Yazar Ol - Yazar Girişi
NND Sözlük
Ana Sayfa > birden çekmek nedir, birden çekmek ne demek, birden çekmekin anlamı, ingilizcesi (birden çekmek nnd)

birden çekmek nedir

Türkçe'yi seviyoruz ve birçok dil aracı geliştirerek destekliyoruz.






birden çekmek

  1. (en) Twitch, whip out, yank

birden (nedir ne demek)

  1. Bir defada.
  2. Ansızın
    Örnek: Birden döndüm ve tahminimde haklı olduğumu anladım. R. H. Karay
  3. Birlikte, beraberce, hepsi bir arada
    Örnek: Şimdi, ikisi birden gülmekten kırılıyorlar. Y. K. Karaosmanoğlu
  4. Çabucak.
  5. (en) İnstantaneous. suddenly. at a stroke. all of a sudden. at one heat. at once. per saltum. plump. pop. sharp. short. slap. slap-bang. snap.
  6. (en) Suddenly. at once. short. bang. all of a sudden. all at once ansızın. aniden. at a time. at the same time.
  7. (en) All of a sudden. suddenly. outright.

çekmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek
    Örnek: Hepsi iskemleleri çekerek masanın etrafında bir halka yapmaya hazırlanıyorlardı. R. N. Güntekin
  2. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak.
  3. Germek.
  4. İçine almak, emmek.
  5. Bir yerden başka bir yere taşımak.
  6. Bir amaçla ortadan kaldırmak.
  7. Solukla içine almak
    Örnek: Beş defa yutkunup üç defa burnunu çektikten sonra anlattı. B. R. Eyuboğlu
  8. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak
    Örnek: Elindeki tabancayı tetiğine basmak için yeni çekivermiş gibiydi. T. Buğra
  9. Bk. çevirmek
  10. Hlk. Kan almak.
  11. Uzaklaşmak, kaybolmak: “Tarzının, yönteminin piyasadan el ayak çekmek zorunda kalacağını açık seçik kavrıyorsunuz.” -S. İleri. “Bazı meddahlar da Karagöz oynatmış, şahbaz, hayalbaz veya hayalî isimleriyle yaşadıktan sonra temaşa hayatımızdan el etek çekmişlerdir.” -S. Ayverdi.
  12. (en) Be cursed with smth. take one's medicine. stand the racket. pull. draw. magnetize. attract. suffer. go through. bear. shrink. pull over. pull away. tow. tow away. take after. undergo. carry. engross. hold. inhale. sip. abide. absorb. bear with. broo.
  13. (en) Abide. abstract. appeal. attract. bear. beguile. brook. captivate. drag. draw. endure. enthrall. experience. extract. haul. inflect. know. lure. magnetize. pull. shrink. undergo. unfurl. weigh. withdraw. to pull. to draw. to drag. to haul. to tug. to lug. to tow. to withdraw. to hoist. to extract. to carry. to support. to draw. to pull out. to suffer. to undergo. to bear. to endure. to abide. to put up with. to absorb. to inhale. to shrink. to içmek. to take. to grind öğütmek. to shoot. to run up. to catch. to conjugate. to decline. to weigh. to attract. to magnetize. to charm. to captivate. to appeal. to beguile. to distil. to lay döşemek. to give. to give a meaning. to interpret. to last. to take. to drive. to put on. to wear. to pull on. to draw on giymek. to apply.
  14. (en) To draw. to pull out. to extract. to attract. to please. to draw. to absorb. to suck in. to breath in. to sniff. to bear. to pay. to suffer. to endear. to go through. to undergo. to withdraw. to cal.
  15. (en) Turn the scale at, scale in, go to scale at, scale out
  16. (en) Pull up
  17. (en) Hoist, run up
  18. (en) whisk
  19. (en) stretch
  20. (en) arrest
  21. (en) conjugate
  22. (en) toss
  23. (en) Up with
  24. (en) receive
  25. (en) claw

çevirmek (nedir ne demek)

  1. Bir şeyin yönünü değiştirmek
    Örnek: Nefes nefese koşan anneme, başını çevirmeden cevap verdi. Y. Z. Ortaç
  2. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek
    Örnek: Sermet defterinin yapraklarını çeviriyordu. Ö. Seyfettin
  3. Döndürerek hareket ettirmek
    Örnek: Resimleri albüme yapıştırırken kocası da radyonun düğmesini çevirdi. S. F. Abasıyanık
  4. Yönetmek, idare etmek
    Örnek: Eteği belinde, bütün evi o çeviriyor. H. Taner
  5. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek.
  6. Geri göndermek.
  7. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek.
  8. Çevrilemek, tevil etmek.
  9. Çevirim eylemi.
  10. (en) Shoot, take, film, cinematograph
  11. (en) Turn. spin. upturn. exchange. roll. twirl. change to. turn into. switch to. translate into. translate. interpret. encircle. surround. enclose. inclose. avert. commute. convert. decline. deflect. divert. hedge in. hedge round. manage. point. point on.
  12. (en) Bend. besiege. channel. direct. put. revolve. surround. sweep. train. translate. turn. twine. twirl. twist.
  13. (en) Translate. dial. to turn. to rotate. to manage. to refuse. to return. to reject. to turn inside out. to interpret. to translate. to enclose. to surround. to encircle. to alter. to administer. to handle. to wheel. to swing. to crank. to commutate.
  14. (en) revert
  15. (en) assemble
  16. (en) bowl
  17. (en) pull
  18. (en) Turn over
  19. <(al) Drehen, filmen, verfilmen, aufnehmen, filmaufnehmen
  20. (fr) Tourner, filmer, ciné-matographier, faire un film, prendre (un film)

twitch  US UK (nedir ne demek)

  1. Birdenbire kapıp çekmek
  2. seğirmek
  3. Çekip koparma, kapıp çekme
  4. Bir kasın gayri ihtiyari oynaması, seğirme.
  5. Birden çekmek, seğirmek, kapmak

whip  US UK (nedir ne demek)

  1. Kamçılamak, kırbaçlamak, dövmek, çırpmak, kafasına sokmak, zorla öğretmek, yenmek, kapmak, olta atmak, teyellemek, bastırmak (kumaş), çevirmek, döndürmek (topaç vb.), dolamak (ip), çalmak, aşırmak, fırlamak, dalgalanmak (bayrak vb.)
  2. (-ped veyo whipt, -ping) kamçı ile dövmek veya vurmak, kamçılamak
  3. Döndürmek (topaç)
  4. Çırpmak (yumurta)
  5. fırlatmak
  6. Oltayı tekrar tekrar suyun yuzeyine fırlatmak
  7. Paylamak, azarlamak
  8. Kamçı gibi vurmak
  9. Hızlı hareket etmek
  10. (kumaşı) bas- tırmak
  11. (ipin ucunu) çözülmemesi için si- cimle sarmak
  12. dili
  13. Kamçı, klrbaç
  14. arabacı
  15. Avda köpekleri idare eden kimse
  16. Parlamentoda parti denetçisi
  17. Çırpılmış yumurta ile yapılan yiyecek
  18. Değirmen kolu
  19. Yumurta teli

reklamlar



Bunları Kaçırmayın

  • BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
  • Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
  • Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)


Hakkında  -  Araçlar  -  Testler  -  Son Eklenenler  -  Yasal Konular  -  Yardım  -  İletişim

© Nedir Ne Demek (NND Sözlük)
Türkçe-Türkçe, Türkçe-İngilizce, İngilizce-Türkçe, İngilizce-İngilizce Sözlük