Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > boya fırçası nedir, boya fırçası ne demek (boya fırçası nnd)

boya fırçası nedir, boya fırçası ne demek?

boya fırçası

  1. Boya sürmek veya resim yapmak için kullanılan değişik tür ve ölçülerde fırça.
  2. (en) Paintbrush.
  3. (en) Paint brush.

boya (nedir ne demek)

  1. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
    Örnek: Tırnaklarının boyasını beğenmiyorum. F. R. Atay
  2. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
  3. Renk
    Örnek: Son asır içinde elimizin değdiği her şey gibi, orasını da badana, sarı boya ve kalın çiçeğe boğmuşuz. F. R. Atay
  4. Aldatıcı görünüş.
  5. Yazmak için kullanılan mürekkep.
  6. (Resim) Başka cisimlerin yüzeyinde renkli bir katman oluşturmada kullanılan özdek. a. bk.boyayıcıboyalar.
  7. Nesnelere renk vermek ya da onları dış etkilerden korumak için kullanılan renkli özdek.
  8. (en) Paint, colour.
  9. (en) Coloring.
  10. (en) Colouring.
  11. (en) Paint.
  12. (en) Color.
  13. (en) Colour.
  14. (en) Stain.
  15. (en) Pigment.
  16. (en) Dyestuff.
  17. (en) Tinct.
  18. (en) Tint.
  19. (en) Tincture.
  20. (en) Tinge.
  21. (en) Wash.
  22. (en) Stainer.
  23. (en) Blot.
  24. (en) Artists'medium.
  25. (al) Farbe
  26. (fr) Peinture

fırça (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin tozunu, kirini gidermekte veya bir şeye boya, cila sürmekte kullanılan, bir araya getirilerek bağlanmış kıl vb.nden yapılan araç
    Örnek: Yer yer kireç artıkları ve fırça çizgileri duruyor. R. H. Karay
  2. Resim yapma sanatı ve biçimi.
  3. Çökmeyi engelleyen bağların oynamasını veya kaymasını önlemek için aralara yerleştirilen direk parçası.
  4. Dekor boyamada kullanılan at kılından yapılmış araç.
  5. Laboratuvarda tüp ve diğer cam malzemelerin mekanik temizliği için kullanılan malzeme.
  6. Bk. kurum fırçası
  7. (en) Paintbrush.
  8. (en) Brush.
  9. (en) Whisk.
  10. (en) Scrub.
  11. (en) Tongue-Lashing.
  12. (en) Rating.
  13. (en) Scolding.
  14. (fr) Pinceau

kurum fırçası (nedir ne demek)

  1. Kazanın duman borularını temizlemekte kullanılan tel fırça.

sürmek (nedir ne demek)

  1. Yönetip yürütmek, sevk etmek.
  2. Önüne katıp götürmek.
  3. Uzatmak, ileri doğru itmek
    Örnek: Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor. M. Ş. Esendal
  4. Dokundurmak, değdirmek
    Örnek: Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim. H. C. Yalçın
  5. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek, nefyetmek
  6. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
    Örnek: Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor. R. H. Karay
  7. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
    Örnek: Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler. H. R. Gürpınar
  8. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
  9. Tutuklunun bu durumunun daha sürüp sürmeyeceği belli süreler içinde Sorgu Yargıçlığınca incelenerek, toplanan kanıtlara göre sanığın salıverilmesine yer olmadığının ve böylece tutukluğun uzamasının belirtilmesi ve uzaması.
  10. Sürüm işlemi.
  11. (en) Release, launch.
  12. (en) Drive.
  13. (en) Drive out.
  14. (en) Last.
  15. (en) Hang over.
  16. (en) Expatriate.
  17. (en) Displace.
  18. (en) Extend.
  19. (en) Hold.
  20. (en) Proceed.
  21. (en) Rankle.
  22. (en) To drive.
  23. (en) To touch.
  24. (en) To plow.
  25. (en) To exile sb to a place.
  26. (en) Tool along.
  27. (en) Throw out.
  28. (en) Splash.
  29. (en) Distribute.
  30. (en) Stock.
  31. (en) Continue.
  32. (en) Apply.
  33. (en) Wipe on.
  34. (en) Lay on.
  35. (en) Roll.
  36. (en) Spread.
  37. (en) Banish.
  38. (en) Bedaub.
  39. (en) Cast out.
  40. (en) Daub.
  41. (en) Endure.
  42. (en) Exile.
  43. (en) Expel.
  44. (en) Herd.
  45. (en) Lead.
  46. (en) Ostracize.
  47. (en) Outlaw.
  48. (en) Persist.
  49. (en) Pitchfork.
  50. (en) Relegate.
  51. (en) Slip in.
  52. (en) Smear.
  53. (en) Steer.
  54. (en) Stream.
  55. (en) Transport.
  56. (en) To put on into circulation.
  57. (en) To spread sth on or over sth.
  58. (en) To rub sth on sth.
  59. (en) To smear sth on sth.
  60. (en) To lay sth before sb.
  61. (en) To continue.
  62. (al) Herausbringen
  63. (fr) Sortir (un film), lancer (un film), mettre en distribution
  64. (fr) Continuer

