Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > birden ziyade kimselerin bir şey üzerinde mülkiyyeti nedir, birden ziyade kimselerin bir şey üzerinde mülkiyyeti ne demek, birden ziyade kimselerin bir şey üzerinde mülkiyyetiin anlamı (birden ziyade kimselerin bir şey üzerinde mülkiyyeti nnd)

birden ziyade kimselerin bir şey üzerinde mülkiyyeti nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






Bu kelime tam olarak bulunamadı, belki aşağıdaki(ler) işinize yarayabilir:

Bu kelimeyi ekleyerek katkıda bulunabilirsiniz.

birden

  1. Bir defada.
  2. Ansızın
    Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Çabucak.
  5. (en) İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
  6. (en) Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
  7. (en) All of a sudden. suddenly. outright.

ziyade (nedir ne demek)

  1. Çok, daha çok, daha fazla
    Örnek: Tevkifhane müdürü de bizden ziyade onlarla ahbaplık etti. F. R. Atay
  2. Çoğalma, artma.
  3. (Mimarlık) Caminin anayapısı ile çevre duvarları arasında kalan üstü açık bölümlere verilen ad.
  4. (en) More. much. too much. excessive.
  5. (en) Surplus. left over. excess.

ziya (nedir ne demek)

  1. Işık, aydınlık
    Örnek: Dışarıda batmış güneşin bıraktığı ziya artık fersizleşiyor. R. H. Karay
  2. Bk. ışık
  3. Işık, aydınlık.
  4. (en) Light ışık. aydınlık.
  5. (en) light.

ışık (nedir ne demek)

  1. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk
    Örnek: Okuyabilmek için kapıdaki ışık yeterli değildi. H. E. Adıvar
  2. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç.
  3. Elektrik.
  4. Resim sanatında ışıklı, parlak yer.
  5. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı
    Örnek: Bütün gözlerden manalı ışıklar sıçrıyordu. P. Safa
  6. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb
    Örnek: Sevgili Behçet Necatigil şiirimizin vazgeçilmez ışıklarından biri olarak ayrıldı aramızdan. N. Cumalı
  7. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.
  8. Yönetmenin, sahnenin ya da salonun aydınlatılması için verdiği buyruk.
  9. Göze uyarımda bulunan ve beyin tarafından yorumlandığında görme duyusuna, yani görülebilir ışığa yol açan elektromıknatıs ışınım. Başka bir deyişle, ışımayla yayılan ve görme duyusuyla algılanan erke biçimi. (Bu elektromıknatıs ışınım, 4x10-7 m ile 7,7x10-7 m arasındaki dalga uzunluklarında yer alır. Dalga uzunluklarındaki değişiklikler gözde değişik duyulara yol açarak değişik renkleri oluşturur).
  10. Aydınlık, ziya.
  11. Mutluluk, sevinç veya zekadan doğan, yüzde ve gözlerde beliren parıltı.
  12. Mec. Yol gösteren, aydınlatan, önderlik eden kimse.
  13. (en) light
  14. (en) Light. gleam. lamp. luminary. photo-.
  15. (en) Light. gleam. lamp. luminary. photo-. beam.
  16. (en) Light. light (luminous energy. any source of light. bathe. doppler effect.
  17. (en) lights!
  18. <(al) Licht
  19. (fr) lumière
  20. (fr) lumière!

bir (nedir ne demek)

  1. Sayıların ilki.
  2. Bu sayıyı gösteren 1, I rakamlarının adı.
  3. Bu sayı kadar olan.
  4. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).
  5. Tek.
  6. Beraber.
  7. Eş, aynı, bir boyda.
  8. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek.
  9. (en) One. single. some. one. single. mono-. uni-. un.
  10. (en) One. single. some. mono-. uni-. un.
  11. (en) One. single. a. an. unique. sole. the same. owned in common. united. such a. only. any. certain. identical. indifferent. solitary. some. the.
  12. (en) Stands for Bureau of Internal Revenue and is in charge of collecting all internal taxes.
  13. (en) British Institute of Radiology.

üzerinde (nedir ne demek)

  1. Üstünde
    Örnek: Donanan minareler sanki yolun üzerinde yakılan meşalelerdir. R. E. Ünaydın
  2. ... ile ilgili, üzerine
  3. (en) Super-. above. on. over. upon.
  4. (en) On. upon.
  5. (en) Over. upon.

mülkiyyet (nedir ne demek)

  1. İyelik. ~ i muhâfaza kaydı: iyeliği saklı tutma yazgısı. ~ in nakli: iyeliğin geçirilmesi.

bir defada (nedir ne demek)

  1. Ara vermeksizin.
  2. (en) İn / at one go.

defa (nedir ne demek)

  1. Kez, kere
    Örnek: İlk defa bu fikir, bir fikir olmaktan çıktı. Y. K. Beyatlı
  2. (en) times.
  3. (en) Time. turn. instance.

ansızın(nedir ne demek)

  1. Hiç hatıra gelmedik bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, durup dururken, gürpedek, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, yekin yekin, bedaheten, defaten, fücceten, nagehan, vehleten
  2. (en) unexpectedly.
  3. (en) Suddenly. all of a sudden.
  4. (en) All of a sudden. suddenly. unexpectedly. bang. out of the blue. instantaneous. for a wonder.

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük