in.
  52. (en) Stop off.
  53. (en) Take.
  54. (en) Touch at.
  55. (en) To pay a visit.

perişan (nedir ne demek)

  1. Dağınık, düzensiz, karmakarışık
    Örnek: Ne kadar toplasan perişandır / Toplanır saçlarım dağılmak için. C. Şehabettin
  2. Acınacak durumda olan, zavallı
    Örnek: Omuzlarındaki çamurlu tüfeklerin altında iki büklüm olmuş, yorgun ve perişan ağır ağır yürüyorlardı. Ö. Seyfettin
  3. (en) Wretched.
  4. (en) Perturbed.
  5. (en) Desolate.
  6. (en) Abject.
  7. (en) Miserable.
  8. (en) Spent.
  9. (en) Scattered.
  10. (en) Disordered.
  11. (en) Perplexed.
  12. (en) Bewildered.
  13. (en) Distraught.
  14. (en) Dishevelled.
  15. (en) Gaunt.
  16. (en) Ruinous.

olmak (nedir ne demek)

  1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
    Örnek: En şiddetli münakaşa, kumpanyanın ismi için oldu. S. F. Abasıyanık
  2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
  3. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak
    Örnek: Okumak, eczacı olmak bu sayılı inatlarından biri ve ilkidir. T. Buğra
  4. Bir şeyi elde etmek, edinmek
    Örnek: Nihayet ben mal sahibi olacağıma göre rahattım. S. F. Abasıyanık
  5. Bir durumdan başka bir duruma geçmek.
  6. Herhangi bir durumda bulunmak.
  7. Uygun düşmek, yerinde görülmek.
  8. Yetişmek, olgunlaşmak.
  9. (en) Happen.
  10. (en) Come.
  11. (en) Form.
  12. (en) Grow.
  13. (en) Reign.
  14. (en) To come into being.
  15. (en) Fall out.
  16. (en) Make.
  17. (en) Originate.
  18. (en) Prove.
  19. (en) Stand.
  20. (en) To go under the styles of.
  21. (en) To go through accounts.
  22. (en) Be situated.
  23. (en) Become.
  24. (en) Exist.
  25. (en) Occur.
  26. (en) Take place.
  27. (en) Have.
  28. (en) Mature.
  29. (en) Befall.
  30. (en) Come about.
  31. (en) Come off.
  32. (en) Come over.
  33. (en) Eventuate.
  34. (en) Fare.
  35. (en) Go on.
  36. (en) Hatch.
  37. (en) Turn.
  38. (en) Transpire.
  39. (en) To be.
  40. (en) To become.
  41. (en) To exist.
  42. (en) To happen.
  43. (en) To occur.
  44. (en) To take place.
  45. (en) To go no.
  46. (en) To come about.
  47. (en) To transpire.
  48. (en) To get.
  49. (en) To fit.
  50. (en) To be suitable for.
  51. (en) To be present.
  52. (en) To ripen.
  53. (en) To mature.
  54. (en) To catch.
  55. (en) To have.
  56. (en) To undergo.
  57. (en) To be ready/prepared/cooked.
  58. (en) To be done out of sth.
  59. (en) Catch.
  60. (en) To be completed.
  61. (en) To be cooked.
  62. (en) Turn out.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.012