|
biscoe tarih tablosu
-
W. S. Biscoe'ca hazırlanmış; kitap fişlerinin dizimlerde, kitapların ise raflarda tarih sırasına göre düzenlenmesini öngören tablo.İng.: Biscoe date tables (Biscoe time numbers)
-
Biscoe date tables (Biscoe time numbers)
-
Bir olayın gününü, ayını ve yılını bildiren söz veya gün.
-
Toplumları, milletleri, kuruluşları etkileyen hareketlerden doğan, olayları zaman ve yer göstererek anlatan, bu olaylar arasındaki ilişkileri, daha önceki ve sonraki olaylarla bağlantılarını, karşılıklı etkilenmeleri, her milletin kurduğu medeniyetleri, kendi iç sorunlarını inceleyen bilim
Örnek:
Milletler tarihte fatihlerden fazla adillere bağlıdırlar. F. R. Atay
-
Evrensel tarihin herhangi bir bölümünü ele alan anlatı.
-
Bir konuyu geçmişi ve gelişimi içinde inceleyen anlatı
Örnek:
Sen bana bir ata yadigârısın, geçmişin tarihini saklayan kutsal bir tomarsın! R. H. Karay
-
kitabı.
-
dersi
Örnek:
Ertesi gün, tarih imtihanı vardı. Y. Z. Ortaç
-
Tarih kitabı.
-
Tarih dersi
-
Date. history. annals.
-
Bez, tahta, kâğıt vb. maddeler üzerine yapılmış yağlı boya, sulu boya, pastel veya kara kalem resim
Örnek:
Bu tablolardan biri gölge oyunu hâlinde karikatürize edilmiştir. H. Taner
-
Birbiriyle olan ilgilerine göre düzenlenerek yazılmış şeylerin hepsi.
-
Yaşanan, var olan olay ve olguların hepsinin genel görünüşü, manzara
Örnek:
Talebelik günlerimizden bazı tabloları çizmeye çalışacağım. H. F. Ozansoy
-
Bir perdenin dekor değişikliğiyle belirlenen alt bölümü.
-
Bir sahne yapıtındaki ana bölümlerin iç kesimi. ,
-
Bk. görüntülük
-
Bk. çizelge
-
Painting. picture. tableau. chart.
-
Painting. picture. scene. table. view. schedule. tableau.
-
Painting. picture. table. tableau. view. panorama. panel. switchboard. panelboard. dashboard. slab. instrument board. chart. tablature. form.
-
tableau
-
tableau
-
Ekran.
-
Göstericinin, üzerine görüntüleri yansıttığı, filmin izlenmesini sağlayan, çeşitli dokuda, beyaz, gerilmiş yüzey
-
(Mecaz olarak) Sinema. TV
-
Almaç ışıtacının dışarıya bakan, üzerinde görüntüler izlenen, iç çeperi ışınır özdekle sıvalı, dikdörtgen biçimindeki bölümü.
-
1-2. screen, projection screen, theatre (ABD: theater) screen, 3. television screen
-
screen.
-
1-2. Bildwand, Projektionswand, Leinwand, Filmleinwand, Schirm, Projektionsschirm, 3. Bildschirm, Fernsehbildschirm, Fernsehschirm
-
1-2. écran (de cinéma, de projection), 3. écran (de télévision)
-
Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü
Örnek:
Ona son olarak rüya için kitaptaki tabiri aramanın abes olduğunu söylediğimi hatırlıyorum. A. Ş. Hisar
-
Herhangi bir konuda yazılmış eser
-
Kutsal kitap.
-
Yazılmış ya da basılmış yaprakların bir araya getirilmesinden oluşan, 49 sayfadan az olmayan ve bir konuyu belirli bir düzen içinde sunan yapıt.
-
Book. writing.
-
Book. commercial art. cover paper. opus.
-
book
-
İf. should.
-
if.
-
See -ize.
-
Integrated Synthesis Environment.
-
Integrated Support Environment.
-
Location in eastern Honshu of a major shrine to Amaterasu Location in eastern Honshu of a major shrine to Amaterasu.
-
Institutional Self Evaluation.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|