|
Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:
Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.
bitmek
-
Tükenmek
Örnek:
Dün akşam param bitmişti. S. F. Abasıyanık
-
Sona ermek
-
Çok yorulmak, güçsüz kalmak, çok zayıflamak.
-
Çok sevmek, bayılmak, beğenmek
Örnek:
Buğulu bir sesi var. Ben böyle sese biterim. H. Taner
-
Bitki, tüy, saç vb. şeyler çıkıp yetişmek
Örnek:
Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda? F. R. Atay
-
Beklenmedik zamanda ortaya çıkmak.
-
End. come to an end. finish. be at an end. expire. run out. adore. be very fond of. break off. break up. cease. conclude. die down. drop. end off. end up. fag. lapse. lay off. leave off. be out of smth. quit. sprout. stop. surcease. terminate. wear.
-
Conclude. crack. die. discontinue. end. finish. lift. pass. peter. stop. terminate. wane. to finish. to end. to be over. to give out. to run out. to run out of sth. to be exhausted. to grow. to sprout. to fall for. to be fond of.
-
To end. to be finished. to come to an end. to be completed. to be exhausted. to be worn out. to grow. to sprout. cease. culminate. die. draw to close. draw to an end. to draw to an end. finish. pass. pine. run out. surcease. to be through. wane.
-
unknowing
-
Bitmek, sona ermek, kalmamak
Örnek:
Vaktiyle yaşamış olan büyük musiki ustaları nesillerinin artık tükenmiş olduğu da söylenirdi. A. Ş. Hisar
-
Güçsüzleşmek, bitkinleşmek, yılgınlaşmak
Örnek:
İnsan sevdiği birini tükenmiş görmek istemez. O. V. Kanık
-
Verimliliğini yitirmek, söyleyecek sözü kalmamak
Örnek:
Yalnız kendi tecrübelerini yazmaya kalkan romancı çabuk tükenir. H. E. Adıvar
-
Be exhausted. come to an end. be consumed away. die out. run out. fail. drain away. die off. go. peter out. play out. wear away. waste. waste away. wear out.
-
Crack. drain. fail. go. snap.
-
To be exhausted. to be used up. to run out. to give out. to become exhausted. to be consumed. to be depleted. to drain of resources. consume. exhaust. outwear. peter out. wear away. wear out.
ermek(nedir ne demek)
-
Erişmek, kavuşmak
Örnek:
Nereden geldiğini anlamadığı bir ataklığa ermişti. N. Cumalı
-
Yetişip dokunmak.
-
Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak.
-
Kendini Tanrı yoluna vermiş kimse insanüstü kutsal bir aşamaya erişmek.
-
To reach. arrive at. attain. to attain. to ripen. to mature. to become a saint.
-
To attain. to reach. to arrive at maturity. to ripen. to reach spiritual perfection. get at.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|