resim (nedir ne demek)

  1. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılan biçimleri
    Örnek: Konulu resim parçaları kendiliğinden ve doğru olarak yan yana gelivermiş, hikâye ortaya çıkmıştı. T. Buğra
  2. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat
  3. Fotoğraf
  4. Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç
  5. Tören.
  6. Film üzerinde çerçeve içinde yer alan fotoğraflardan her biri
  7. Bir canlıresim için çizilenresimlerin her biri. TV
  8. Almaç görüntülüğünde, görüntülüğün üst satırdan alt satıra değin taranması sonunda oluşan görüntü
  9. İzleyicinin almaç görüntülüğünde gördüğü, izlediği görüntünün en ufak birimi.
  10. Bk. görüntü
  11. Öğrencilere gözlem, izlenim ve imgelemleri ile duygu ve tasarımlarınıresimle anlatabilme bilgi, beceri ve yetisini kazandırmak; sanat yapıtlarını değerlendirmek için gerekli ölçüleri kavramaları konusunda onlara yardımcı olmak; boş zamanlarını yararlı biçimde geçirmelerini sağlayacak güzel bir uğraşı alanını sevdirmek amacıyla türlü okul programlarında yer alan ders.
  12. (en) Cartoon, drawing, 3-.
  13. (en) Television picture (image).
  14. (en) Picture, frame, image, photographie image, film image, single frame,.
  15. (en) Picture.
  16. (en) Pattern.
  17. (en) Valentine.
  18. (en) Photograph.
  19. (en) Duty.
  20. (en) Fresco.
  21. (en) Mosaic.
  22. (en) Pictorial.
  23. (en) Figure.
  24. (en) Drawing.
  25. (en) Painting.
  26. (en) Photo.
  27. (en) İmage.
  28. (en) İllustration.
  29. (en) Tableau.
  30. (en) Tablature.
  31. (en) Dues.
  32. (en) Effigy.
  33. (en) Likeness.
  34. (en) Design.
  35. (en) Photo fotoğraf.
  36. (en) Toll.
  37. (en) Print.
  38. (en) Art of drawing or painting pictures.
  39. (en) İmpost.
  40. (en) Ceremony.
  41. (en) Plan.
  42. (en) Chart.
  43. (en) Drafting.
  44. (en) Plotting.
  45. (en) Draught.
  46. (en) Graphic.
  47. (en) Plate.
  48. (en) Aspect.
  49. (en) Device.
  50. (en) Levy.
  51. (en) Rate.
  52. (en) Charge.
  53. (en) Excise.
  54. (al) Bild, Filmbild, Einzelbild, Vollbild, Aufnahme,
  55. (al) Zeichnung, "Cartoon", 3-
  56. (al) Fernsehbild
  57. (fr) Photogramms, vue, cadre, image,
  58. (fr) Dessin, "cartoon",
  59. (fr) İmage de télévision

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.025