|
birbirine açılmak
-
communicate
-
One another
-
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
Örnek:
Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Anayasa
-
Renk koyuluğunu yitirmek.
-
Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak.
-
Deniz aracı kıyıdan uzaklaşmak
Örnek:
... Türk korsan gemileri, engin denizlere açılmışlardı. F. F. Tülbentçi
-
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak.
-
Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak.
-
İşini gereğinden veya götürebileceğinden geniş tutmak.
-
Genişlemek, bollaşmak.
-
Oyuncunun (gövdesini seyirciye doğru döndürmesi.
-
Open oneself. open. be opened. come open. open out. open in. open up. disperse. admit smb. into one's confidence. disclose one's secret. become relaxed. refresh. air. bare. disentangle. diverge. effuse. expand. fine. flower. gape. come loose. get loo.
-
Blossom. confide. dilate. gape. open. spread. thaw. unbend. unwind.
-
To be opened. to become wider / larger. to expand. to be inaugurated. to begin. to recover to clear up. to put to sea. to clear
-
Open up
-
recrudesce
-
İfade etmek, anlatmak
-
nakletmek
-
Meramını anlatmak
-
Muhabere etmek, haberleşmek
-
bulaştırmak
-
Aralannda bağlantı olmak
-
bildirmek.
-
Haberleşmek, iletişim kurmak, temasa geçmek, bildirmek, anlatmak, nakletmek, geçirmek, bulaştırmak, bağlantılı olmak, birbirine açılmak; dertleşmek; içini dökmek
one
(nedir ne demek)
-
bir
-
tek
-
aynı
-
Bir tane
-
Biri, birisi
-
Adam, kimse, kişi
-
Bir rakamı
-
Bir tane, biri, birisi, kimse, tek
reklamlar
Bunları Kaçırmayın
- BİS, bir sözün içinde geçtiği başka sözler bulmak için üretilmiş bir araçtır, özellikle birden çok sözden oluşan çeşitli terim ve deyimleri bulmaya yarar. (BİS Kelime Türetmece)
- Belirli harflerini bildiğiniz kelimeleri bulabilirsiniz. (Bulmaca Yardımcısı)
- Başka dil araçlarına bakın. (Türkçe Dil Araçları)
|