|
blok
-
Kocaman ve ağır kitle.
-
Birden çok bölümü bir araya getirilmiş olan, bir bütün oluşturan.
-
Politik çıkarları sebebiyle birlik kuran devletler topluluğu.
-
İçine resim veya yazı kâğıtları konulan karton kap.
-
Birbirine bitişik büyük yapılar
Örnek:
Yıkıntıların ortasında blok hâlinde yükselen yeni apartmanlara uzun uzun baktı. H. Taner
-
Voleybolda, file üstünde karşı oyuncunun topu sert vururken, önünde iki veya üç kişinin elleri ile oluşturdukları perde.
-
Işık ve elektron mikroskobunda incelemek üzere yumuşak biyolojik dokuların ince kesitlerinin alınabilmesi için tespit, suyunu alma vb. gibi çeşitli işlemlerden geçirildikten sonra parafin, epon, araldit vb. gibi maddeler içinde hazırlanan kalıpları.
-
Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi.
-
Bk. bölük
-
Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı.
-
Block. bloc. complex.
-
Bloc. block. writing-pad.
-
Russian poet.
-
Block. writing pad. apartment building. bloc.
-
block
-
bloc
-
Bir bütünden ayrılmış olan parça, kısım
Örnek:
Bir kandil günü öteki bölükteki büyük hanımın elini öpmeye gitmiştim. B. Felek
-
Saç örgüsü.
-
Hizip.
-
Takımlardan oluşan, üçü veya dördü bir tabur oluşturan ve öbür birliklerin temeli sayılan birlik
Örnek:
Şehre giren kuvvetlerimiz iki süvari bölüğünden ibaretmiş. Y. K. Karaosmanoğlu
-
On kuralına göre yazılan bir tam sayının, sağdan sola doğru üçer üçer ayrılan basamaklarından her bir üçlü takımı.
-
(Deneysel tasarım) Deney tasarımında işlem ya da gözlem altındaki olabildiğince türdeş öğeler topluluğu.
-
Troop. squad. company.
-
Company. troop. part. division. group. body. braid saç örgüsü. order.
-
Company. squadron. part. division. subdivision. compartment. group. body. section. troop.
-
block
-
maniple
-
Çok iri, büyük, koca
Örnek:
Evlerin kapılarında kocaman yeşil bronz tokmaklar vardı. S. F. Abasıyanık
-
Yaşça büyük olan.
-
Çok iri, büyük.
-
Big. huge. enormous. giant. bulky. colossal. cyclopean. elephantine. fab. frightful. gargantuan. gigantean. gigantic. gross. hulking. hulky. jumbo-sized. mammoth. monster. prodigious. rousing. tearing. thumping. thundering. tremendous. walloping. wha.
-
Big. colossal. enormous. gigantic. great. huge. immense. jumbo. massive. monstrous. tremendous. walloping. large. gargantuan.
-
Huge. enormous. big. colossal. great. hefty. monstrous. ponderous. tremendous. whacking.
-
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı.
-
Değeri çok olan, gösterişli
-
Çapı, boyutları büyük.
-
Çetin, güç
Örnek:
Denizcilik tarihinin en ağır sorumluluklarından birini üzerine alıyordu. F. F. Tülbentçi
-
Tehlikeli, korkulu, vahim.
-
Sıkıntı veren, bunaltıcı.
-
Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı
-
Ağırbaşlı, ciddi
-
Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome.
-
Heavy. heavyweight. hard. weighty. serious. severe. dignified. slow. dull. not fast. slow moving. lazy. strong. indigestible. unwholesome. oppressive. repressive. sharp. foul. serious minded. arduous. back-breaking. bovine. burdensome. deliberate. desperate. drudge. drudgery. grave. grievous. hulking. nasty. onerous. ponderous. rich. slack. sluggish. stodgy. strenuous. tardy. torpid. unwieldy.
-
Heavy. weighty. ponderous. not quick. slow. serious. grave. severe. reserved. hard. dull. earnest. too rich. difficult to digest. cumbersome. deep. dense. dilatory. easy. flat footed. high. hulking. inert. languid. lazy. massive. oppressive.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|