|
boyayıcı
-
Boyama özelliği olan şey.
-
Renkli yazma veya mendil.
-
Rengi boya ile sonradan verilmiş olan
Örnek:
Kara olan uzun bıyıkları, saçlarına pek uymuyor, boyama bıyığa benziyordu. O. C. Kaygılı
-
Boyamak işi.
-
Filmin herhangi bir renge elle boyanması işi. (Renkli film çıkmadan önce, seyirci üzerinde etki uyandırmak amacıyla bazı görünçlükler çeşitli renklere boyanırdı.boyamada pozitif görüntü tek renge boyanır; böylelikle görüntünün saydam bölümleri renkli olduğu halde saydamsız bölümleri değişmez. Renklendirmenin karşıtı).
-
Doku ve organların ışık mikroskobunda incelenmesi için boyama tekniklerinin uygulanması. Kullanılan pek çok boya asidik ve bazik bileşikleri içerir. Bazik boyaları toluidin mavisi, metilen mavisi, bazik fuksin, tiyonin, safranin, hematoksilen ve karmin; asit boyaları ise oranj G, eozin, Kongo- kırmızısı ve pikrik asit oluşturur.
-
Metal yüzeyleri boya ile örtme işlemi.
-
Tint(Ing), tint(ing), dyeing, colouring (ABD: coloring)
-
Coloring. colouring. painting. dyeing. dye. stain.
-
Colouring. painting. dyeing. painted. dyed. coloured.
-
Painting. painted. dyed.
-
painting
-
staining
-
Kolorierung, Handkolorierung, Einfärbung, Farbgebung
-
Coloriage, coloration
-
peinture
olan(nedir ne demek)
-
Olmak eyleminin şimdiki zaman ortacı.
-
[Olan] pron. one
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|