|
birey simgeler
-
Çeşitli mantıklarda temel simge türlerinden birisi, birey simgeler. Yorumlar altında her birsabit simge tanım kümesinin bir elemanınına karşılık gelir.sabit simgeler, sıfır konumlu fonksiyon simgelerle çakışır.
-
Constant symbol, individual symbol
-
Symbole constantes
-
Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert.
-
Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri.
-
Bir türün kapsamı içine giren somut varlık.
-
İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.
-
Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert.
-
Bir evrenin öğesi olan nesne; bir adın gösterdiği nesne. || Anl. gösterilen, değişken değeri. Krş.. özbirey.
-
Bir grup canlının yapı ve görevleri bakımından tek bir varlık olan tek bir organizması; tür meydana getiren ve çiftleşebilen organizmaların her biri. Fert.
-
İndividual. person.
-
İndividual. person. individual fert.
-
İndividual. private individual.
-
individual
-
individuel
-
individu
-
Sembol.
-
Sınıflandırmada kullanılan ve belli bir anlam yüklenmiş harf, rakam ve imlerin tümü.
-
İşaret, sembol.
-
Symbol. sign. image. ensign. emblem. attribute. embodiment. epitome. exemplar. representation. specimen. token. type.
-
Attribute. byword. emblem. personification. representation. soul. symbol. personification sembol.
-
İcon. symbol. byword. emblem. frc- hand.
-
notation
-
[ing. symbol
-
Zeichen
-
Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan.
-
Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.
-
Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış.
-
Bk. dursayı
-
Bk. değişmez
-
Değişmeyen, kımıldamayan.
-
Kanıtlanmış, anlaşılmış.
-
Ünlü Türk şairi.
-
Fixed. constant. stationary. set. settled. immobile. immovable. permanent. stable. firm. attached. changeless. entrenched. established. fast. flat. flat-footed. immutable. indelible. invariable. irremovable. put. real. rigid. staid. standing. staring.
-
Constant. fast. firm. fixed. immobile. immovable. immutable. indelible. invariant. set. settled. stable. stationary. steady. static. fast. established. definite.
-
Constant. fixed. stable. stationary. indelible. proven. established. localized permanent. deep seated. entrenched. fixed assets. immobile. immovable. immutable. irremovable. sedentary. settled. standing. steadfast. steady. substanti.
özgü(nedir ne demek)
-
Birine, bir şeye ait olan, belli bir kimsede veya şeyde bulunan, has, mahsus
Örnek:
Hepsi de halis sporculara özgü sevimli bir çocukluk ve candanlık içinde kocamışlardı. H. Taner
-
Bir özdek ya da işlemin özelliklerine ilişkin.
-
Peculiar to. particular. special to. appropriate. endemic. incidental. indigenous.
-
Particular. peculiar. proper. special.
-
Peculiar to. unique to. special to. peculiar. proper. special. specific.
-
characteristic
-
caractéristique
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|