blink ones eyes ne demek?

  1. Gözlerini kırpıştırmak

blink

  1. Görmemezlikten gelmek, göz ardı etmek
  2. Titreşerek parlamak, parlamak
  3. Göz yummak
  4. Kırpıştırmak, ışıldamak
  5. Göz kırpmak
  6. Yarı kapalı gözlerle bakmak
  7. Göz atmak
  8. Pırıldamak, ışıldamak
  9. Kaçınmak, gözlerini gerçeğe kapamak
  10. Göz kırptırmak

blink at

  1. Göz atmak, hayret etmek, şaşırmak, görmemezlikten gelmek, göz yummak

ones

  1. Bir tane, biri, birisi, kimse, tek
  2. Pron. birinin, nin: -nin

eyes

  1. Yargı veya fikir (örnek: "benim gözümde [fikrimce]" or "kanun gözüyle")

Türetilmiş Kelimeler (bis)

blinkblink atblink microscopeblink of an eyeblink rateblinkardblinkerblinker lampblinker plateblinker switchblindblind algorithmblind alleyblind alley occupationblind arcadeonesones bestones better halfones better selfones chief aversionones complementones daily breadones damnedestones days are numberedones level bestoneone a pieceone a.m.one act playone address
Yorumunuzu ve bilginizi paylaşın