Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > biricik çözüm nedir, biricik çözüm ne demek, biricik çözümin anlamı (biricik çözüm nnd)

biricik çözüm nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






biricik çözüm

  1. Bk. tek çözüm.

tek çözüm (nedir ne demek)

  1. Bir ve yalnızca bir sayıda olan çözüm.
  2. (en) Unique solution
  3. (fr) Solution unique
  4. (la) unicus

biricik (nedir ne demek)

  1. Eşi benzeri, ikincisi olmayan ve çok sevilen, tek, yegâne
    Örnek: Biricik sevdiğim şey musiki. S. F. Abasıyanık
  2. Tek, eşsiz, çok sevilen, benzeri olmayan.
  3. (en) Unique. only. one and only. single. sole. well-beloved. dearie. deary.
  4. (en) Only. unique. sole.
  5. (en) Unique. the only.

çözüm (nedir ne demek)

  1. Bir sorunun çözülmesinden alınan sonuç, hal
    Örnek: Mahallî idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Anayasa
  2. Bir denklemde bilinmeyenlerin yerine konulduğunda o denklemi gerçekleştiren sayı veya sayılar.
  3. Bir problemi çözmek için verilenler üzerinde yapılacak işlemlerin gösterilmesi.
  4. Bir oyunun gelişimi içinde düğümlerin çözülmeye başladığı kesim.
  5. Bir öykülü filmde, bir televizyon oyununda, olguların bir noktada düğümlenen birikimini, olayların doğal akışı içinde sonuca ulaştıran bölüm.
  6. (en) Ending, "dénouement"
  7. (en) Solution. way out. resolution. answer. denouement. healer. help. key. out. redress. remedy. shift.
  8. (en) Recipe. resolution. solution.
  9. (en) Solution. recipe.
  10. (en) Ending, denoument
  11. (al) Lösung (des Knotens), "Dénouement"
  12. (fr) dénouement

tek (nedir ne demek)

  1. Eşi olmayan, biricik, yegâne
    Örnek: Hamit, biliyorsunuz edebiyatımızın tek dâhisidir. Y. Z. Ortaç
  2. Birbirini tamamlayan veya aynı türden olan nesnelerden her biri
    Örnek: Dirseği hafifçe dizime dokunuyor ve bir saçı, bir tek tel saçı kaşının ucuna sürünüyordu. M. Ş. Esendal
  3. Bir kadeh içki.
  4. Önüne getirildiği cümleye istek ve özlem kavramı katar.
  5. Yalnızca.
  6. Hiç, hiçbir
    Örnek: Tek kelime konuşmadan bu yokuşu indik. R. H. Karay
  7. İki ile bölünemeyen (sayı).
  8. Sessiz, hareketsiz, uslu.
  9. Biricik, eşi olmayan.
  10. (en) Only. single. unique. one. solitary. odd. individual. exclusive. lone. singular. sole. one and only. single. one. fellow. mono-. uni-. homo-. homeo-. homoeo-.
  11. (en) İndividual. isolated. lone. odd. one. only. particular. single. singular. sole. solitary. solo. unique. alone. merely. odd. single thing. a single thing. only once.
  12. (en) A Siberian ibex.
  13. (en) Mono. odd. single. one. only. sole. solitary. unique. unrivaled. inimitable. exclusive. individual. simple. uneven. unit. unitary.
  14. (en) uneven

(nedir ne demek)

  1. Birbirinin aynı olan veya birbirine çok benzeyen iki şeyden her biri, benzer
    Örnek: Çorabın öbür eşini yerden almak için sol ayağını uzatıyordun. Ö. Seyfettin
  2. Karı kocadan her biri, hayat arkadaşı, refik, refika
  3. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri.
  4. İkişer kişilik gruplarla oynanan oyunlarda, ortak oynayan iki kişiden her birinin öbürüne göre durumu, partner.
  5. Kuma, ortak.
  6. Arkadaş.
  7. Etene.
  8. 1. Etene. 2. Birlikte yaşayan dişi ve erkek hayvandan her biri.
  9. Dölütle dölyatağını birbirine birleştiren, doğum sırasında çocuktan sonra çıkan; halk arasında çocuklaeş tutulan, bu nedenle çocuğun yazgısını, karakterini, gelecekteki işini etkileyeceği inancıyla birtakım geleneksel ve büyüsel işlemlerden geçirilen zar.
  10. (en) Equal. similar. matching. identic. identical. coequal. correspondent. corresponding. duplicate. fellow. spousal. dutch. one of a pair. match. pair. couple. partner. spouse. husband. wife. better half. placenta. coequal. companion. compeer. consort. c.
  11. (en) Companion. consort. double. equal. husband. image. match. partner. peer. spouse. wife.
  12. (en) Peer. fellow. match. spouse. one of a pair. mate. husband. wife. analogue. counterpart. doublet. twin end. tally. concurrent. matched. symmetric. identical. level. homologous. colleague. comrade. equal. conjugate. duplicate. battered wife. companion. comp.
  13. (en) placenta
  14. (fr) placenta

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük