Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bonk nedir, bonk ne demek (bonk nnd)

bonk nedir, bonk ne demek?

bonk   US UK

  1. Vurmak, çarpmak, tokatlamak; (Kaba Britanya Argosu) cinsel ilişŸkiye girmek

vurmak (nedir ne demek)

  1. Elini veya elinde tuttuğu bir şeyi bir yere hızla çarpmak.
  2. Ses çıkarmak için, bir şeyi başka bir şey üzerine hızlıca çarpmak
    Örnek: Kapılarını vurmadan, kartını göstermeden, kademeye aldırmadan odalara giriyor. R. H. Karay
  3. Etkisi bir yere kadar uzanmak, sokulmak, girmek, duyulmak, yansımak, aksetmek
    Örnek: Yıkık damından içeriye parça parça güneş vurur. R. H. Karay
  4. Hızla değmek, çarpmak.
  5. Sürmek.
  6. Takmak, koymak
    Örnek: Seni buradan ellerine kelepçe, ayaklarına zincir vurup öyle götürecekler! Y. K. Karaosmanoğlu
  7. Bağlama, ilişkilendirmek
    Örnek: Bohçacı ve yazmacı kadınların tuhaflığına vurarak etrafını alırlar. R. H. Karay
  8. Olduğundan başka biçimde görünmek.
  9. (en) Birch.
  10. (en) Buffet.
  11. (en) Bump.
  12. (en) Crack.
  13. (en) Drive.
  14. (en) Fell.
  15. (en) Flap.
  16. (en) To knock on.
  17. (en) To tap on.
  18. (en) To stab.
  19. (en) To kill.
  20. (en) To hunt.
  21. (en) To pinch.
  22. (en) To chafe / to blister one's foot.
  23. (en) To blight a crop.
  24. (en) To slam.
  25. (en) To blow.
  26. (en) Bang.
  27. (en) Beat.
  28. (en) Putt.
  29. (en) Beat down.
  30. (en) Grass.
  31. (en) Pip.
  32. (en) Percuss.
  33. (en) Chime.
  34. (en) Bat.
  35. (en) Bruise.
  36. (en) Bust.
  37. (en) Catapult.
  38. (en) Catch.
  39. (en) Clap.
  40. (en) Clip.
  41. (en) Clout.
  42. (en) Dash.
  43. (en) Deal.
  44. (en) İmpinge.
  45. (en) İnflict.
  46. (en) Kayo.
  47. (en) Knock.
  48. (en) Land.
  49. (en) Lay out.
  50. (en) Lay to.
  51. (en) Lodge.
  52. (en) Mall.
  53. (en) Nail.
  54. (en) Pack.
  55. (en) Plant.
  56. (en) Plonk.
  57. (en) Plug.
  58. (en) Plunk.
  59. (en) Pound.
  60. (en) Pummel.
  61. (en) Punch.
  62. (en) Shoot.
  63. (en) Shoot off.
  64. (en) Slog.
  65. (en) Smash.
  66. (en) Slap.
  67. (en) Smite.
  68. (en) Strike.
  69. (en) To hit.
  70. (en) To strike.
  71. (en) To bash.
  72. (en) To dash.
  73. (en) To bump.
  74. (en) To knock.
  75. (en) To bang.
  76. (en) To slap.
  77. (en) To clip.
  78. (en) To clout.
  79. (en) To deal sb/sth a blow.
  80. (en) To shoot.
  81. (en) To shoot dead.
  82. (en) To wound.
  83. (en) To be reflected.
  84. (en) To feign.
  85. (en) To pretend to be.
  86. (en) To fake.
  87. (en) To hurt deeply.
  88. (en) To make ill.
  89. (en) To put (on one's.
  90. (en) To hit and kill.
  91. (en) Shoot dead.
  92. (en) To apply.
  93. (en) To lash.
  94. (en) To splash.
  95. (en) To sh.

çarpmak (nedir ne demek)

  1. Hızla değmek, vurmak
    Örnek: Ahmet şaşkınlığından bir kestane yığınına çarptı, canı acıyordu. S. F. Abasıyanık
  2. Etkisiyle birdenbire hasta etmek.
  3. Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
  4. El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
    Örnek: Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar. B. Felek
  5. Kurnazlıkla, zorla ele geçirmek
    Örnek: İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar. H. Taner
  6. Kalp, hızlı hızlı vurmak.
  7. Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak çarpım adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek, darp etmek.
  8. Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
    Örnek: Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır. B. R. Eyuboğlu
  9. Karşı oyuncuya, iki ayağı yerden kesmeden, gövdenin bütün ağırlığı ile yüklenmek.
  10. (en) Plunk.
  11. (en) Strike.
  12. (en) Bang.
  13. (en) Knock.
  14. (en) Bump.
  15. (en) Crack.
  16. (en) Flap.
  17. (en) Pound.
  18. (en) To dash against.
  19. (en) To run into.
  20. (en) To collide with.
  21. (en) To bump.
  22. (en) To hit.
  23. (en) Hit, charge with the body.
  24. (en) Foul.
  25. (en) Throb.
  26. (en) Multiply.
  27. (en) Slam.
  28. (en) Crash.
  29. (en) Bump into.
  30. (en) Smash.
  31. (en) Clash.
  32. (en) Lash.
  33. (en) Bang into.
  34. (en) Collide.
  35. (en) Crash into.
  36. (en) Run against.
  37. (en) Pulse.
  38. (en) Pulsate.
  39. (en) Barge.
  40. (en) Bash.
  41. (en) Cannon.
  42. (en) Clap.
  43. (en) Dash.
  44. (en) Greet.
  45. (en) Hurtle.
  46. (en) İmpinge.
  47. (en) Kayo.
  48. (en) Knock out.
  49. (en) Knock over.
  50. (en) Mulct.
  51. (en) To strike.
  52. (en) To smite.
  53. (en) To paralize.
  54. (en) To affect violently.
  55. (en) To slam.
  56. (en) To beat.
  57. (en) To throb.
  58. (en) To multiply.
  59. (en) To come into collision.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009