Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > bolt nedir, bolt ne demek, bolt türkçesi, türkçe anlamı (bolt nnd)

bolt nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






bolt   US UK

  1. Sürgü, kol demiri
  2. Kilit dili
  3. cıvata
  4. Fırlama, kaçış
  5. Top (kumaş ,duvar kağıdı)
  6. yıldırım
  7. Kısa kalın ok
  8. Kitabın kesilmemiş kenarları ve sayfaları
  9. süngülemek
  10. fırlamak
  11. Düşünmeden söylemek, ağzından kaçırmak
  12. Çiğnemeden yutmak, alelacele yemek
  13. Top veya rulo haline koymak (kumaş , duvar kağıdı)
  14. Ansızın yerinden fırlamak
  15. B.D., pol
  16. Elemek, elek veya tulbentten geçirmek, süzmek
  17. Eler gibi dikkatle gözden geçirmek.
  18. Sürgülemek, tıkınmak; çiğnemeden yutmak; fırlamak, kaçmak, tüymek, çekilmek (partiden), elemek, süzmek, tülbentten geçirmek

sürgü (nedir ne demek)

  1. Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme.
  2. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan.
  3. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala.
  4. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.
  5. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama.
  6. Panoları birleşik tutmada kullanılan tahta ya da demir lama.
  7. (en) Bolt. cursor. sliding bar. slide. bar. pusher. urinal. chamber pot. bedpan. clack. harrow.
  8. (en) Damper. fastening. bolt. bedpan. harrow. slide. bar. lock. breech bolt. baffler. push. pusher. traveler pack. deflector. gate. gill. register. cut-off. shutter. fastener. clack. falling-latch. drag. lock bolt. holding bolt. trap. slider. slide valv.
  9. (en) cleat
  10. (fr) sauterelle

kol (nedir ne demek)

  1. İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.
  2. Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
  3. Giysinin kolu saran bölümü
    Örnek: Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı
  4. Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
  5. Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
  6. Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
  7. Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça.
  8. Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş.
  9. Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap.
  10. (en) crank
  11. (en) Branch. arm. foreleg. sleeve. handle. stick. branch. subsection. crank. embranchment. flipper. limb. offset. ramification. rod. rounds. tappet. wing.
  12. (en) Arm. branch. crank. department. handle. limb. rounds. section. tappet. tributary. subdivisionarm. sleeve. foreleg. flipper. bar. lever. club. team. gang. troupe. patrol. column.
  13. (en) branch
  14. (en) sleeve
  15. (al) Kurbel, Handkurbel
  16. (fr) manivelle

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük