|
bolt
-
Sürgü, kol demiri
-
Kilit dili
-
cıvata
-
Fırlama, kaçış
-
Top (kumaş ,duvar kağıdı)
-
yıldırım
-
Kısa kalın ok
-
Kitabın kesilmemiş kenarları ve sayfaları
-
süngülemek
-
fırlamak
-
Düşünmeden söylemek, ağzından kaçırmak
-
Çiğnemeden yutmak, alelacele yemek
-
Top veya rulo haline koymak (kumaş , duvar kağıdı)
-
Ansızın yerinden fırlamak
-
B.D., pol
-
Elemek, elek veya tulbentten geçirmek, süzmek
-
Eler gibi dikkatle gözden geçirmek.
-
Sürgülemek, tıkınmak; çiğnemeden yutmak; fırlamak, kaçmak, tüymek, çekilmek (partiden), elemek, süzmek, tülbentten geçirmek
-
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme.
-
Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan.
-
Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala.
-
Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.
-
Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama.
-
Panoları birleşik tutmada kullanılan tahta ya da demir lama.
-
Bolt. cursor. sliding bar. slide. bar. pusher. urinal. chamber pot. bedpan. clack. harrow.
-
Damper. fastening. bolt. bedpan. harrow. slide. bar. lock. breech bolt. baffler. push. pusher. traveler pack. deflector. gate. gill. register. cut-off. shutter. fastener. clack. falling-latch. drag. lock bolt. holding bolt. trap. slider. slide valv.
-
cleat
-
sauterelle
-
İnsan vücudunda omuz başından parmak uçlarına kadar uzanan bölüm.
-
Koyun, dana, kuzu vb.nde ön ayağın üst bölümü.
-
Giysinin kolu saran bölümü
Örnek:
Kara yağız oğlan yalandan gözlerinin yaşını pembe mintanının kollarına siliyordu. O. C. Kaygılı
-
Ağaçlarda gövdeden ayrılan kalın dal.
-
Makinelerde tutup çevirmeye, çekmeye yarayan ağaç veya metal parça.
-
Bazı çalgıların elle tutulan sap bölümü.
-
Bir koltukta, bir divanda kol dayamaya yarayan parça.
-
Bir şeyin ayrıldığı bölümlerden her biri, dal, kısım, branş.
-
Eski alıcı ve göstericilerde, aygıtı çalıştırmak için elle döndürülen, alıcı ya da göstericinin düzeneğini devindiren sap.
-
crank
-
Branch. arm. foreleg. sleeve. handle. stick. branch. subsection. crank. embranchment. flipper. limb. offset. ramification. rod. rounds. tappet. wing.
-
Arm. branch. crank. department. handle. limb. rounds. section. tappet. tributary. subdivisionarm. sleeve. foreleg. flipper. bar. lever. club. team. gang. troupe. patrol. column.
-
branch
-
sleeve
-
Kurbel, Handkurbel
-
manivelle
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|