|
birth
-
Doğum, doğma, doğuş, veladet
-
Soy, nesep
-
Başlangıç, kaynak
-
zuhur
-
Doğum, doğma, doğuş, doğurma, yavrulama; kaynak; köken, soy, nesil
-
Doğma işi, tevellüt, veladet.
-
Bir kimsenin doğduğu yıl.
-
Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama.
-
Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı
-
Natal. nursing. obstetric. puerperal. birth. delivery. accouchement. childbearing. nativity. parturition. termination of pregnancy.
-
Bearing. birth. childbirth. delivery. labour.
-
Birth. delivery. parturition. year of birth. confinement. births marriages and deaths. child birth. childbirth. match and dispatch hatch.
-
birth
-
Parturition, birth, termination, delivery
-
naissance
-
Doğmak durumu.
-
Dünyaya gelme.
-
Doğmuş
Örnek:
Vücut, sıtma nöbeti gibi sıcakla soğuğun karışmasından doğma garip ürpertilerle titriyordu. R. N. Güntekin
-
Birth. rising.
-
Born. resurrection. birth.
-
Being born. rising. birth.
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|