Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > boşalmak nedir, boşalmak ne demek (boşalmak nnd)

boşalmak nedir, boşalmak ne demek?

boşalmak

  1. Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek.
  2. Dışarıya akmak, dökülmek.
  3. Gevşemek, açılmak
    Örnek: Sicim gitgide boşalıyor, gemi hafif yana yatarak pupa gidiyordu. S. F. Abasıyanık
  4. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak
    Örnek: Derdimle öyle dolmuş ki boşalmadan evine gidemeyecek. Y. Z. Ortaç
  5. Hayvan, bağından kurtulmak.
  6. (en) Empty.
  7. (en) Discharge.
  8. (en) Ejaculate.
  9. (en) Cream.
  10. (en) Exhaust.
  11. (en) Drain away.
  12. (en) Drain off.
  13. (en) Teem.
  14. (en) Come.
  15. (en) To be emptied.
  16. (en) To be discharged.
  17. (en) To uncoil.
  18. (en) To become free.
  19. (en) To become vacant.
  20. (en) To get sth off one's chest.
  21. (en) To ejaculate.
  22. (en) To come off.
  23. (en) To come.
  24. (en) To empty itself.
  25. (en) To run out.
  26. (en) To be poured out.
  27. (en) To discharge.
  28. (en) To run down.
  29. (en) To come out in a hurry.
  30. (en) To unburden oneself.

boş (nedir ne demek)

  1. İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı
    Örnek: Yaralı kaymakamla iki emir eri de boş kalan kompartımana rahatça yerleştiler. A. Gündüz
  2. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal.
  3. Yapılacak işi olmayan, işsiz.
  4. Yararsız, nafile
    Örnek: Karamsar olmamak için ne kadar çırpınsak boş. R. H. Karay
  5. İşsiz bir biçimde
    Örnek: Boş oturmak, aylak durmak insanı çabuk çökertir. H. Taner
  6. Verimsiz.
  7. Anlamsız
    Örnek: Babam, kuvvetli bir darbe yemiş gibi şaşkın, boş gözlerle bakakaldı. O. Kemal
  8. Habersiz, hazırlıksız
    Örnek: Tatar dilencinin küfürlerine işte böyle boş yakalandım. O. Pamuk
  9. El kaldırma aletlerinden olup bir ağ torba ve iki sopadan oluşan av aracı.
  10. (en) Abortive.
  11. (en) Bare.
  12. (en) Bubble.
  13. (en) Clean.
  14. (en) Clear.
  15. (en) Desolate.
  16. (en) Uninhabited.
  17. (en) Unemployed.
  18. (en) Absent.
  19. (en) Loose.
  20. (en) Slack.
  21. (en) Unfilled.
  22. (en) Empty net.
  23. (en) Empty.
  24. (en) Blank.
  25. (en) Vacant.
  26. (en) Vain.
  27. (en) Free.
  28. (en) Unoccupied.
  29. (en) Disengaged.
  30. (en) Airy.
  31. (en) Barren.
  32. (en) Bootless.
  33. (en) Captious.
  34. (en) Chimerical.
  35. (en) Desert.
  36. (en) Expressionless.
  37. (en) Fallacious.
  38. (en) Flat.
  39. (en) Without any foundation.
  40. (en) Without foundation.
  41. (en) Frivolous.
  42. (en) Frothy.
  43. (en) Futile.
  44. (en) Gaseous.
  45. (en) For hire.
  46. (en) Hollow.
  47. (en) İdle.
  48. (en) Godforsaken.
  49. (en) İnane.
  50. (en) Null.
  51. (en) Pathological.
  52. (en) Spare.
  53. (en) Void.
  54. (en) Waste.
  55. (en) Unemployed işsiz.
  56. (en) İgnorant.
  57. (en) Useless.
  58. (en) Weightless.
  59. (en) Unfurnished.
  60. (en) Unloaded.
  61. (en) Dead.
  62. (en) Evacuated.
  63. (en) Not filled.
  64. (en) Footle.
  65. (Basic Operating System) "Basic Operating System (Temel İşŸletim Sistemi)"; IBM’in, ilk bilgisayarlarda sürücüsüz olarak kullanılan ve artık modası geçmişŸ işŸletim sistemi (Bilgisayar)

gelmek (nedir ne demek)

  1. Bir yere gitmek, ulaşmak, varmak
    Örnek: Gurbetten gelmişim yorgunum, hancı. B. S. Erdoğan
  2. Geriye dönmek
  3. Oturmaya, ziyarete gitmek.
  4. İsabet etmek.
  5. Varmak, ulaşmak.
  6. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek.
  7. Ortaya çıkmak, doğmak.
  8. Belli bir süre dolmak
    Örnek: Vakit kuşluğu aşmış, öğleye geliyordu. N. Cumalı
  9. (en) Come.
  10. (en) Attain.
  11. (en) Carry over.
  12. (en) Come up to.
  13. (en) Fall on.
  14. (en) Arrive.
  15. (en) Come to.
  16. (en) To come.
  17. (en) To appear.
  18. (en) Weigh, scale in, turn the scale at, go to scale at, scale out.
  19. (en) Go on.
  20. (en) Put in.
  21. (en) Weigh.
  22. (en) Pull.
  23. (en) Roll up.
  24. (en) Stem.
  25. (en) To seem.
  26. (en) To suit.
  27. (en) To come around to.
  28. (en) To cost.
  29. (en) Accrue.
  30. (en) Draw in.
  31. (en) Draw in / into.
  32. (en) Fetch up.
  33. (en) Originate.
  34. (en) Reach.
  35. (en) Spring.
  36. (en) Turn up.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
0.009